Sunday, May 19, 2013

PANEL, ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE YATIRIMLARIN FİNANSMANI, ODTÜMD


ODTÜ Mezunları Derneği  Enerji Komisyonu tarafından 25 Mayıs 2013 Cumartesi günü saat 1330'da, Türkiye’nin elektrik sektöründeki yatırım faaliyetlerini ve bu yatırımlara ilişkin finansman seçeneklerini değerlendirmek üzere "Elektrik Sektöründe Yatırımların Finansmanı" konulu bir panel düzenlenecektir.

Son yıllarda hızlı bir artış gösteren elektrik enerjisi talebi beraberinde artan bir yatırım gereksinimi sonucunu doğurmaktadır. Elektrik talebindeki bu artış Türkiye ekonomisinde makro ölçekte oluşan nicel ve nitel değişimlere bağlı olarak gelişmektedir. Bir yandan artan talebi karşılayacak şekilde bir kurulu güç, iletim ve dağıtım altyapısına yönelik yatırım gerekliliği ön plana çıkarken bir yandan da yine makro dengeleri dikkate alan yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanılmasının önemi ortaya çıkmaktadır.

Panelde finansman konusu hem yatırımlara önemli oranda kaynak sağlayan uluslararası finans kuruluşlarının ve yatırım bankacılığının perspektifinden hem de yatırımcı deneyimleri açısından ele alınacaktır. Ayrıca yatırım ortamı ve riskler, finansman özellikleri, teşvikler ve finansman ihtiyacı gibi konular sektördeki şimdiye kadarki gelişmeler ve ileriye dönük beklentiler ışığında irdelenecektir.

Tüm üyelerimizin katılımını dileriz.

Saygılarımızla,


ODTÜ Mezunları Derneği



PANEL: ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE YATIRIMLARIN FİNANSMANI

Tarih: 25 Mayıs 2013 Cumartesi
Saat: 13.30
Yer: ODTÜ Mezunları Derneği, Salon 56

Konuşmacılar

Esin EREN (CHE’76)
Türkiye Kalkınma Bankası
Engin GÖKSU
EBRD Ankara Temsilcisi
Ercan MUTİ (ME’92)
Faik Çelik Holding Enerji Grup Direktörü
Cengiz GÜNEŞ
Enerji Yatırım Danışmanı, Güneş Danışmanlık

Moderatör
Esat Serhat GÜNEY (ECON’85)
ODTÜ Mezunları Derneği Enerji Komisyonu Üyesi

Tuesday, April 23, 2013

Bayerische StaatsOper, Münih Operası



Değerli Okurlarım,

Bizim İzmir Elhambra Sahnemiz, Ankara Devlet Operamız ve İstanbul Süreyya Operalarımız var. Her biri dünya çapında sanatçılara sahip.

Bayerische StaatsOper, Münih Operası çok görkemli bir yapı, içinde birkaç kere opera seyretme fırsatım oldu. Biletleri aylar öncesinden ve internet üzerinden kredi kartı ile alabiliyorsunuz. Orkestra büyük, sanatçı kadrosu harika. Wagner Operalarını burada seyretmek mümkün.

Alman milliyetçiliğini yücelten kısımlar olduğu için Wagner operaları Almanya dışında çok fazla seslendirilmez. İsrail'de, Holocaust- Soykırım etkisi yüzünden hiç sahnelenmez.

Wagner (1813-1883) ile Hitler (1889-1945) ayrı zaman dilimlerinde yaşamışlar. Hitler, Wagner operalarından çok etkilenmiş, 1920lerde Münih'te Wagner operalarını seyretmiş, hatta opera sanatçılarının abartılı tavırlarını kendi başına önceden prova etmiş ve sonra parti toplantılarında- büyük kalabalıklar önünde yaptığı konuşmalarında taklit etmiş, sonuçlara bakılırsa 1933 yılında iktidarı ele geçirme konusunda ve sonrasında çok başarılı olmuş.

Bu konu bile başlı başına bir akademik araştırma konusu olacak kadar önemli ve derin! Düşünsenize, “opera izleyen ve taklit eden bir diktatör”!

Richard Wagner'in Parsifal operasına yer bulmakta zorlandım, son hafta parterde bilet yoktu, üst balkonda buldum, alışılmadık şekilde ayakta seyretme yeriydi, yorulduğunuz zaman arkanızdaki koltuğa oturabiliyorsunuz, ancak oturduğunuz zaman sahneyi görme imkânınız kalmıyor. Münih'te eğer Opera seyredecekseniz mutlaka oturma yeri olan bilet alın, tercihan parter ve arka bilet en iyisi. Büyük sahne, tecrübeli sanatçılar, harika orkestra.

Haftalık programı görmek için 20 Nisan cumartesi günü internet sayfasına girdim, saat 21.00'de internet üzerinden Wagner'in “Uçan Hollandalı” isimli operasını yayınlayacağını duyuruyordu. Daha önce aynı eseri Hamburg Operasında parter son sıradan izlemiştim. Saati gelince yine internet üzerinden büyük ekranda harika bir opera seyrettim. Müziği muhteşemdi. Wagner 30’lu yaşlarında bestelemiş.

Bir sonraki internet yayını 11 Mayıs günü saat 20.00'de. Guiseppe Verdi'nin Macbeth isimli operası sahnelenecek, sakın kaçırmayın. Gün içinde “youtube” üzerinden müziğini dinleyin, kulağınız alışsın, zaten biliyorsunuzdur, reklamlarda- sunumlarda çok kullanılır.

Wagner'in “Uçan Hollandalı” operasını 2005-2006 sezonunda İzmir Elhambra Sahnesinde seyrettik. 2011-2012 sezonunda Wagner'in “Tannhauser” operası Ankara Opera sahnesinde oynandı, muhteşemdi. Bizim sanatçılarımız hakkını vermişlerdi. Opera konusunda hiçbir eksiğimiz yok. Umarım yine sahnelenir. Bende her sahnelenmesini izlemeye çalışırım.

En derin Saygilarimla

Haluk Direskeneli

Monday, April 22, 2013

Ne güzel fotoğraf...


Wednesday, April 17, 2013

Kurulu Gücümüz



Türkiye'nin kurulu gücü nedir?

Değerli Okurlarım,

Bugün bir detay konusunu gündeme getireceğim. Şu anda açıklanan kurulu elektrik üretim gücümüz 58,000 Mwe. Peak (en çok) olarak çekişimiz - Ağustos 2012 itibari ile- 39,000. Aslında açıklanan bu kurulu gücümüz 58,000 içinde hiç kullanılmayan, son 6-7 yıl hiç üretim yapmayan santraller, üretimden çıkmış Hidro Elektrik santraller, HES'ler var. 

Ancak bu kullanılmayan santraller envanterden düşülmüyor, peki sebep? Prosedür uzun ve gereksiz imiş, siyasi irade kararı lazım, imiş. Kararname gerekli imiş. 

Hopa Termik Santrali son 6- yıldır çalışmıyor. Tunçbilek termik santralinin 1-2 üniteleri son 10 yıldır çalışmıyor, bundan sonra çalışabileceği şüpheli. 

Afşin-A termik santralinin 2 ünitesi son 10-yıldır çalışmıyor. Diğer üniteler de tam kapasite çalışmıyor. Afşin-B termik santralinin 2. Ünitesi bakım sırasında çıkan yangın sonrası onarımda, herhalde uzun bir süre tam kapasitede çalışmayacak. 

Hamitabat 1154 MWe kombine çevrim termik santrali uzun süredir devamlı azami yükte çalışmıyordu, özelleştirme sonrası artık çalışacak. 

Çalışmayan ve prosedürü uzun olduğu için envanter dışına alınmayan alınamayan santrallerin gücünü toplarsanız epey bir yekün ediyor. 

Türkiye'nin toplam kurulu gücünü konuşurken bürokrasinin netleştiremediği bu durumu göz önüne alırsanız daha sağlıklı rakamlar kullanırsınız – derim. 

Aynı durum eskiden Türkiye'nin toplam görünür- ispatlanmış kömür rezervleri için de vardı. Neyseki sonunda gerçek ispatlanmış kapasite rakamı ile düzeltildi. 

Piyasamızda yatırım yapan yabancı uluslararası firmalar, uluslararası kuruluşlar, Uluslararası Enerji Ajansı IEA, özellikle Amerikan EIA kayıtları bu düzeltmeyi bizim için bizim adımıza yapıyorlar. Kurulu gücümüzü daha mantıklı, rakamlarda tutuyorlar. 

Diyeceksinizki yine ne gerek vardı, başka konumu kalmadı? Hepinize güzel bir hafta dilerim. En derin selam ve saygılarımla.

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


2013-04-21

Tuesday, April 09, 2013

Güneş enerjisi Ege'de neden önemli?



Değerli Okurlarım,

Esas işim olan “termik santral yatırım danışmanlığı” konuları için İzmir, Ankara, İstanbul üçgeninde bulunur idim. Şimdilerde bu üçgen durumu bitti, artık dörtgen oldu. Bir süre Münih'te olmam lazım. Burda çevremde değişik evsel PV(Photo-Voltaic) Solar- güneş enerjisi üretimi uygulamaları görüyorum.

PV solar- güneş enerjisi konusu benim konum degil. Ben esas olarak termikçiyim. Ancak sokaktaki ortalama bir dünya vatandaşı olarak, sizlere Münih güneyinden gözlemlerimi aktarmak istiyorum. Taufkirschen S-bahn durağında iniyorsunuz, 111 numaralı belediye otobüsü sizi güney İkea merkezine götürüyor. Yolda sadece 2-katlı villalar var. Bu bölgede villaların üstü PV (Photo-Voltaic) Solar (güneş) panelleri ile dolu, hergün yeni bir villanın çatısına Solar PV panel konuyor.

Villa çatısının ve kolon kiriş yapısının, üstüne konacak en az >1,000 kg toplam ağırlıkta PV solar panel için güçlendirilmesi veya baştan ona göre inşaa edilmesi lazım. Bir villa yapılırken eskiden standart yan duvar ısı izolasyon mantolaması ve çatıaltı ısı izolasyonu yapılırdı, şimdi PV tipi Solar panel baştan standart konuyor. Otopark sundurmalarının üstü bile PV Solar panellerle kaplanmış.

Türkiye şartları için beraber basit aritmetik yapalım. Solar PV hesapları kullanılan malzemeye uygun olarak “watt-peak” birimi olarak hesaplanıyor, ancak yeni bir birim ile kafamızı karıştırmamak için hesabı bildiğimiz m2 üstünden yapalım.
Bir ortalama ailenin aylık elektrik kullanımı azami 300 kw-saat/ ay (40m2), ortalaması herhalde 150 (20m2) oluyor. PV (240 watt poli-kristal) panel kullandığınızda, hesapladığınız PV Solar panel kurulu güç, ortalama bir ailenin tüm ihtiyacını karşılıyor. Bir ailenin yıl boyunca kullanacağı tüm elektrik, kendi çatılarından üretilebiliyor.
Bugünkü yurtiçi maliyet hesapları ile M2'si herhalde 250-300 ABD $ üstünden ilk kurulum yatırımını Türkiye'de tahminen 4-8 yıl içinde geri alabiliyorsunuz. 


Şu anda 4(dört) kişilik bir Türk ailesinin yaklaşık en çok 2-Kw kurulu güç ihtiyacı için 20-25m2 polikristalize PV solar panel ve çıplak >4K ABD$ piyasa fiyatı var. Öte yandan yine 4(dört) kişilik bir Alman ailesinin 3600 kw-saat/yıl peak ihtiyacı için 40m2 PV solar panel montajı ve yaklaşık >12K Euro bütçe ilk yatırım bütçe harcaması tavsiyesi geldi.
Sonuçta iç piyasada Ege ve güney sahillerimizde PV solar paneli elektrik üretimini teşvik etmemiz gerekir. Bu teşvik konusu çok önemli, abartmamalı, ve kötüye kullanılmamalı.
Aynı mantolamada yaptığımız gibi en fazla 10K ABD$ gereken ilk yatırımın makul miktarını bir süre (%10-20) hibe olarak vermek mümkün, kalanı olan kısmı banka borcu makul faizli vermek mümkün. Banka faizini kamu fonlarından karşılamak mümkün.
PV solar panellerin tasarımı bu konuda ihtisaslaşmış firmalarda, imalatı ise ucuz işgücü sağlayan uzak-doğu ülkelerinde yapılıyor. Baştan başlamaya imkan yok. Onların fiyat seviyesine bir anda inmeye imkan yok. Panellerin zorunlu ithal temini için ortak girişim başlatılabilir. Panel maliyeti, toplam maliyetin şu anda yarısı kadar tutuyor. Sonuçta PV solar evsel sistem azami oranda yurtiçinde OSB'lerde yapılmalı, montajı yurtiçi istihdam kullanılarak bitirilmeli.
Kullandığınız evsel elektrik enerjisini kendiniz üretirseniz, maliyeti size çok ucuza gelir. Ayrıca ulusal şebekeden elektrik çekmezsiniz. Ulusal şebekenin yükü azalır. PV solar panel sahibi olan evlerde, çamaşır- bulaşık makinası- ütü gibi çok elektrik harcamaları otomatik kontrol ile öğle vakti yapılmalı, evin aküleri gündüz dolmalı, akşam sadece aydınlanma ve küçük sarfiyatlı PC- TV kullanımı olmalı- derim.
Bu iş bizde Ege bölgesinden başlar. Sonra Akdeniz bölgesine iner, daha sonra GüneyDoğu Anadolu'ya geçer. Çeşme, Alaçatı, Seferihisar, Dikili Çandarlı, Kuşadasında çatıların, güneş paneline uygun olarak yenilenmesi, en az 1-ton paneli taşıyacak – kaldıracak kolon kiriş kontrolü yapılması gerek. Çatı üstü PV solar panel montajının çevreyi rahatsız etmiyecek kısalıkta hızlı yapılabilmesi için kule ve/veya seyyar vinç desteği gerek.
PV Solar- Güneş enerjisi ev- villa ölçeğinden başlar, gelecekte daha büyük kapasitelere çıkar. Ortada henüz kullanılmamış bakir bir büyük iç piyasa potensiyeli var. PV solar panel sistemlerin evsel uygulaması ile ithal yakıt dışalımı ciddi miktarda azalır, cari açık düşer, yerli imalat- işçilik- istihdam artar. Ortak çözüm hepimize yarar getirir.
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


2013-04-09

Free Blog Counter