Sunday, April 23, 2017

Fransızları Anlamak Zor



Bugün Fransa'da başkanlık seçimlerinin ilk tur oylaması var, wikipedia'da adayların özgeçmişlerine, vaad ettikleri politikalarına baktım,
Başta kadın aday, Marine LePen var, hukukcu, milliyetçi cephe başkanı, uzun bir politik geçmişi var, milliyetçi cepheyi aşırı sağcı babasından devralmış, babasını partiden kovmuş, Frexit isimli avrupa birliğinden çıkış politikasını savunuyor, göçmenlere, müslüman azınlıklara karşı, onların ülkeden çıkarılmasını istiyor, nükleer enerji atıklarının kontrolu, milliyetçi politikaları yürütüyor, "Her cuma öğle vakti Paris sokaklarını kapatıp, cuma namazı kılmanız, Fransa'nın işgali anlamına gelir, işgal sadece tankla tüfekle yapılmaz, çoğunluğu Hiristiyan bir ülkede zorla görünür olamazsınız, göçmenler kendi ülkelerine gitsinler", diyor, "Müslüman liderlerle görüşürken kesinlikle kafamı örtmem", diyor.
Marine LePen, 2-kez evlenmiş boşanmış, şimdi üçüncüyle evlilik bağı olmadan yaşıyor, ilk evliliğinden artık yetişkin yaşta üç cocuğu var, 
Sosyal media kullanıyor, LePen özellikle kürsüde çok güzel konuşuyor.
İkinci önemli aday Emmanuel Macron, 1977 doğumlu, 40-yaşında, yatırımcı banker, sonra başkan Hollande hükümetinde ekonomiden sorumlu bakan olmuş, genc dinamik, aksansız İngilizce konuşuyor, Avrupa birliği taraflısı, daha çok göçmen alalım, biz içimizde eritiriz, diyor, Schengen düzenini koruyacak, ancak daha çok polis işe alacak.
Enerji konularında küresel ısınmayı azaltma, avrupa politikalarının takipcisi, yenilenebilir enerjilere olumlu politikalar güdüyor, aklın yolu her yerde bir
Sosyal medyayı çok iyi kullanıyor, twitter hesabında 660bin takipcisi var,
Gelelim zurnanın son deliğine, Macron evli, 2007 yılında Brigitte Trogneux ile evlenmiş, Brigitte 1953 doğumlu, Emmanuel Macron'dan 26 yaş büyük, lisede edebiyat öğretmeni, Emmanuel Macron 16 yaşında iken okulda onunla ilişki kurmuş, Emmanuel Macron'un ailesi bu duruma itiraz etmiş, genç Emmanuel'i uzaklara göndermişler ama olmamış, bir bankerle evli ve 3-çocuğu olan Brigitte Trogneux sonunda banker eşinden boşanmış ve Emmanuel Macron ile 2007 yılında evlenmiş,
Eee bize ne bunlardan, bize ne? Gönüller bir olmuş evlenmişler, 70 yaşındaki Donald Trump, 42 yaşındaki Melanie ile evli ise, 40 yaşındaki Emmanuel Macron da 63 yaşındaki Brigitte ile evlenir, bize ne? Biz hukukun üstünlüğüne, parlamenter rejimin devamına, güçler ayrımına, seçimlerin düzgün işlemesine bakarız, öyle değilmi? Elalemin duygusal hayatı bizi ne ilgilendirir,
İlk iki en çok oy alan aday, 2-hafta sonra 7-Mayıs günü tekrar seçim sandığında karşılaşacaklar, sonrasında çifte vatandaşlık, göçmenlerin durumu, Avrupa Birliğine üyeliğin devamı veya sonlandırılması gündeme gelecek,
Yazarınız 7-Mayıs 2.tur seçimleri sonunda Macron kazanacak, diyor.
Haydi hayırlısı bakalım.

Friday, April 07, 2017

1000 MWe Kapasiteli RES YEKA İhale Şartnamesi


Bugünlerde 1000- Mwe rüzgar RES Yeka taslak şartnameleri "çok gizli" kaydı ile paylaşılıyor, olsa-olsa metodu ile bağımsız özel kişiler böyle taslak dökümanları hazırlayabiliyorlar.
Çok bilinen Türk-Alman ortak girişim şirketi Ankara Bölge müdürü tecrübeli üstad mühendis ağabeyimiz, bir gün bana şöyle söyledi,
"Eğer ihale evrakı satışa çıktıktan sonra sen çalışmaya başlarsan, o ihaleyi kesin alamazsın."
Zaman içinde bu tavsiyenin ne kadar doğru olduğunu gördüm.
İhale şartnamesinin hazırlanmasında yer alacaksın. İdareye, alıcıya yardım edeceksin. Yardım talebi gelirse derhal cevap vereceksin. Çoğu idarenin, alıcının satınalma çalışanları yeterli tecrübeye, gerekli dökümanlara, zamana sahip değildirler. İhale evrakının hazırlığı için piyasa çalışanlarından yardım isterler. Hatta doğrudan onlara hazırlatırlar. İhale evrakının hazırlanmasında yardım etmen, olayın içinde olman gerek. Bu arada kendin pozisyon alacaksın. Yerli- yabancı ortak arayışına gireceksin. Bu işler için İngilizce taslak şartnamaye ihtiyacın olacak. Ortada taslak varsa kullan, yoksa otur kendin yaz. İhale evrakları birbirlerine benzer. Uluslararası ihale şartnamelerinin standart maddeleri vardır. Hiç değişmez. Kapasite, yer, yakıt değerlerini biliyorsan, taslak ihale şartnamesini her zaman kendin yazabilirsin. Bu şartname ile uluslararası piyasalara çıkarsın. İşbirliği anlaşmaları imzalarsın. Zaman kazanırsın. Bir ortaklığın oluşması en az 6-ay ister. İhale evrakı satışa çıkınca sana 90 gün süre verirler, kendileri en az 6-ay değerlendirme yaparlar. 90-günde hiçbir teklif hazırlanmaz.
Yıllar önce yerli imalat kömür yakıtlı termik santral şartnamesini bakanlık çalışanlarının talebiyle Türkçe İngilizce hazırlamıştım. Bize avantaj sağlasın diye kazan tasarımını Amerikan, gerekli standartları ASME, ASTM ile doldurmuştum. İhale şartnamesine, sonradan eşitlik olsun diye idare çalışanları tarafından Alman, Rus standartları eklenmişti.
Yabancılarla ön müzakere yapabilmek, erken hazırlanabilmek için yerli firmalara böyle taslak ön metinler gerekiyor, bunların resmi hiçbir değeri yok. Ama son ihale şartnamesinin açıklanmasını beklemeye imkan yok, kapasite belli, yer belli, geçerli kurallar belli, ana metin belli. Taslak RES 1000 Mwe için, güneş santrali Yeka 1000mwe şartnamesi esas olarak alınmış, Konuyu gündeme alalım, konuşalım.
---

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Bu makale "Ekonomik Çözüm" gazetesi için yazılmıştır.

Ankara, 7 Nisan 2017

Monday, April 03, 2017

Berlin Komische Oper'de Carmen (GeorgesBizet, 1875)


Berlin'de 31.Mart 2017 cuma akşamı saat 19:00 gibi "Komische Oper" kapısından girdik. İnternet biletlerimizin kağıt çıktısını kapıda gösterdik. Paltolarımızı vestiyere bıraktık. Yerimizi bulduk, oturduk. Seyirci popülasyonu genelde orta yaşlılardan oluşuyordu. Daha makul fiyatlı arka koltuklar gençlerle doluydu. Koltuk arkalarındaki küçük ekranlarda digital tercüme hizmeti sağlanmıştı. İngilizce Fransızca Rusça ve Türkçe tercüme takip edebiliyordunuz. Lobi kafede hafif beyaz şarap, bira ve başka diğer alkolsüz içkiler servis ediliyordu.
Operanın bina inşaatı 1896 yılında bitirilmiş, toplam 1700 seyirci kapasitesiyle uzun yıllar Almanca operetler müzikaller sahnelenmiş. İkinci Dünya savaşı sonlarında opera binası bombalanmış ve harabeye dönmüş. Sonra doğu Berlin tarafında kalmış. Savaş sonrasında onarılmış. Bugüne kadar çok sayıda onarımdan geçmiş. Bugün 1200 seyirci kapasitesiye hoş rahat geniş bir mekan olarak müzikseverlere şehir merkezinde hizmet veriyor. Berlin'deki diğer iki operada klasik eserler oynanıyor.
Orijinal eser Fransızca ancak burda Almanca olarak oynandı. Arada bir İngilizce İspanyolca diyaloglar devreye girdi. Sahnelenme çok farklı ve yeniydi. Ara ara sinema projeksiyonu görüntüleri kullanıldı. Sol panoda asılı "Biutiful" filmi afişi özel bir mesaj yüklenmişti.
Yönetmen (Sebastian Baumgarten) olayı 1950' yıllarının Doğu Berlin mekanına getirilmiş. İlk perdedeki askerler gitmiş, yerine süpermarketin erkek maço personeli gelmiş. Arka fonda Doğu Almanya döneminin toplu konutları görünüyor. Süpermarkette çalışan şuh kadınlar sahneye geliyor. Carmen (Karolina Gumos) hasmını bıçaklıyor. Amerikan ordusunda görevli küçük rütbeli Don Jose'yi (Timoty Richards) baştan çıkarıyor.
İkinci perdede aynı fonda gece kulübü ortaya çıkıyor. Üçüncü perdede ortalıkta Karl Marks, Lenin gösteri kuklaları var. Son perde boğa güreşlerinin yapıldığı arenanın girişinde geçiyor. En sonda tatsız bir tecavüz ve cinayet sahnesi var. Dört perde tek ara.
Perde arası iki gitar ve kadın dansçının sahnelediği flemenko gösterisi oldu. Toreador Escamilyo karakteri bir Türk operacı (Kartal Karagedik) tarafından seslendiriliyor. Geniş, yüksek tavanlı mekanda rahat koltuklarda operayı seyrettik.
Çıkışta kapıda küçük çukulata paketlerimizi aldık. Seyircilerin çoğu bisikletlerine binip evlerine yollandılar, biz T100 otobüsü ile önce Alexander Platz'a vardık, sonra U5 metro ile evimize ulaştık. Hoş güzel bir akşam geçti.
---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.
Bu makale "Odtü'lüler Bülteni" Opera sayfası için yazılmıştır.
Berlin, 2 Nisan 2017

Saturday, March 25, 2017

"Il Signor Bruschino", Gioachino Rossini, Ankara Operasında


"Il Signor Bruschino", Gioachino Rossini

"Il signor Bruschino, Ossia Il Figlio Per Azzardo" (Signor Bruschino) tek perdelik bir opera. Müzik Gioachino Rossini 'ye ait. Sözler (libretto) Giuseppe Maria Foppa, "Le fils par hasard" tiyatro eserine uyumlu yazılmış. Opera ilk defa Venedik "Teatro San Moisè" mekanında 27 Ocak 1813 günü sahne almış.
Opera evlilik öncesi komik olayları konu almakta. Opera başlar ve biter, yaklaşık 1,5 saatte aynı dekor içinde sürer gider. Rossini yeni sesler denemiş. Mesela keman yaylarının nota taşıyıcılarına vurma sesi üvertür çalnırken net duyuluyor. Hoş kulakta kalan melodiler dinliyoruz. Eser uzun süre İtalya dışına çıkamamış. ABD'de 1932'de, İngiltere'de 1960'larda oynanmış. Yaklaşık 25 yıl önce İstanbul'da sahne aldı. 2016 yılında Ankara'da Leyla Gencer sahnesinde oynanmaya başladı.
Konu 18. Yüzyılda Fransa'da Gaudenzio şatosunda geçiyor. Güzel Sofia ile genç yakışıklı Florville birbirlerine aşıktırlar, ancak araya babalar girer, daha önce verilmiş sözler konu edilir, işler karışır, neyse sonunda herşey tatlıya bağlanır.
Sahne yönetmenimiz Aydın Buğra Güven, konuyu daha yakın tarihe 1970'lere getirmiş. Sevgililer ve baba karakterini oynayan sanatçılar harika. Dekor güzel, Kostümler güncel, konu evrensel, her yerde her zamanda geçebilir. Dünya bir büyük sahne ve burda herkes aktör.
ORKESTRA ŞEFİ. ALESSANDRO CEDRONE eserin hakkını verdi.
Cast listesine bakalım, GAUDENZIO. BERAN SERTKAYA, SOFIA. ASLI KIYICI, BRUSCHINO (PADRE). KAMİL KAPLAN , ÇAĞDAŞ KOÇAK, BRUSCHINO (FIGLIO). YAĞMUR BAYRAKDARLAR, FLORVILLE. EMRE AKKUŞ , BURAK PEKTAŞ, UN DELEGATO DI POLIZIA. MAHİR KAT , ÇAĞDAŞ KOÇAK, FILIBERTO. GÜRHAN GÜRGEN , EMRE ULUOCAK, MARIANNA. ASLI İŞCAN , BEGÜM MENGÜ
Opera birbuçuk saat kesintisiz sürüyor, komik eğlendirici bir opera seyrediyoruz, gün içi tüm dertlerimizi stresimizi orda bırakıp çıkıyoruz. Eser bir süre daha sahnelenecek, kaçırmayın, mutlaka gidin görün.
Ankara operası, Guiseppe Verdi'den LaTraviata operası ile sezona başladı. Repertuarda Giacomo Puccini "La Boheme", Georges Bizet "Carmen", "Il Signor Bruschino", Johann Straus (2) eserleri "Çingene Baron (Der Zigeunerbaron)" ve Yarasa (Die Fledermaus)" var.


---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


Bu makale "Odtü'lüler Bülteni" Opera sayfası için yazılmıştır.


Ankara, 25 Mart 2017




-->

Monday, March 06, 2017

Paris Hayatı (La Vie Parisienne) Offenbach, Ankara Opera sahnesinde



Ankara operasında 18-şubat 2017 akşamı premier (ilk gösterim) yapıldı, yetişemedik. 20 Şubat gecesine parter son sıradan yer bulduk. 

La vie parisienne (Parisian life) Paris Hayatı bir opera bouffe, operatte veya komik komik opera. 1864 yılında önce tiyatro olarak sahnelenmiş,  Jacques Offenbach, tarafından bestelenmiş. 1866 yılında bu defa operetta olarak sahne almış.

Eser 1987 yılında istanbul Akm'de sahnelendi, çok beğeni aldı. Yeni sahnelenmede zaman 1970'lere taşınmış. Brezilya'nın futbol dünya kupasını aldığı günlerin hemen sonrasındayız. Ortalık hippy tipler dolu. Yer Paris doğu tren istasyonu, üvertür içinde bir pandomim oynanıyor, çanta hırsızlığı, yakışıklı iki Parisli çapkın arkadaşın hikayesi, hikaye içine giren çapkın güzel kadınlar, Paris'e gezmeye gelen isveçli çapkın Baron ve güzel eşi Barones. Offenbach renkli güzel çapkın Parislileri anlatıyor, tiyatral  anlatım müzikal yapının önüne geçiyor. Araya cancan dansları, başka müzikler de ekleniyor.

Ankara sahnelenmesi harika karakterler, çok güzel kurgulanmış bir ortam, dengeli dekor ve uyumlu kostümlerle yapılmış.  Paris Hayatın’da yer alan “Sokak dekoru” İyi niyetli bir çalışma olmuş. Tren garı çok daha iyi. Soprano Aslı Kıyıcı’nın ses ve oyun performansı çok başarılı. Korodan seçilen başrol solistler gayretli ve başarılı. Bu  eser kendileri için güzel bir fırsat, hep aynı solistleri izlemeye alışmış biz seyirciler için güzel bir değişiklik oldu. 

Eser tiyatral özelliklere daha çok imkan veriyor. Müzik güzel hoş, kalıcı, tamamlayıcı, zaten Offenbach bunlara önem vermiş, bizleri müziği ile 1866'lara götürmek istemiş, sahne yönetmenimiz 1970'ler Paris ortamını tercih etmiş, biz de büyük keyifle seyrettik, bir kez seyretmek yetmez, kaçırmayın, mutlaka gidin görün, günlük iş hayatı stresinizden uzaklaşın.

Ankara, 05 Mart 2017