Friday, March 21, 2014

La Sonnambula, İzmir Elhambra Opera Sahnesinde

Değerli okurlarım,

Izmir Opera’mızda bu sezon harika eserler var. Donizetti “Don Pasquale”, Haendel “Agrippina”, Verdi “Aida”, Puccini “Madame Butterfly”, Bellini “La Sonnambula” kaçırılmamalı. 2012-2013 sezonunda Izmir Devlet Operası Elhamra sahnesinde Vincenzo Bellini'nin "La Sonnambula / UyurGezer KIZ" operası oynandı. Her üç sahnelenmeyi de büyük keyifle seyrettim.

Opera'yı CD'den ilk dinleme sırasında bu eserden hiçbirşey anlamadım, ikinci dinleme sırasında melodileri az-çok takip edebildim, şimdi dinleme sayım herhalde 10 oldu, daha kolay takip edebiliyorum, ve baştan sona melodik müziğini/ "bel canto" çok sevdim. 

Internet youtube videoları arasında en güzeli Fransız "Collaratura" Natalie Dessay'in NewYork Metropolitan Operasında Manhattan ortamına uyarlanmış 2009 sahnelenmesi idi. Natalie Dessay gerçekten bu role hakkını veriyor. Eserin aynı sanatçı ile Paris Operasında Paris ortamına uyarlanmış sahnelenmesi güzeldi.

Anna Netrebko'nun Viyana 2006 yorumu da çok güzel. Dost ve D&R müzik mağazalarında Natalie Dessay, Joan Sutherland ve Maria Callas CD'leri var. Maria Callas 1957 Milano LaScala Operası CD yorumu inanılmaz.

Izmir'in muhteşem sesli üç güzel sopranosu değişmeli olarak başrole çıkıyorlar. Amina rolünde Birgül Su ARIÇ, Eylem Demirhan DURU ve S.Evren IŞIK. Her üç gece her birini ayrı ayrı seyretmek lazım diye düşünerek hepsine bilet aldım.
Eser, evlenme çağında olan uyurgezer güzel kızın başından geçen komik yanlışlık üstüne kurulu. Program kitapçığında "Melodram" deniyor ama aslında "KomikOpera". Bence yönetmen konuyu aşırı ciddi yorumlamış. Aldatılmış erkek rolünde sert yüz ifadesi yerine, hayal kırıklığına uğramış şaşkın bir ifade belki daha iyi olurdu. NewYork Metropolitan ve Paris Operası sahnelemelerinde öyle.

Elvino rolünde Murat Karahan ve Erdem Erdoğan sesleri ile rollerinin hakkını iyi veriyorlar ancak Almina'ya dokunmadan/ sarsmadan oynasalar iyi olur. Dokunmadan da aynı sert yorumu vermek mümkün.

Başrol sopranolarımız arasında ayrım yapamıyacağım. Dünya yüzünde bu kadar mı güzel sesler olur? Bu kadar mı melodik, duygusal, romantik, kontrollü, inanılmaz söylenir. Yaşları genç ve role çok uygun, çok yakında her birini dünya çapında büyük Opera sahnelerinde seyredeceğiz.

İzmir Elhamra sahnesi 1926’da sinema olarak yapılmış. 1980’lerde sanatseverlerin katkıları ile Kültür Bakanlığımız tarafından yenilenmiş ve Opera olarak Izmir'lilere sunulmuş. Sağolsunlar. Geniş hacım, yüksek tavan, rahat kırmızı koltuklar. Seyirciler için herşey çok rahat ve güzel, ancak herhalde kulis ve sahne arkası biraz sıkışık olmalı.

İlk gece salon tam dolu idi. Arkalarda tek tük birkaç koltuk kalmıştı. İkinci gün önlerde üç sıra koltuk herhalde protokol için ayrılmıştı. Çoğu gelmemiş. Hemen önlere geçtik. Sizde ışıklar söndükten sonra ön koltuklar boş ise öne geçin. Bu her yerde yapılan normal uygulamadır. Sanatçılar, özellikle önlerinde/ ön sıralarda boş koltuk görmek istemezler. Yer gösteren hanım kızlar seyircileri eser başlamadan önce son dakikalarda yönlendiriyorlar. Ayakta seyirci varsa onları hemen ön boş koltuklara yerleştiriyorlar.

Elhamra sahnesi iç mekan soğuk, İzmir ılıman ortamında doğal olarak kalorifer çalışması yok ama yine de soğuk. Uzun paltonuzu vestiyere vermeyin, yanınıza alın. Ara verildiğinde herkes tuvalete koşuyor. Tuvalet kabin sayısı yetersiz. Beyler kolay hallediyorlar ama hanımların durumu zor. En iyisi Opera öncesi sıvı alımını sınırlamak, hanımlar için sırta etol almak, kendinizi sıcak tutmak. Tuvalet ihtiyacını azaltmak.

Koro, operayı baştan sona çok güzel taşıyor. İtalyan Şef Tulio Gagliardo Varas eserin hakkını veriyor. Elhamra sahnesi Opera çukurundan alışılmadık derecede yukarda yarı beline kadar görünür duruyor. Benim görüşümü kapatmasın bence bir olumsuz durum yok. Orkestranın seslendirmesi CD'ler de dinlediğimden farklı değil, belki daha hassas bir kulak daha da iyi olduğunu söyleyebilir.

Uzun boylu seyirci beyler çok dik oturmasınlar. Çok sayıda hanım seyirci önündeki beyi uyardı. Arkadan sahneyi göremiyorlar. Hanımlardan birkaç kez benzer şikayete kulak misafiri oldum.

Izmir Vincenzo Bellini'nin "La Sonnambula" Operası ile şu anda Türkiye'deki en güzel eseri sahneliyor. Bunu çok net yazıyorum, çünkü Ankara ve Istanbul repertuarlarını biliyorum. Diğer büyük kentlerde fırsat oldukça Opera seyrediyorum. Hiçbirinde henüz yeni eser yok.

Yerli eserler var, ancak dünya sahnelerinde yer bulmadıkça, Türkiye dışında sahnelenmedikçe bence değerlendirme dışı ayrı bir katagori olmalı. Bizim Puccini, Verdi, Wagner, Mozart, Rossini, Donizetti eşdeğeri bestecimiz yok. Bu bir eksiklik değil. Klasik dönem geçti. Amerikalıların, Rusların, Çinlilerin, Hintlilerin, Japonların da yok. İlerde klasik değil ama modern bestecilerimiz olacak, umarım, dilerim.

Klasik bestecilerimiz yok ama muhteşem genç yorumcularımız, harika sanatçılarımız var. Ekonomik bir dekor, ve kostüm ile koro, şef ve kadro harika idi. Hepsini tek tek kutluyorum. Özellikle başrol sopranolarımızın seslendirmelerine hayran oldum. Opera bitti, uzun uzun alkışladık. Bu muhteşem Opera'yı kaçıranlar için duyuralım, 2013-2014 sezonu içinde tekrar oynanacak. Biletler "www.dobgm.gov.tr" internet adresinden alınabiliyor.

Operasız kalmayın. En derin selam ve saygılarımla.

2013-11-07






No comments: