Tuesday, November 22, 2016

ithal kömür fiyatları nereye gidiyor?


İthal Kömür Fiyatları Nereye gidiyor?

Yurdumuzda yerli ve yabancı yatırımcılar çok ucuza ithal kömür yakan termik santral yatırımları yapıyorlar, yatırımlarının gerekçesini yatırım raporlarında ithal kömürün çok ucuz olmasına bağlıyorlar-dı. Doğru mu?
Bu soruya hemen "Doğru" veya hemen "Yanlış" diye cevap vermek çok zor. Neden zor? Çünkü bu durum bir kumar. İthâl kömür fiyatları piyasa arz-talep durumuna göre zaman içinde artabilir. Üst ısıl değeri 6600 kcal/kg HHV veya 12,000 BTU/lb HHV olan spot piyasa ithâl kömürün fiyatı önceki yıllarda olduğu gibi MetrikTon başına termik santral liman teslimi 160 US$ olabilir veya çok düşebilir.

Şu anda Avustralya kömürü (Australian thermal coal, 12000- btu/pound, less than 1% sulfur, 14% ash, FOB Newcastle/Port Kembla, US Dollars per Metric Ton) ton başına 99 ABD$, Güney Afrika 84 ABD$ (South African Coal export price, US Dollars per Metric Ton), en ucuz Columbia 6000 kcal/kg ithal kömürün metrik ton başına FOB fiyatı 78 ABD$. Ref: http://www.indexmundi.com/ Taşıma için %6-8 ekleyin. Kw-saat üretim maliyeti 6-7 ABD cent oluyor. Piyasa elektrik fiyatı kw-saat başına 5-6 ABD cent civarında, yani ithal kömür elektrik üretimi maliyeti piyasa birim fiyatları üstünde. O zaman ne oluyor? Üretici "ticari mağduriyet" ilan ediyor. Bir anlamda "mücbir sebep" (Force majeure) sayıyor ve üretimi durduruyor. 
 İthal kömüre vergi, yeni bir karar ile belli formüle bağlandı. ICE Rotterdam borsasındaki fiyatlar 70 ABD$ altında ise 70 ABD$ ile arasındaki fark vergi olarak alınacak. Şu an 80 ABD$ civarında. Yani şu anda santrallerde ithal kömür için vergi alınmıyor.

Gelelim ithal kömürün gerçek fiyatına. Biz "termikçiler" yakıtın fiyatını "1 milyon British Thermal Unit BTU (MMBTU)" cinsinden ve üst ısıl değerden hesaplarız.

Kasım 2016 tarihi itibari ile 6000-6600 kcal/kg üst ısıl değeri (HHV) veya 12,000 BTU/lb HHV olan ithal kömürün bugün dünya piyasaları spot fiyatı RichardsBay-
Güney Afrika, NewCastle- Avustralya veya Rotterdam teslim MetrikTon başına FOB 78-99 ABD dolardır. Üstüne %6-8 FOB-CIF liman teslimi taşıma masrafı ekleyin ve 1 milyon BTU karşılığını hesaplayın. Düz orantı aritmetik size sonuç bugünün fiyatlarında 4-5 ABD Dolar/MMBTU çıkar.



Öte yandan Afşin-Elbistan kömür sahalarında 1000- 1150 kcal/kg (LHV) alt ısıl değerli yerli kömürün maden ağzı fiyatı ton başına 7.50- 8.00 US dolardır. Bu da size "1 milyon BTU" için 1.10 -1.20 US Dolar/MMBTU birim fiyat verir.
Manisa Soma'da merkez ocak 2100 kcal/kg alt ısıl değerli yerli kömürün maden ağzı fiyatı ton başına 24.00 US dolardır. Bu da size "1 milyon BTU" için 2.00 US Dolar/MMBTU birim fiyat verir.
 Çayırhan, SeyitÖmer, Kangal, Soma, Yatağan kömür fiyatlarını da kontrol edin, fiyat "1 milyon BTU" için 2.00-2.50 US Dolar civarındadır. Kamu santrallerinde yakıt fiyatı çok düşüktür. ABD'de kömür esaslı termik santrallerde, kömür fiyatının 2.00 USD/MMBTU altında olması beklenir/istenir.
Öte yandan bizim yerli kömürde çok kül, çok su vardır. Bu yüzden toplam randıman ithal kömürlü pülverize kömür santrallerine göre %10 düşük olabilir, ama bu hiçbir zaman yerli kömür lehine fiyat avantajını değiştirmez.



"Rusya ithal kömür fiyatları ucuz" deniyor, Rusya'nın ithal kömür satış fiyatları hiçbir zaman dünya ithal kömür fiyatlarından daha ucuz olmadı. Ruslar sizin santral limanınızda teslim esası ile başkalarından alacağınız ithal kömürün size maliyetini hesaplıyorlar. Kendi ürettikleri kömür için, dünya piyasaları fiyatın biraz azına, çoğu zaman aynı rakama fiyat veriyorlar. İthal kömür kontrolsüz yükselebilir, elinizden bir şey gelmez, santralinizi kapatmak zorunda kalabilirsiniz. Yani bu bir kumar. Siz kumar oynamayın. Siz yerli kömürden şaşmayın, biraz pahalıya çıkar ama yine de yerli kömür santralini kendiniz inşa edin, tasarımını kendiniz yapın. Termik santralleri bugün eğer ufacık ülkeler bile yapabiliyorsa biz de yapabiliriz, yaptık. Yıllar boyu finansman yabancı diye yabancı tasarımlarına mahkûm olduk. Termik santral tasarımını gözünüzde büyütmeyin, bugün termik santral temel ve detay tasarımını yapacak Türk mühendislik şirketleri artık var.
Enerji bağımlılığını azaltmak için makul oranda ithal kömür santrali de yapmalı. Ama bu miktar hiçbir zaman cari açığı artıracak seviyelere çıkmamalı. Yapılan/ inşa edilen ithal kömür santralleri orman, tarım, sit, turizm alanlarından uzakta olmalı.


Deniz taşıması gerektiğinden tüm ithal kömür santralleri deniz kıyısına kurulur. 1400+ MWe kapasiteli, bir ithal kömür santralinin benim hesabıma göre full kapasitede değişik parametrelere göre saatte 700+ ton ithal kömür yakması lazım. Santralin 2-3 km uzaklıktaki deniz kıyısı limanında 500 bin ton kapasiteli kömür stok sahası oluyor, tam yükte 30 günlük kapasitesi düşünülüyor. Kömür bantlarının taşıma kapasitesi saatte 2000 ton.

Şimdilerde en ucuz olduğundan s
antrale Columbia'dan ithal kömür getiriliyor. Columbia'dan gelen ithal kömürün fiyatı bugün 79 ABD doları, artı üstüne %6-8 CIF taşıma fiyatı ekleyin. Kömür stok sahası dolu, 100 bin ton kapasiteli büyük gemiler bekliyor, boşaltma yapamıyorlar. Çünkü çoğu zaman santral çalışmıyor. Çünkü ton başına ithal kömürün fiyatı çok pahalı oldu, üretilen elektrik maaliyeti piyasa fiyatını geçti, elektrik satılamıyor, üretici "ticari mağduriyet" durumu ilan etti, santral son bir haftadır çalışmıyor, stok sahası dolu, büyük kapasiteli kömür taşıyan yük gemileri uzun süredir boşaltma talimatı bekliyor.
İthal kömür santrallerinin durumları ne? Sugözü, Çanakkale, İskenderun, Zonguldak ithal kömür santralleri bu piyasa şartlarında çalışıyor mu? Yoksa ithal kömür santrallerine kilit mi vurduk? Yeni ithal kömür santrali kurmakta olan yatırımcıların durumları ne? Neden yeni ithal kömür termik santral yatırımları birden durdu. Deniz kıyısındaki termik santraller, tam kapasite çalışmıyor olmalarının sebebini teknik arıza olarak açıklıyorlar. Kömür değirmenlerinde arıza var, Türbin Generatörde arıza ve tam duruş. Geçen hafta fiyatlar daha düşük olmasına rağmen çalışıyorlardı. Bir anda sistemden çıktılar. Artık tek tek santrallerin günlük üretim planlarını seffaflik.epias.com.tr web adresinden takip edebiliyoruz. Buradan son verilere bakabilirsiniz. İthal kömür santrallerinin ticari olarak rahat bir dönemden geçmedikleri muhakkak. Ancak çalışmamaları, en azından fiyatlar bahar aylarına göre görece daha yüksek olduğu bu aylar için, onlar için daha büyük zarar. İthal kömür ucuz değildir, hiçbir zaman ucuz olmadı, bu bir kumardır, pahalı olabilir, MetrikTon başına fiyat 60 US Doların altına inerse ucuz olabilir. Bugün için ithal kömür yerli kömürden birim (MMBTU) olarak çok pahalıdır. Medyada yazılanlara bakmayın, oturun hesabınızı kendiniz yapın, sonucu görün.


---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Bu makale "Ekonomik Çözüm" gazetesi için yazılmıştır. http://www.ekonomik-cozum.com.tr/

Prinkipo, 20 Kasım 2016

Çin ile Ticaret

Çin ile Ticaretimiz Nasıl Gidiyor?
Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türkiye'ye geldi. Protokol gereği, 14 Kasım 2016 günü Ankara'da önce Dışişleri bakanı, sonra Başbakan ile görüştü CB külliyesine çıktı. Daha sonra asıl geliş amacını açıklamak için Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile görüştü.
Çin haber ajansının internet sayfasında (turkish.cri.cn) ve Çin Dışişleri bakanlığı resmi internet sayfasında (http://www.fmprc.gov.cn/) açıklanan haberlere göre görüşmelerde Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişimini olumlu değerlendiren Wang Yi, ekonomi ve ticaret ile güvenlik ve terörle mücadele işbirliğinin ikili ilişkilerde iki önemli alan olduğunu ifade etti. (satır arası yorum, güvenlik ve terör konusunda Çin tarafının ciddi endişeleri var).
Çin'in, iki ülkenin cumhurbaşkanları arasında varılan mutabakat doğrultusunda ekonomi ve ticaret alanlarında işbirliğini ilerletmeye, güvenlik ve terörle mücadelede işbirliğini derinleştirmeye hazır olduğuna işaret eden Wang, Doğu Türkistan İslami Hareketi gibi terör güçlerinin kökünün kazınmasında (Çinliler diplomatik dil ile bunlara destek olmayın, demişler) Ankara'nın Çin'e olan desteğini sürdürmesini istedi. (Çin tarafının endişeleri tekrar dile getirilmiş).
Enerji Bakanımız ise görüşmede Türkiye-Çin ilişkilerinin yeni bir döneme girdiğini söyledi. Çin ile işbirliğine verilen büyük önemi ifade eden Bakanımız, Türkiye'nin Çin'in güvenliğine ve istikrarına zarar getiren hiç bir eyleme izin vermeyeceğini ve çeşitli alanlarda işbirliği ilişkilerinin gelişmesi için daha iyi koşullar yaratmaya devam edeceğini vurguladı. (biz onlara gerekli güvenceler vermişiz).
Füze ihalesinin ertelenmesinden sonra ilişkiler soğudu, vize almak zorlaştı, Türk ihracatçıları Çin'e girerken gereksiz sorgulamalara maruz kaldılar. Çinli firmaların termik santral yapımlarındaki finansal zorluklar, ithal kömür santrallerinin piyasa fiyatları üstünde maliyetleri yüzünden oluşturduğu riskler, Bank of China'nın Türkiye için kredibilite rating endişeleri, ikili görüşmelerde hep gündeme geldi.
Uzmanlara göre Çin ile ticaretimizde büyük dengesizlik var. Çin ile 2015 yılında 2 milyar ABD$ ihracat, 20 milyar ABD$ ithalat yapmışız. Çin tarafından bize yapılan ihracatın en büyük kapsamı termik santral ekipmanları oluşturuyor. Şu anda Tufanbeyli (SK Kore) hariç, yurdumuzda yapılan diğer yerli- ithal kömür santrallerin büyük çoğunluğu, çok ucuz fiyat gerekçesi ile Çinli tedarikçiler tarafından inşaa ediliyor.
---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.
Bu makale "Ekonomik Çözüm" gazetesi için yazılmıştır.
http://www.ekonomik-cozum.com.tr/
Prinkipo, 20 Kasım 2016





Wednesday, November 09, 2016

#Donald Trump ABD Başkanı oldu.



#Donald Trump Yeni ABD Başkanı Oldu


Yazarınız geçen yıldan beri ABD seçimleri üstüne yorum yapıyor. Yazarınızın favori adayı Demokrat Bernie Sanders (74) idi. 8-Kasım gecesi TV ekranı karşısında sabahladı, tüm yabancı kanalları arka arkaya gezmekten yoruldu. Ertesi sabah saat 05:00'te durum hala netleşmemişti. Sonunda 9-Kasım öğleye yakın Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump (70) seçimi kazandı. Oy vermeye katılım %57 civarında kaldı. Adaylarına kırgın Demokrat seçmen oy kullanmaya gitmedi. Kadınlar, zenciler, üniversite mezunları sandığa gitmekte gönülsüz davrandılar. Hangi partiye oy vereceği net belli olmayan (swing states) eyaletleri Donald Trump aldı. Kanada göçmen başvuru bürosuna ABD vatandaşlarının hücumu yüzünden internet sitesi çöktü. Kanada'lılar, "Güneyimize duvar örelim" diye şakalar yapmaya başladılar. Olumsuz yorum yazan basılı gazete yazarları ne diyeceklerini bilemediler. Uzak Doğu borsaları çöktü, yurtiçi piyasalar belirsizlik hissettiğinden Dolar- Euro-altın fiyatları yükseldi. Serbest piyasada, 1 ABD doları 3.30 lira, 1 Euro 3.50 lira oldu.


Demokrat Parti Başkan adayı Hillary Clinton(68), 11-Eylül 2016 anma gününde rahatsızlandı, kendisine zatürriye teşhisi kondu, ayrıca erken dönem parkinson tedavisi olduğu duyumları geldi. Seçim toplantıları iptal edildi. Sağlık sorunları olan bir adayın başkan seçilmesi çok zor. Amerikan seçmeni ciddi sağlık sorunları olan bir adaya oy vermedi. Hillary Clinton için, yanlış güvensiz eposta uygulamaları, FBI soruşturması, Libya Bengazi olayları olumsuz oy kaybettirici olaylar oldu.

Silah satıcıları Donald Trump başkan olsun istiyorlar. Fosil yakıt yakan enerji şirketleri Donald Trump'ı destekliyorlar. Donald Trump, 1946 doğumlu, üniversitede "iktisat" okumuş, emlakçı. lüks oteller, iş merkezleri, golf sahaları, TV ve yayıncılık yatırımları var. Üç kez evlenmiş, beş çocuk, sekiz torun sahibi. Presbiteryen. Parasal zenginliği 4.5 milyar ABD$ tahmin ediliyor. İş hayatında 4- kez iflas riski (Chapter-11) atlatmış. Müslümanları ve yeni göçmenleri istemeyen sevmeyen, silah üreticilerini destekleyen, dünya olaylarından kopuk, kolaycı, demagog, alaycı, dobra, fırsatçı. Trump, yabancı dil bilmiyor, ABD dışını, dış dünyayı hiç bilmiyor.
İlk yapacağını, "kaçak kayıtsız göçmenleri sınır dışı etmek" olarak açıkladı. Obama döneminde zaten 2.5 milyon kaçak göçmen sınır dışı edilmiş. Öncelik suçlular, hapiste olanlar olmak üzere yaklaşık 3 milyon kaçak göçmen sınır dışı edilecek. Meksika sınırına duvar veya dikenli tel çit konulacak.

Donald Trump, çevre olaylarına ilgisiz, küresel ısınmayı- iklim değişikliğini kabul etmiyor. "Bunların hepsi uydurma" diyor. Fosil yakıtların kullanımını, kömür kullanan termik santral yapımını teşvik edecek. KayaGazı, kömür yakan santraller, uzun boru hatları yatırımları artacak.

Donald Trump, ABD'ye yeni gelen yabancı göçmenlere, Meksikalılara, siyahlara, Müslümanlara olumsuz bakıyor. Siyahları tembel, Müslümanları terörist, Meksikalıları tecavüzcü olarak isimlendiriyor.
Başkanlık yarışı süresince seçim konuşması yapacağı her yere kendi özel uçağı ile giden, geceleri mutlaka kendi NewYork evinde kalan, sabahları kendi işini idare eden başkan adayı. Çok eğlenecek miyiz? Yoksa çok pişman mı olacağız bilemem, şimdiden birşey söylemek çok zor.

ABD Başkanının aldığı yıllık 400K Dolar maaşı almayacağını açıkladı. Yerine sembolik ve zorunlu olarak 1 ABD dolar maaş alacak. Bunun anlamını şimdiden çıkarmak, anlam vermek zor. Bedava çalışacağına kimseyi inandıramaz.
Yetişkin dört çocuğu onların eşleri gelinler damatlar yönetime girecek görünüyor. Onları siyasete alıştıracak, sorumluluk verecek.

Donald Trump işadamlığı ötesinde aslında bir TV yıldızı, Kendine ait "Apprentice- Stajyer" isimli bir reality-show programı var. TV ekranında çok rahat. TV'de daha eğlenceli, daha hazırcevap, daha kolay doğaçlama yapıyor, hiçbir lafın altında kalmıyor. Donald Trump, ABD seçmeni için çok daha radikal kararları ortaya koyuyor. Atlantik ötesinde kalan bizlere ters gelse bile, ABD seçmeni için çok cazip kararlar bunlar. Kayıtsız, kaçak, illegal giriş yapmış yabancı göçmenlerin yurtlarına iadesi, ABD orta bölgesindeki kömür madenlerinin daha çok işletilmesi, ABD seçmenine daha çok iş imkanı demek oluyor.


"Hollywood yıldızı Ronald Reagan eğer ABD Başkanı olmuş ise, işadamı Donald Trump haydi haydi olabilir, olur", dedik oldu. İş aleminin insanları için bir işadamının ABD Başkanı olması olumlu bir durumdur. İşaleminin insanları için maddi hesaplar, gereksiz siyaset girdabından daha iyidir. Ne alırsın, ne verirsin bellidir. Dişe diş pazarlık yaparsın, kontrat imzalarsın, mal hizmet alırsın satarsın, güvenilir olursun, sözünü tutarsın.


Donald Trump, ABD için dış dünyadan daha uzak izole, daha kendi içine dönmüş, yabancı topraklarda macera aramayan bir siyaset vaad ediyor. Suriye, Irak, Afganistan savaşları bir süre çevre ülkelerinin problemi olacak. ABD buralarda kara harekatından çekilecek. Cumhuriyetçi parti destekçisi Amerikan silah üreticileri bizim coğrafyaya bol konvensiyonel silah satacaklar.


Güney sınırımızdaki savaş ile başbaşa kalacağız. Bundan sonra ABD'ye girişler zorlaşacak. ABD Vizesi almak zorlaşacak, orda iş yapmak zorlaşacak.


Enerji santral ekipman satışlarında hiç bir problem olmaz. Paranız varsa, finans bulabiliyorsanız, ABD üreticileri size her zaman gaz türbini, buhar türbini, buhar kazanı, yazılım, tasarım satarlar. Devlet hiçbir engelleme yapmaz. Ancak kontrat görüşmelerini toplantıları ABD içinde yapmanız zorlaşır.


Aleyhinde yazılmış yapılmış bu kadar eleştri, karikatür, resim, heykel Donald Trump için işe yaradı, Donald Trump seçimleri kazandı. Yani medya herşey değilmiş, medya desteği olmadan bir işadamı ABD başkanı olabiliyormuş, hep beraber öğrendik. Anketlere bakarak bir gün öncesinden taşra baskısına "Hillary Başkan oldu" manşeti atan gazetelerin durumu, medya için çok büyük ders oldu. TV ve sosyal media'yı, özellikle twitter'ı iyi kullanan Donald Trump, 8- Kasım 2016 ABD Başkanlık seçimlerini kazandı. Şehirler sokaklar seçim sonrası ilk günler Trump aleyhtarı gösteri yapan göstericilerle doldu. Zaman içinde ister istemez bütün bunlar azalacak, ortalık sakinleyecek. İnsanlar iş aş para buldukça, gelirleri yükseldikçe, eğitim sağlık hizmetleri iyileştikçe durumu kabullenecekler. Bundan sonra biz köşe yazarlarına her gün yaz yaz bitmez konular çıkacak.


---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Bu makale "Ekonomik Çözüm" gazetesi için yazılmıştır.

Prinkipo, 14 Kasım 2016

Tuesday, November 08, 2016

Enerji Piyasalarında Şirket Satışları Birleşmeler ve Devirler







Piyasalarda "Mergers and Accusitions" M&A (Türkçesi, birleşme ve devralmalar) tanımlı bir özel ihtisas konusu var. İyi kar eden bir şirketi kuran kurucular, zaman içinde yaşlanıyorlar. Her işe yetişemiyorlar. Bilgisayar çağında teknolojik olarak geri kalıyorlar. Her konuda karar vermek gelişen uluslararası piyasalarda zorlaşıyor.

Yurtiçi şirket satışları konusunda en kapsamlı çalışmayı Deloitte kuruluşu yapıyor. 2016 Ocak ayında yayınladıkları "Annual Turkish M&A Review 2015" raporu çok önemli detayları açıklıyor. Enerji piyasasında gerçekleşen özelleştirmeler M&A kapsamında değerlendiriliyor. 2015 yılında tüm satınalmaların 2/3'ü yabancı sermaye, öncelikle Katar, ABD ve Çin sermayesi olmuş. Bu rapor geçmişi anlatıyor. Geleceğe dair öngörüleri ilk taslak tahminleri burda biz yapacağız. Bunlar sadece tahmin, zaman içinde değişebilir.

Şirket eğer iyi bir konuda çalışıyorsa, iyi yönetiliyorsa, para kazanıyor, kar ediyor, değeri yükseliyor. Ancak şirketi devir alacak genç yeni kuşaklar bazan konuya ilgisiz oluyorlar. Başka işler yapmak istiyorlar. Yabancılar bu değerli şirkete talip oluyor. Bağımsız değerlendirme kurumları ile şirket değerlendirmesi yapılıyor, sonunda şirket satılıyor. Ortaklar paylarını alıp köşelerine çekiliyorlar. Bazıları şirketin işleyişini bildikleri için bir süre profesyönel çalışan olarak kalıyorlar. Bu geçiş süresi bitince ve yeni kadrolar oturunca onların işi bitiyor.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda enerji şirketinin el değişimine şahit olduk. 478 Mwe Trakya Elektrik firmasından, önce yabancı ABD şirketi payını, yerli ortaklarına devredip ayrıldı, sonra yerli ortaklar çoğunluk paylarını Rus yatırımcıya sattılar. Piyasalarımızda başka kombine çevrim termik santralleri çoğunluk hisse satışları gündemde şeklinde duyumlar var. Satış fiyatlarında ciddi indirimlerden bahis var. İskenderun Sugözü 1360 Mwe ithal kömür santrali çoğunluk hisseleri satıldı. Yeni sahipleri üçüncü ünite yatırımı için beklemede kaldılar.

M&A "Birleşme Devralma" işlerinin yapılmasını yönetimini üstlenen uzman yatırımcılar iyi paralar kazanıyorlar. İçinde bulunduğumuz dönemde döviz fiyatlarında yükselme, şirket satış fiyatlarında düşme gözleniyor. Şirket satmak için yanlış, ama şirket satın almak için iyi zaman gibi görünüyor. Şirket ve gayrimenkul fiyatları düştü, alıcı yok, yatırımcı yok. Ataşehir, Bağdat caddesi bölgelerinde bitmiş koca koca binalar görüyorum, çok yüksek katlı çok modern çok akıllı binalar, ofis rezidans satılık, alan yok, hepsi boş alıcı bekliyor.

İstanbul'da yüksek kapasiteli suborulu buhar kazanı üreten önemli bir şirket vardı, Çocuklar başka işler yapmak istediler, şirket satıldı. Aynı performans devam edemedi. Demirdöküm satıldı. Desa satıldı. İzmir bölgesinin önemli fabrikası büyük teknolojik tecrübe birikimi olan Desa'nın satılması benim için hep hüzün kaynağı olmuştur. GazantiKoza bünyesine hazır tecrübeli bir yerli mühendislik şirketi girdi. Alman Steag, Türkiye piyasasında mühendislik işleri için çok tecrübeli bir yerli mühendislik firması satın aldı. Bir İstanbul mühendislik firması, Traktabel ile satış müzakeresi yapıyor. Yerli mühendislik şirketleri yabancılara gidiyor. Eski köklü büyük müteahhitlik firmaları iç piyasadan ayrıldılar, yurtdışında çalışıyorlar, yurtdışı işlerinde daha çok para kazanıyorlar. Enka Power, Gama Power, Tekfen Engineering tecrübeli kadrolarla güçlendiler, grup lokomotifi şirketler oldular.

Öte yandan iç piyasa siyasetle yakın ilişkiler kuran orta boy firmaların kapsamına girdi. Bu orta boy firmaların mühendislik kapasitesi yok, UzakDoğu'lu ucuz satıcılara ve onların güvenilmez tasarımlarına bağımlı çalışıyorlar. Satınalma kontratları, proje yürütme sözleşmeleri, çok basit, garantiler yok, yaptırım yok, ceza yok. Çinli güdümünde gidiyor. Bazıları Kuzey Amerika müşavir mühendislik firmalarına bu iş için olmadık paralar ödüyor.

Kuzey Amerika mühendislik firmasının rafta hazır kontrat dökümanları ile Çin'den mal ekipman santral alıp, yerli yakıt kullanacak Türkiye içinde bir yeni termik santral kurmak bana absürt geliyor. Dünyanın dört bir tarafındaki insanlar en çok eposta ile yazışacaklar, en fazla telefonla konferans görüşmesi yapacaklar. Bir anlaşmazlık olursa herkes kabahati birbirinin üstüne atacak.

Bu işi yöneten sorumlunun işi çok zor. Halbuki yerli bir müşavir şirket, yerli müteahhit, yerli montaj ekibi, yerli finansör, bu işleri çok daha kolay halleder-di. Herkes her an gerektiğinde bir masa etrafında toplanabilir, yüzyüze sorunlar problemler daha büyümeden hallolur, biter.

Bazı yatırımcılar, yeni yatırımlarda, ikinci el- ömrü bitmiş tükenmiş- termik santral alıp, ordan söküp burda yeniden monte ederek çalıştırmayı planlıyor. Bu karar çok daha absürt. Kullanım süresi bitmiş hurdaları almanın bir anlamı yok.

Çayırhan-2, Eskişehir, Konya, Bursa, Trakya projelerinde kwsaat'i 7 UScent üstünden indirimli yerli kömür- yerli santral ihalesini alanlar en ucuz ilk yatırım peşinde olacaklar. Mecburen ucuz Çinli termik santral müteahhitinin esiri olacaklar. Verim tasarım norm yok, UzakDoğu firmalarının yaptıkları termik santrallerde emre amadelik, çevre normlarına uyum, doğru ESP- FGD tasarımı aramak imkansız.

Her yeni ihale sonuçlarında aynı firmaların isimlerini okuyoruz. İhale beklenen istenen firmada kalmayınca ortada kalıyor. Piyasalara böylece mesaj gidiyor. Serbest piyasanın gereği rekabet şartları ortadan kalktı. Piyasa bu duruma uydu ve olanları kabullendi. Özel termik santrallerde gece 23:00-10:00 arası durma, elektrik üretmeme durumu gözlüyoruz. Üretilen elektriğin maliyeti, o andaki piyasa satış fiyatının üstünde olunca "ticari mağduriyet" kapsamında üretim kesiliyor.

Borç ertelemek eskiden özel bir durumdu. Şimdi nerdeyse genel duruma geldi. Kredi kartı taksitlendirmesi, yine bir erteleme durumu oldu. Bu olağan dışı borç ertelemeler nereye kadar gidecek? Şirket satışları, finans bankacılık sektöründe eskiden beri vardı, şimdi ilaç, sağlık, hastane sektöründe de başladı. Fiyatlar düştü, ancak piyasalarda hala alım iştahı yok. Yatırımcı gelişi, taze para girişi yok.

Bu günlerde değerli şirketini satan, parasını alıp Miami Florida bankalarına götüren, orda bir küçük 50m2 kondomium alıp yeni bir hayat kuranları duyuyoruz. Daha küçük dar kapsamda Kadıköy Bağdat caddesindeki evini kentsel dönüşüme veren, parasıyla Datça, Seferihisar, Ayvalık, Antalya'da mekan tutan arkadaşlarımıza rastlıyoruz. Evlerini verip büyük şehirden ayrılıyorlar. Bu da bir başka usul, M&A uygulaması oluyor. Yaşımız bu durumları inceleme şartları değerlendirme sürecine girdi, bilmem ne dersiniz?

---

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Bu makale "Ekonomik Çözüm" gazetesi için yazılmıştır.


Prinkipo, 30 Kasım 2016

Friday, October 28, 2016

Don Pasquale



İstanbul Süreyya Operasında "Don Pasquale, Donizetti"

Nedendir bilinmez, bu operayı ilk kez seyredip çıkarken konusu aklıma çok bilindik gelmişti. Neden bana çok bilindik geldi önce çıkaramadım. İkinci kez seyrederken birden uyandım. "DonPasquale" çok evrensel bir karakter. Mesela Donald Trump örneğine bakın. Donald'ın yaşı 70'lerde, son üçüncü eşi Slovakya doğumlu Melanie henüz 46 yaşında. Belki abartıyorum ama model olduğu için nerdeyse 26'sında görünüyor. 2005 yılında evlendiler. Yaşlı bir erkeğin sadece "Çok zenginim" diye çok genç bir kadınla evlenmek istemesi çok hüzünlü bir durum. Öte yandan genç bir kadının yaşına uygun bir erkek seçmek yerine, sadece çok zengin diye çok yaşlı bir erkekle evlenmeyi kabul etmesi ayrı bir zor sosyolojik durum. Michelle- Barrack Obama evliliği çok dengeli. Aynı şekilde okul arkadaşı olan, zaman içinde inişli çıkışlı zor günler geçiren Hillary- Bill Clinton evliliği de ne olursa olsun uyumlu. Melanie- Donald Trump evliliği ise sadece mantık - çıkar evliliği. Peki yaşı 70'lerde olan yanlız bir erkek ne yapsın? Evlenmesin mi? veya yaşı yine 70'lerde olan bir kadınla mı evlensin? Cevaplaması zor bir soru. Neyseki ben cevaplamak zorunda değilim. Donizetti, yıllar öncesinde bu soruyu cevaplamış, çok güzel cevaplamış.

Eser daha önce 2013-2014 sezonunda İzmir Elhamra Opera sahnesinde yer almıştı. Bu sezon İstanbul Süreyya Operasında 15-18-19-21-22-25 Ekim günleri İtalyan besteci Gaetano Donizetti (1797-1848)'nin "Don Pasquale" operası sahnelendi. Süreyya mekanı küçük, sıcak, koltuklar rahat, görüş açısı iyi, akustik mükemmel. Süreyya Operasında harika bir "Recep Ayyılmaz" sahnelenmesini tekrar izledik. Orkestra şefi Roberto Gianola, vatandaşı Gaetano Donizetti için orkestrayı kusursuz yönetti. Şef alkışları almak için en sonda sahneye geldiğinde eserin Süreyya operasındaki bu güzel güzel sahnelelenme performansı için memnuniyeti yüzünden belli oluyordu. Sahne Yönetmeni Recep Ayyılmaz, klasik dekorlar içinde operayı tarihsel zamanına götürmeyi seçmiş. Yönetmen birinci perdede klasik kütüphane sahnesini, "banyo sahnesi" olarak değiştirmiş. Aykırı bir kurgulama ile seyirciyi daha başta şaşırtıyor.

Tüm karakterler yerli yerine oturmuş, sanatçılar muhteşem oynuyorlar. Norina rolünde Soprano Dilruba Akgün, ve Soprano Ögecan Gençer’in aldığı eserde Ernesto rolünde Caner Akın, Ahmet Baykara, Malatesta rolünde Caner Akgün, Alper Göçeri, Don Pasguale rolünde Işık Belen, Ali İhsan Onat, Noter rolüne Tükel Acar, Utku Bayburt dönüşümlü olarak sahne aldılar. Başrolde güzel sopranolar birbirleriyle yarıştı, hangisi daha iyiydi karar veremedim. Performansları dünya sahnelerine yakışır güzellikteydi. Dilruba Bilgi Akgün, Özgecan Gencer, her ikisi de fizik ve ses olarak mükemmeldiler. Ekim ayında eser 6-kez sahnelendi. Böylece 5. sezon sonlandı. Eser repertuarda kalsa ve 2017 içinde yine sahnelense harika olur.

Konuya gelelim, teması "Yaşına uygun davranmazsan, gülünç olursun". Eser ilk defa 1843 yılında Paris'te sahnelenmiş. Eser evlenmek isteyen yaşlı bir adamın düştüğü zavallı durumu konu alıyor. Genç Ernesto, alımlı güzel Norina'ya aşıktır ve zengin amcasının kendisi için 'daha uygun' gördüğü kadınla evlenmeyi kabul etmez. Bu sırada Don Pasquale, doktoru ve yakın dostu Malatesta'dan kendisine evlenebileceği bir kız bulmasını ister ve o da kendisine kız kardeşi, namuslu Sofronia'yı önerir. Aslında amacı yaşlı adamı kandırıp, Ernesto'nun Norina ile evlenmesini sağlamaktır. Yaşlı adam Sofronia ile evlenmeyi kabul eder. Malatesta Norina'yı, kız kardeşi Sofronia olarak tanıtır ve sahte bir noter önünde sahte bir nikah kıyarlar. Nikahtan sonra Norina birden bire değişir. Pasquale'nin hayatını altüst eder. Yaşlı adamın hayatı o kadar kötü bir hale gelir ki, kandırıldığını ve aslında Norina ile resmen evlenmediğini öğrendiği vakit rahatlar. Evlenmekten boyunun ölçüsünü alan yaşlı Don Pasquale, Ernesto'nun Norina ile evlenmesine izin verir.

Bu sezon Istanbul'da birbirinden güzel eserler gösterime girecek.
Igor Stravinsky "The Rake's Progress (Hovardanın sonu)", Guiseppe Verdi "Ernani", Jacquess Offenbach "Güzel Helen (La Belle Helene)", J.Sebastian Bach "KaffeKantate", Antonio Vivaldi "Bajazet (Yıldırım Beyazit)", yeni sahne alıyor.
Charles Gounot "Faust", Rossini"La Cerentola (Külkedisi)", Benjamin Britten "Kötülüğün Döngüsü (The turn of the Screw)" geçen sezondan devam edecekler.
Istanbul Süreyya Operasında Bale olarak,
Çaykovski "Uyuyan Güzel" ve "Fındıkkıran", Stravinsky "Bahar Ayini- Ateş Kuşu", Adolphe Adam "Giselle", ve "Le Corsaire (Korsan)" sahne alacaklar.
Bu eserler arada bir Beşiktaş Fulya ve Bakırköy Leyla Gencer sahnelerinde de dönüşümlü olarak yer alabilirler.

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Ref. http://www.dobgm.gov.tr

Bu makale "Odtü'lüler Bülteni" için yazılmıştır. http://www.odtumd.org.tr