Wednesday, May 06, 2015

Termik santralin yer seçimi doğru mu?


Değerli Okurlarım,

Deniş açık işletme kömür sahası termik santral kurup işletmek şartı ile redovans ihalesine çıkarıldı. 2012 Ağustos ayında özelleştirme idaresi tarafından yapılan ihalede 15 firma arasında en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazanan Yatırımcı Firma kuracağı 150 x 3 MW’lık termik santral için bölgeye 900 milyon ABD dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. Yatırımcı gurup, yapacağı yatırımın % 20- 25’ini öz kaynaklardan, % 75-80'nini ise dış finansman ile sağlayacak. Çed raporuna göre Termik santralin yılda yaklaşık 3.5 milyar kW-saat'e yakın elektrik üretimi yapması bekleniyor.

Termik santrali besleyecek Deniş açık işletme kömür sahasında görünür 152 milyon ton kömür rezervi olduğu, sahada bulunan kömürün ortalama ısıl değerinin 1.200 - 2.000 kcal/kg (AltIsıl değeri) aralığında değiştiği biliniyor. Mevcut görünür ispatlanmış rezerv, 450 MWe yeni termik santrali ancak 20 yıl besleyebilir. Deniş açık işletme kömür sahası, halen Soma-B santralinin herbiri 165 MWe üreten 5-6 ünitelerine tüvenan (olduğu gibi) kömür sağlıyor.

Termik santralde, dolaşımlı akışkan yataklı kazan teknolojisi kullanılması planlandı. Santralde üç adet dolaşımlı akışkan yataklı (Circulating Fluid Bed, CFB) kazan, kömür kırıcılar, kömür değirmenleri, elektrostatik toztutucu filtreler, taze hava ve cebri çekiş fanları, bir adet baca, bacagazı kükürtsüzleştirme (Flue Gas Desulphurisation, FGD) sistemi, şalt sahası, buhar kazanları, kömür depolama sahası ve kömür besleme sistemleri, uçucu ve taban külü siloları, kül barajı, soğutma kulesi ile üç adet buhar türbini ve jeneratörden oluşacak.

Özelleştirme idaresi ile yapılan sözleşmeye göre yatırımcı şirketin, Türkiye Kömür İşletmeleri’ne rödovans bedeli olarak ürettiği elektrikten birim 4,69 krş/kWh ödeme yapması ve en geç 6 yıl sonuna kadar termik santral inşaatını tamamlaması işletmeye geçmesi, enerji üretmesi ve redovans bedelini hazineye ödemesi gerekiyor. Santralin inşaat aşamasında yaklaşık iş yüküne göre değişen azami 1000, işletme aşamasında en az 500 teknik eğitimli kalifiye işçiye istihdam sağlaması bekleniyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) lisans başvurusunu yapan firma, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu almak üzere de gerekli başvurularını gerçekleştirdi. ÇED raporunu hazırlayan firma 500+ sayfalık raporu sundu, kamu denetleme kurumlarından onay aldı. Arkasından iş makineleri ile Yırca köyü yakınlarındaki zeytinlik bölgesine girdi. ÇED raporunda zeytin ağacından nedense hiç bahis yoktu. Firma 6000+ Zeytin ağacını acımasızca kesti. Politikacılar, ömrü 500 yıldan fazla olan kutsal zeytin ağaçlarının topluma katkısını, ömrü bugünlerde 2-3 yıllık deneme süresini geçemeyen termik santrallerle karşılaştırmak şansızlığına düştüler.

Termik santrallerin ömrü 30-yıl olarak bilinir, ama pratikte nedense 20-yılı geçemez, 10-yılı geçenler bile sayılıdır. Günümüzde ucuz tasarımlı doğu üretimi santrallerin ömrü deneme süresini geçemiyor, inanamayacaksınız ama bu süre şimdilerde 2-3 yıl. Yedeksiz kötü tasarım ucuz oluyor, yedeksiz ucuz besisuyu pompaları düzgün çalışmıyor, bilgisayar kontrolleri çabuk bozuluyor, kömür değirmenleri devreden çıkıyor, kurum üfleyiciler çalışmıyor, elektrofiltreler küçük tutulmuş yetmiyor, istenen bacagazı toz tutma limitlerine düşemiyor, bacagazı kükürtsüzleştirme tesisleri ya yok, ya da yetersiz. Herşey tasarımın çok ucuz olmasına endekslenmiş. Böyle ürünler, tasarımlar, termik santraller Batı Avrupa'da yok, Amerika'da yok. Bizde neden var? Neden denetleyici kurumlar engel olmuyor?

Yırca köyün tarım insanı ayağa kalktı, toprağına, zeytin ağaçlarına, yaşam alanına sahip çıktı ve kanuni hakkını istedi, santralin kendi tarım topraklarına girmesini hukuki yoldan engelledi. Yırca bölgesinin yatırım için seçilmesi yatırımcı açısından doğruydu, zeytinlik, ana karayolu üstündeydi, kuzeyden eski santrale kömür taşıyan kömür konveyör bandı yakından geçiyordu, geniş araziydi, eski santral şalt tesisine yakındı, ana iletim hatlarına yakındı, eski kül barajına yakındı.

Ama Yırca köyü tarım insanı için bu seçim yanlıştı. Yırca insanının termik santralde istihdam olanağı, kalifiye eğitim istemeyen basit ucuz güvenlikçi kadrosu dışında yoktu. Tarım arazilerini, zeytin ağaçlarını, yaşam tarzlarını kaybedeceklerdi, sonunda engel oldular ama zeytinlerini, zeytin ağaçlarını kaybettiler, çok hüzün verici, istenmeyen bir durum oldu. Yerine dikilen fidanların doğru dürüst ürün vermesi için 10-yıllar gerek. Politik bir bedeli 7-Haziran 2015 seçimlerinde herhalde olacak.

Soma- Deniş açık saha kömür bölgesinde benim 2000-2001 yıllarım geçti. Güneyde mevcut eski 1034 MWe termik santral, batıda orman alanları var. Doğusu boş, yerleşim yok, burası müsait. Kuzeyde tarım alanları ve orman arazisi var. Duyumlarımıza göre yeni termik santral alanı kuzeyde Kayrakaltı ve TürkPiyale köyleri arasında olacakmış. Burası tarım alanı. Etrafı ormanla çevrili. Burda tarım için gerekli yeraltı suyundan başka taze su yok.

Burda kül barajı için müsait yer yok, Deniş'ten kömür beslemek için yeni ve uzun kömür konveyör bandı inşaası gerek. Yeni yüksek gerilim hattı yapımı gerek.

Bu yeni yer seçimini doğru bulmuyoruz. Bizler, yatırımcının doğru karar vermesini, doğru yatırım yapmasını isteriz. Yatırımcı kadrolar sadece kamuda merkezde masa başında çalışmış kişilerden oluşmamalı. Onların varlığı kamudaki işleri kolaylaştırır, ama yetmez. Hayatları termik santrallerde geçmiş insanlar yeni yatırımlarda mutlaka görev almalı. Teknik kadrolar, yatırımcıyı yanıltmamalı, yanlış yatırım kararı almalarına sebep olmamalı.

Termik santraller, tarım, orman arazisine, sit ve arkeolojik alanlara yapılmamalı. Yer seçimi konusunda kamu kurumlarının denetimi yetmez. Önlerine gelen dosyadaki bilgilerle karar veriyorlar, yerine gidip bakmıyorlar, eksik yetersiz hatta saklanan bilgilerle "olur" kararı verilmez, yöreyi coğrafyayı bilen yerel STK'lar da bu konuda söz sahibi olmalılar.

Yerli kömüre uygun termik santrallerin tasarımı, yapımı yabancı firmalara bırakılmayacak derecede ciddi bir durumdur. Bugüne kadar hiçbir ciddi kömürlü termik santrali yerli firmalar yapmadı, yapamadı, finansman olmadı verilemedi, Termik santralleri yerli firmalar yapabilirler, yapmalılar.
Bilmem yanlış mı düşünüyorum? Siz ne diyorsunuz? Slm ve saygılar

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.



2015-05-13 Ankara

No comments: