Friday, November 21, 2014

Münih'te ilk hafta


Değerli Okurlarım,

Bir süre için Münih'te olacağım. Yanımda sadece küçük ipad var, yazı yazmak zor, bu yüzden haftalık makalem bu süre için göreceli kısa olacak.

İlk akşam Gasteig konser salonunda piyano konserine gittik, beş (5) ayrı sanatçı klasik bestecilerin eserlerinden seslendirmeler yaptı, "küçük salon" demişler ama 200- dinleyici vardı. aynı mekanda çok sayıda konser salonu var. Filarmoni salonunda ayrı konser verdiler.

Dün akşam Münih operasında Verdi'nin Rigoletto sahnelenmesi vardı. Biletler koltuk başına 50-300€ aralığındaydı. Ayrıca eğer dayanabilirseniz ayakta en üst balkonda (6.balkon) 10€ luk biletler satılıyordu. Tüm biletler bitmiş. Münih operası değişik sahnelendirmeleri özendiriyor, yeni alışılmışın dışında denemeleri sunuyor. Kalabalık koro var, meşhur isimleri davet ediyorlar.

Ayakta seyretmek zor daha önce denedim, ancak bir perde dayanabildim, bana göre değil, ama yine de epey alıcısı var. Korkuluğa dayanıp tüm süre ayakta seyrediyorsunuz. Dün akşam en üst 6. Balkon biletleri bile bitmişti. En iyisi orta alt balkon veya, salon arkası. Hem seyir açısı iyi hem de makul fiyatlı. Nabucco operasına bilet bulabilirmiyim? Bilemiyorum.

Haftasonu müzelerin fiyatı 1 €, haftaiçi 14 €. Bu haftasonu epey müze gezerim herhalde. Öncelikle arkeoloji müzesi favorim. İçinde bizim coğrafyadan getirilmiş çok sayıda heykel var. Müze gezisi sonrası Lipton siyah çay ve elma keki (apple pie) iyi gidiyor. Kitapçı dolaştım, kimsenin kitap aldığı yok. Tüm kitapçılar kütüphane gibi olmuş, kitabı alıyorsun, berjer koltukta zamanın varsa tüm gün okuyorsun, sonra kitabı orda bırakıyorsun.

Gasteig konser salonu içinde, kitapçıda, büyük lokantalarda, sosyal mekanlarda, okullarda, kütüphanede, Apple store mekanında internet bağlantı imkanı var. İlerde bu hizmet şehir içinde daha da yaygınlaşacakmış.

Tv'lerde Berlin duvarının yıkılmasının 25. Yıl kutlamalarını seyrettik. Şansölye Angela Merkel her zamanki popülerliği, sevecenliği, sevimliliği içindeydi. Burda siyaset daha bir seçmene yakın, insanlar korkusuz, demokratik haklar daha rahat kullanımda görünüyor.

Hava kapalı, serin, hatta soğuk. Gündüz süresi kısa. Paltosuz, beresiz dışarı çıkmaya imkan yok. Evde kaloriferler üstünde ısı payölçer var. Payölçer kullanım talimatını okudum. Evi havalandırmak istiyorsan önce kaloriferleri kapatacaksın. Çünkü kalorifer gereksiz fazla çalışıyor, ısı kaybı oluyor. Geceleri "3" konumunda duracak. Gündüzleri "2" konumuna getireceksin. Hatta konumu hiç değiştirmeyeceksin. Ben "2" konumunu koruyorum. Kalorifer üstünde çamaşır kurutmayacaksın. Çamaşır kurutmak ısı kaybını artırıyor. Isıpay ölçer masrafı evsahiplerine bizdeki gibi her ay fatura edilmiyor. Yılbaşında dökümlü detaylı tek bir hesap geliyor. Geçtiğimiz yıl şu kadar ısı kullandın, fazlası veya eksiği şu kadar. Yeni yılda yeni masrafın şu kadar. Yılboyu sabit bir rakam ödüyorsun, yılsonu hesaplaşma yapıyorlar.

Bizim çevrede bina mantolama işleri başlamış, çevre sokaklarda, caddelerde isleleler kurulmuş, yoğun bir şekilde bina cephesi ısı izolasyon çalışmaları var. Bizim eve herhalde gerek yok, bizim mantolama bina yapılırken tamamlanmış. Eski binaların mantolanma kalınlıklarına baktım, köpük ve kaya yünü kullanmak üzere 15-20cm mantolama yapıyorlar. Isı izolasyon plakaları dış duvara çakılıyor, üstü sıva geçiyor, sonra su geçirmez bir boya ile örtülüyor. Bu işler yapılırken, yol üstünde gerekli önlemler alınıyor. Yayalar için üstü kapalı geçiş yolları ayrılıyor. Çalışan işçiler için soyunma, ambar, ofis amaçlı andakondu modüller hazır, hatta seyyar tuvalet bile var. İşi mümkün olduğunca hızlı bitirmeye çalışıyorlar. İşçinin saat ücreti alıcıya 60€'dan faturalanıyor.

Şehir içinde otomobil kullanmak nerdeyse eziyet olmuş, her yer paralı park yeri, nereye park etsen yakındaki makinaya park ücreti ödüyorsun. Bisiklet kullanımı artmış, hava soğuk. Bizim de bir bisikletimiz var.

Ancak önce bisiklet kullanma protokolünü öğrenmem lazım. İlk öğrendiğim, sağdan bisiklet yolundan gideceksin, tek gideceksin, yanyana iki bisiklet gitmek yok. bisiklet yolundan çıkmayacaksın, her yerde her zaman yayaların geçiş önceliği var. Yaya görünce yol vereceksin, köşelerde ani dönmeyeceksin, zil uyarısını devamlı yapacaksın. Sağa veya sola dönerken kolunla kısa süreli işaret vereceksin. Her iki elinle bisiklet süreceksin, tek elle sürmek yasak. Elini gidondan çekmek yasak. Emin olmadığın yerde duracaksın. Caddeye inebilirsin ama bunu kısa süreli yapacaksın. Her an duracak hızda bisikleti süreceksin. Miğfer-kask mutlaka takacaksın. Bisiklet sürerken kulaklıkla müzik dinlemek, telefon konuşmak yok. Şehir merkezinde Yaya bölgesinde bisiklet sürmek yok. Yaya bölgesine bisiklet sokmak yok. Bisikletini kilitleyip dışarda bırakacaksın. Kural ihlalleri durumunda ciddi trafik cezaları var.

Coğrafyayı değiştirince memleket haberleri azaldı. Soma, Yırca, Ermenek, Validebağ konuları email'lerde kaldı. Tv'lerde bolca BayernMünchen futbol takımını izliyorum. Burdaki süremde tuttuğum takım Bayern München. Bir de haftasonu maça gidebilirmiyim, bilemem. Dışarda bu kadar soğuk varken Tv'den seyredeyim daha iyi, diye düşünüyorum.

Bir süre burdayım. İpad ile bu kadar yazılabiliyor. Slm ve saygılar

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


2014-11-12

No comments: