Sunday, June 03, 2018

Dresden



Dresden, Almanya
Dresden kentini hep merak ederdim. Biraz da soyadıma benzerliğinden dolayı olmalı. Neyse fırsat oldu, bir pazar günü Almanya Aşağı Saksonya eyaleti başkenti Dresden kentine vardık. Arabayı parka bıraktık, Şehir merkezinde yaya bölgesinde gezmeye başladık. Güzel sakin temiz bir şehir. 2. Dünya savaşı sonuna kadar fazla zarar görmeden kalmış. Savaş ile ilgili bir stratejik önemi olmayan, askeri birliklerin askeri fabrikaların çok olmadığı, güzel sakin bir şehir imiş.
Ancak İngiliz Kraliyet ve Amerikan savaş uçakları 13-14-15 Şubat 1945 günleri bu güzel kenti ağır savaş uçakları ile bombalamışlar. "Bu yaptığımız savaş başında İngiltere'nin bombalanmasını intikamı" demişler. Yaklaşan Rus kuvvetlerine karşı Alman direnişi olmasın istemişler. Bombardıman sırasında yeni üretilen yeni fosforlu bombalar kullanılmış, tüm kent yakılmış yıkılmış, bombardımandan sonra şehir kendi kendine 15-gün daha yanmış. Bombardıman sırasında ve sonrasında 30-bin insan yanarak ölmüş. Tüm kentte 28bin bina yanmış yıkılmış. O zamandan kalma fotoğraflar durumun korkunçluğunu ortaya koyuyor. Savaş sonrası şehir Rus işgal bölgesinde kalmış, 1989'da Almanya'nın birleşmesine kadar Doğu Almanya olmuş, onarım için yeterli para ayıramadıkları için şehir harabe halinde öyle kalmış. Doğu- batı birleşmesinin gerçekleştiği 1989 yılından sonra Dresden kenti üniversite kenti olarak ün yapmış. Teknik üniversite var, çok sayıda yabancı öğrenci var, Erasmus bursu almış yabancı öğrenciler var. Yeni Almanya'nın maddi imkanları ile yıkılan kiliseler saraylar, opera, herşey yeniden yapılmış. Muhteşem bir operası var. Opera kapısında Goethe ve Schiller'in gerçek boyutlarda heykelleri var. Saray bahçesi terasında çay içtik. Bizden başka herkes bira içiyordu, çünkü daha ucuz.
Silikon vadisi benzeri bilgisayar teknolojileri, ilaç, taşıt üretimi, makina üretimi var, etraf yemyeşil, parklar, heykeller, saraylar, müzeler. Ancak 1945 bombardımanın yaktığı izler tüm onarıma rağmen duvarlarda, heykellerde kapkara duruyor. Şehir yenileniyor, eskinin izleri aradan geçen 70 yıla rağmen her tarafta görülüyor. Bombardıman izleri belli ki özellikle kalmış, ara ara bırakılmış. Şehirde yabancı göçmen yok, yabancı işçi çok az. Zaten aşırı sağcı Neo-Naziler, AfD ve Pegida'nın kuvvetli olduğu bir bölge burası. Nerdeyse tümüyle bir Alman kenti.
Ana meydanda bir açık hava konseri ve festivali vardı, meydana bakan bir italyan pizzacıda (L'osteria) pizza yedik, çay içtik, arabamızı parktan aldık. Berlin'e dönerken yol üstünde Saksonya kıralının 14.yüzyılda yaptırdığı muhteşem Moritzburg av köşkünü gezdik. Sonra 195 km otoyol sürüşü yaptık, yol boyunca çok sayıda 4-5Mwe kapasiteli rüzgar gülleri gördük, ve geç saatlerde Berlin'e eve döndük.
---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir. Dresden, 21- Mayıs 2018

No comments: