Wednesday, November 06, 2019

Bienal

Adalarda 16. Bienal

Bienal kapsamında İstanbul Pera müzesinde, Mimar Sinan Güzel sanatlar üniversitesi, istanbul resim heykel müzesinde etkinlikler düzenlendi, sergiler açıldı. Nakkaştepe Abdülmecit köşkü sergisi gerçek ötesi- hiper realist eserlerle çok enteresandı.
Adalarda ilk  kez 2015 yılında Bienal etkinlikleri düzenlenmişti. 2017'de yapılmadı. Bu yıl' 14 eylül -10 Kasım günlerinde Büyükada'da beş ayrı mekanda etkinlik düzenlendi. Çok sayıda yerli yabancı  sanatsever Adalar'a (Büyükada'ya) geldiler.

Kadıyoran  Taşmektep bahçesi gün boyu ziyaretçi doldu. Tur gurupları, meraklı tek tek ziyaretçiler geldiler. Sanatçı Hale Tenger'in bahçede hazırladığı sesli enstelasyon çok  enteresandı. Mekanda misafirleri gezdiren bilgilendiren gönüllü rehberler günlük ziyaretçi sayısının bin civarında olduğunu söylediler. Taşmektep 1870 -1880 yıllarında inşa edilmiş. İskenderiye başpiskoposu Sofronios tarafından yazlık ev olarak 1922 yılına kadar kullanılmış. Belliki Sofronios İstanbul Fener patrikhanesinde üst göreve gelmek istemiş olmamış, ama istanbul'da bir yer hep tutmuş. Mısır'ın sıcak yaz aylarından kaçıp Büyükada'da serin mekanına sığınmış. O zamanlar iskenderiye istanbul arası lüks yolcu gemileri Mısır'ın eğitimli elit zengin  insanlarını buraya taşırmış.
Taşmektep bir Fransız mimar tarafından tasarlanmış. Arka solda kalan iki katlı  bina, kahya ve hizmetçilerin yaşadığı müştemilat, onun arkasında ambar- ahır yapılmış.
Şimdi bu yerler, özel mülkiyet, güzel bakımlı yazlık evler olarak kullanılıyor.
Taşmektep 1922 yılında başpiskopos ve mahiyeti tarafından terkedilmiş, yeni Cumhuriyet döneminde 1967 yılına kadar ilkokul olarak kullanılmış. Kadıyoran yokuşunun çocukları, yazlı kışlı Büyükada'da yaşayan bizim kuzenler burda ilkokulu okumuşlar. Yüksek tavanlı iki kat, altta ayrıca bodrum var. Üstte sağlam bir çatı, kalın dış duvarlar yapılmış. Çok görkemli çok güzel  bina 1970'lerde tamamen terkedilmiş, eşyalar alınmış, bina boşaltılmış, sağlam pencereler camlar sökülmüş. Binanın ahşap kat zeminleri zaman içinde çürümüş. Şimdi içerde yürümek dolaşmak  çok tehlikeli, çürümüş ahşap zemin her an çökebilir.
Bienal süresince çok kez Taşmektep bahçesine girdik, diğer ziyaretçilerle bahçede konuştuk. Bu güzel bina ne yapılabilir? Keşke tekrar ilkokul olsa, bahçesi çocuk sesleri ile dolsa. Gönül ister bir kültür merkezi olsun, Berlin "literatur hous", gibi edebiyatçıların geleceği toplanacağı bir yer olabilir. Berlin Kudam yakınlarındaki gibi, alt bodrumda bir kitapçı, bahçe bir cafe, çay kahve pasta servisi, alt kat cafe lokanta, üst kat kütüphane olabilir. Kimbilir belki bir gün olur. Ne olursa olsun, burası kullanılsın, çalışsın, sahibi olsun, bakılsın, onarılsın.
Bienal'in önemli özelliği Adalarda yaşayanlara ve ada dışından gelen ziyaretçilere yılboyu kapalı olan mekanların açılması, oraları gezebilme imkanı yaratması oluyor. Taşmektep kapısı tüm yıl kapalı, Biennalle sayesinde bahçe açıldı, güvenlik gözetiminde bina dışardan gezildi incelendi.

Nizam yolundaki kuleli  Mizzi köşkünü hep merak ederdim. Bu yıl Bienal sayesinde içeri girmek gezmek imkanı oldu. Restorasyonu yeni sahipleri tarafından yeni bitirildi. İç mekan yüksek tavanlı çok görkemli. Ön bahçeden güzel manzara alıyor. Burda "Glenn Ligon" tasarımları sergilendi.

Yine nizam yolunda eski kaymakamlık Hocopoulo köşkünde ön bahçede bir "Monster Chetwynd" enstelasyonu vardı. Bahçesinde banklarda oturmak, çok keyifli idi. Bina  yeni restorasyona girmiş. Çok eskimişti, umarım güzel olur. Sonra ne olarak kullanılacak henüz  belli değil. Burası da Adalılar için nostraljik bir yer. Kaymakamlık adliye nüfus, sağlık hizmetleri hep burdaydı. İçersi kullanıldığı için bina yaşıyordu. Hepimizin orda işi oluyordu, giriyorduk, iş takip ediyorduk, her katını her yerini biliyorduk.
Kaymakamlık buradan  taşındıktan sonra bina hızla yaşlandı, tahta zemin çürüdü, içeri girmek dolaşmak tehlikeli oldu.

İlk binası 1900 yıllarında  ingiliz yelken kulübü olarak yapılan 1926 yılında Anadolu kulübü olan elit mekan yılboyu üye olmayanlara kapalı, biennalle sayesinde dış açık alan  ziyaretçilere açıldı. Sarı köşk içinde "Armin Linke ve Ursula Ayer" sanat yapıtları sergilendi. Üst kat deniz manzarası harikaydı. Yandaki ikiz köşkteki sergi ayrıca ilgi çekti. İkiz köşkün arkada kalan ikincisi ciddi tamirat bakım onarım istiyor. Umarız yakında para bulunur orası da onarılır. Anadolu kulübünün bahçesinde açık havada oturmak çay kahve içmek büyük keyif.

Deniz kıyısında motor iskelesi karşısında Atatürk heykeli önündeki açık mekanda sergilenen  "Andrea Zittel" düzenlemesi ziyaretçiler için son durak, dinlenme mekanı oldu. Beton dikdortgen çalışma enteresandı. Adalar Bienal sayesinde çok farklı profilde ziyaretçi aldı. İstanbul'un eğitimli akademisyenler öğrenciler gençler buraya akın etti.
Bir sonraki Bienal iki yıl sonra 2021 ekim- kasım aylarında yapılacak. Bu bienal için yeni yerler bulmak önermek sunmak lazım. Aklıma kilise bahçeleri geliyor, Mehmetçik caddesinde boş duran yeni resorasyon geçirmiş onarılmış, Ermeni kilisesi mekanı olabilir. Burda biennal süresince klasik müzik konserleri verilebilir. Maden yolunda eski Gözlü Mason köşkü olabilir. Reşat Nuri Güntekin evi olabilir. John paşa köşkü olabilir. Trochki köşkü onarılıp ziyarete açılabilir. Rum yetimhanesi, Hristos tepesi, Aliye Berger evi, AyaYorgi tepesi, sinagog bahçesi, her biri ayrı geçmişi tarihi olan ayrı güzellik.

Bienal diğer adalara da yayılmalı. Adalarda yaşayan yerli halk, emekliler yazlıkçılar Bienal süresince gönüllü rehber olmalılar. Gönüllü olmak için düzenleyici organizasyon  İksv internet sayfasına iksv.org başvuru yapıp özgeçmiş gönderiyorsunuz. Tarihinizi geçmişinizi  adalara gelen yerli yabancı  ziyaretçilerle paylaşıyorsunuz. Adaları tanıdığınız için kendinizden birşeyler katarak anlatıyorsunuz.

Bu güzel mekanlarda bulunmak ziyaretçilerle konuşmak bilgilendirmek, Adalar için daha iyisini aramak, dertlere çözüm aramak güzel şey. Adalılar olarak bizim de mutlaka katkımız olmalı. Bienal'i düzenleyen iksv vakfına ve eczacıbaşı gurubuna, sponsor Koç gurubuna destekleri için çok teşekkür ederiz. Onlar sayesinde istanbul  iki ay süren çok güzel bir etkinliğe sahip oldu.  Prinkipo, 10 Kasım 2019

---

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Sunday, September 29, 2019

Dünyamızı Kurtaralım



Elektrik üretimi ve endüstriyel buhar ihtiyacı için buhar kazanları, buhar türbinleri, buhar jeneratörleri tasarlamak, üretimini yapmak, inşa etmek, yapmak ve kurmak işindeyiz. “Küresel Isınmadan” kaçınmak için “Gezegenimizi Kurtaralım” davetlerine cevap vermek zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. Buhar üreticileri, buhar jeneratörleri, ısı gereksinimlerini fosil yakıtların (gaz, petrol, kömür vb.) yanmasından sağlarlar. Bu süreçle ilgili olarak ele almak istediğimiz ciddi çevresel kaygılarımız var.

Yanma Süreci

Saf bir hidrokarbon yandığında, bu yanmanın iki ürünü vardır. Su (H20), hidrojen bileşenlerinin yanmasından (oksidasyonundan) elde edilir. Karbon bileşenlerinin yanmasından karbon dioksit (CO2) oluşur. Bu iki ürün, hidrokarbon yanmasının kaçınılmaz sonuçlarıdır. Bu oksidasyon, endüstriyel işlemlerde ve evde kullanılan ısıyı serbest bırakır.

Karbon dioksit

Dünyanın atmosferindeki karbondioksit seviyelerinin artmasının etkileri üzerine sürekli bir tartışmalar var. Dünya atmosferinin ısınmasını öngören “sera etkisi" en çok suçlanan faktördür. Karbondioksit dünya atmosferinin hayati bir bileşenidir. Ondan ağaçlar ve tüm yeşil bitkiler, yapraklar, kökler, dallar ve gövdeler yaşamak büyümek çoğalmak için ihtiyaç duydukları karbonu türetir. Bu süreçte karbondioksit alırlar, karbonu emer ve oksijeni serbest bırakırlar. Fosil yakıtların yakılmasında, bitkilerin depoladığı karbonu binlerce veya milyonlarca yıl sonra serbest bırakıyoruz.

Elektrik üretim hizmetleri ve sanayi için fosil yakıtlı buhar kazanları, atmosferdeki karbondioksit artışına katkıda bulunur. Karbondioksit seviyelerinin artmasında bir diğer önemli faktör, dünyanın en büyük ormanlarının tahrip edilmesidir. Bu iki kat zarar vericidir.

Havadan karbondioksit alan ve oksijen olarak geri dönen - ağaçların tahrip edildiği süreçte - yakılarak - atmosfere önemli miktarda karbondioksit katmaktadır.

Otomobiller ve petrokimya fosil yakıtların diğer taşımacılık kullanıcıları da atmosfere karbondioksit katkısında önemli bir faktördür.

Yakıtın yararlı ısıya dönüştürülmesinde mümkün olan en yüksek verime sahip buhar kazanları tasarlamak ve sağlamak, tüm buhar kazan endüstrisinin politikası olmalıdır. Bu şekilde atmosfere karbondioksit ilavesi, üretilen ısı miktarı için mümkün olan en düşük seviyeye indirilir. Bu işlemde daha az verimli olan buhar kazan tasarımları vardır ve üretilmeleri daha ucuzdur. Böyle buhar jeneratörleri / kazanları satın almamalıyız, tedarik etmemeliyiz.

Diğer Yanma Ürünleri, SOx, NOx

Fosil yakıt yanma ürünlerinin iki ana ürününün yanı sıra atmosfere salınan başka yanma ürünleri de vardır. Bunların ne olduğu esas olarak kullanılan yakıta bağlıdır.

Kömür veya sıvı yakıtlar, bileşenlerinden biri olarak kükürt içerdiğinde, yanma ürünleri, kükürt oksitlerini (SOx) içerecektir. Atmosfere salınmadan önce baca gazlarından uzaklaştırılmadığı sürece, bu kükürt oksitler, sülfürik asit ve diğer istenmeyen kükürt bileşiklerini üretmek için atmosferdeki nem ile birleşebilir. Bu sülfür oksitlerini baca gazlarından çıkarmak için ekipmanlar mevcuttur. Şirketler, ancak müşterinin talebi üzerine, yakıtın kükürt seviyesinin gerektirdiği durumlarda bu ekipmanları tedarik ederler.

İstenmeyen bir başka potansiyel yanma ürünleri grubu azot oksitleridir (NOx). Atmosfere salınırsa, bunlar nitrik ve nitrat asitleri oluşturmak için nem (su) ile birleşerek, "asit yağmuru" na katkıda bulunur. Bu oksitlerin oluşumunu en aza indiren yağ ve gaz brülörleri tasarımları mevcuttur ve bu brülörler yalnızca müşteri tarafından belirlendiğinde tedarik edilir.

Akışkan Yataklı Yakıcılar, Atmosferik / Dolaşımlı

Belli bir kömür kullanıldığında, yakıtın kireçtaşı (kalsiyum karbonat) ile karıştırıldığı ve sonra yakıldığı, akışkan yataklı yakıcı olarak bilinen bir yanma işlemi vardır. Yanma işlemi sırasında, kükürt kalsiyum karbonat ile birleşerek sülfatlar oluşturur ve ardından atmosfere salınmak yerine kül ile ortamdan uzaklaştırılırlar.

Birçok şirket, “Atmosferik Kabarcıklı, Kısaca AFBC” veya “Dolaşımlı Akışkan Yataklı, CFB” de akışkan yataklı yakıcıların geliştirilmesi işindedir. Bu teknoloji ve süreci belirli linyit yakıtlara adapte etmek için araştırma programı yöneten birçok uluslararası şirket mevcuttur.

Bu teknolojinin bir başka avantajı, akışkan yataklı yakıcıdaki yanma sıcaklıklarının, azot oksitleri miktarını ihmal edilebilecek miktarlara düşüreceği gerçeğidir.

Entegre Gazlaştırma kombine çevrim / IGCC

Buhar kazanlarında IGCC ateşleme teknolojisi kullanılabilir. Bu teknolojide, elektrik üretim santralinin yanına, düşük kalorifik değerli linyitten "Sentetik gaz" üretmek için bir rafineri inşa ediyor, sonra H2 ve CO içeren bu sentetik gazı ateşliyorsunuz. Bu teknolojiyi kullanmak için yüksek kül ve yüksek nem içeriğine sahip kendi yerli düşük LHV linyitimiz için kapsamlı araştırmalar yapmamız gerekiyor.

Belediye Çöp Bertarafı ve Diğer Atıklar

Diğer bir çevresel kaygı ise şehirlerimizden ve endüstrilerden gelen katı atık miktarının artmasıdır. Yaşam çevremiz için daha fazla hassasiyet ve artan toprak kıtlığı ile, bu tür katı atıkların çöplüklere atılması uygulaması daha az kabul edilebilir hale geliyor. Atık malzemelerin yerel termik santrallerde yanması için verimli ve çevreye duyarlı teknolojiler mevcuttur.

Belediye atık bertaraf yakma işlemi, çöp depolama sorununu en aza indirmenin yanı sıra, bölgesel ısıtma sistemlerinde veya elektrik üretimi için kullanılabilecek ısı da üretmektedir.

Belediyeler, katı atık bertaraf problemlerini, onlarla çalışmaya hazır olan termik santraller endüstrisi aracılığıyla çözecektir.

Nükleer güç

Nükleer elektrik enerji üretim kaynağı, atmosfere hiçbir karbondioksit salımı üretmez. Nükleer santral ısısını, nükleer bir reaktörde kontrollü nükleer yakıt parçalanmasından elde eder. Bu ısı daha sonra türbinleri döndürmek için buhar üretir.

Kullanımında, depolanmasında, çıkarılmasında büyük özen gerektiren nükleer reaksiyonun atık ürünleri olmasına rağmen, mantıklı düşünen birçok kişi nükleer enerjinin uzun vadeli termik enerji üretimi için en iyi çözümü sunduğunu, çevremiz üzerinde minimum etkiye sahip olduğunu kabul eder.

Dördüncü nesil tasarımlı tesislerde maksimum güvenlik ve minimum atık vardır. Nükleer teknolojiyi ulusal avantajda en iyi şekilde kullanmak için yerel mühendislik yeteneği en üst düzeyde kullanılmalıdır.

Emniyet

Buhar kazanlarında kullanılan yanma prosesleri, yüksek hacimsel ısı tahliye oranlarını ve yoğun alevleri içerir. Buhar ekipmanlarını güvenli bir şekilde çalıştırmak için dikkatli tasarım ve üretimde ayrıntılara titizlikle dikkat edilmesi gerekir. Tasarım parametrelerinde çalışması için doğru ve sürekli ölçüm, izleme ve kontrol şarttır.

Kamu hizmetleri bu işler için sadece en güncel mikroişlemci kontrollerini ve enstrümantasyonlarını kullanmalıdır. Tamamen otomatik olarak sürekli çalışacak ekipman için operatör izlemesi tedarikçileri vardır. Bu sayede işletmede maksimum verimlilik ve güvenlik sağlanır.

Tüm buhar üreten kazanlarda yüksek basınçta buhar bulunur. Basınç taşıyan bileşenlerin bütünlüğü, işletme personelinin güvenliği için hayati öneme sahiptir.

Tüm kazanlar, Avrupa Birliği Kazan ve Basınçlı Gemi Kodları ve Amerikan Makine Mühendisleri Birliği'nin (ASME) katı gerekliliklerine uygun olarak tasarlanmalı, yapılmalı ve test edilmelidir. ASME uygulaması yapan şirketlerin yurtdışında çalışabilme avantajı vardır.

Dünyada çok fazla kömürü var. Ancak şu anda yanma sonrası karbon tutulması ticari olarak uygun değil. Gelecekte olacağının garantisi de yok. Güneş ve rüzgar santralleri uzun süreli kullanılabilirlik sorununa sahiptir. Doğal gazın tedariğinde ithalata bağımlılık ve ulusal güvenlik etkileri vardır. Ayrıca küresel ısınmayı yaratan CO2 salmaktadır.

Yeni kapasite ve enerji verimliliği önlemleri için birincil enerji kaynaklarının, büyük olasılıkla nükleer içeren farklı bir enerji karışımına neden olacak bir miktar nicel risk değerlendirme programı kullanılarak seçilmesi gerekir.

Nükleer enerji uygulanmış olsa bile, bazı sert değişiklikler olmadan küresel iklim değişikliği sorununu nasıl aşılacağımıza / adapte olacağımıza gerçekten emin değiliz.

Sonuç

Yaptığımız her eylem, çevre üzerinde mutlaka bir etkiye sahiptir. Çok kırılgan bir dünyanın sorumlu vatandaşları olarak hareket etmemiz gerekir. Çevre üzerinde kayda değer olumlu etkisi olan tasarımı tedarik etmeliyiz. Politika endişemiz, çevre üzerindeki etkinin bildiğimiz en iyi şekilde en aza indirgenmesi olmalıdır.

En üst düzeyde yerel mühendislik kabiliyeti ile bu kaygılara en iyi teknik çözümleri uygulamaya devam etmeliyiz. Yerel yakıt kaynaklarını en iyi şekilde kullanmalıyız.

Tedarik ettiğimiz buhar üretim ekipmanlarda en temiz, en güvenli, en güncel teknolojiyi sağlamak için müşterilerimizle ve toplumla birlikte çalışmalıyız. Biz bu dünyanın vatandaşlarıyız ve bu dünya içinde çevre için sorumlu davranmayı amaçlıyoruz.

Ankara, 29 Eylül 2019


Saturday, September 21, 2019

Küresel Enerji Piyasalarında Yatırımların Son Durumu



Tüm dünyada termik güç üretimi düşmeye devam ediyor. Ancak henüz nesli tükenmiş olmaktan uzak. Önümüzdeki on yıllarla ölçülen öngörülebilir bir zaman diliminde termik santrallerin tükeneceğinden şüpheliyiz. Yenilenebilir enerji üretiminin bir süre termal enerji yerine büyümeye devam edeceğini tahmin ediyoruz. Yenilenebilir enerji kapasitesinin/ gücü ne kadar artabileceği ve bu yer değiştirmenin derecesi açık sorulardır.
Bu sorunun birkaç yıl boyunca cevapsız kalması muhtemeldir.
Tamamen teknik, çevresel ve ekonomik bir analiz olması gereken tahminler artık politik ve medya tartışmasına dönüştürülmüştür.
Bazı iyi niyetli politikacılar, gazeteciler, birkaç “bilim insanı”, on ya da yirmi yıl içerisinde tüm doğal gaz, petrol ve kömür kullanımının ortadan kaldırılmasını önermektedirler. Şu anda bilinen teknolojiler ile bu beklenti henüz gerçekçi değil. Böyle bir fosil yakıtsız küresel enerji sisteminin toplam ekonomik ve çevresel maliyetleri henüz tam çalışılmamış ve iyi anlaşılmamıştır.
Durum ateşli savunucularının hayal ettiklerinden çok daha farklıdır.
Gerçekçi olmayan öngörülerin fanatik savunucuları tipik olarak gerçeklerin yoluna girmelerine izin vermezler. Medyada ve düşünenlerin zihninde yarattıkları algı, fosil yakıtlı termik enerji üretim endüstrisinde felce neden olmuştur. Finansman kesilmiştir, yatırım iştahı azalmıştır.
Bu felç durumu, yenilenebilir enerji santralleri maksimum pratik potansiyellerini elde edinceye kadar devam edecektir. Oysa oluşturulan algı, termik santral yıpranma temelini aşarak güç kaynağı sürdürülebilirliği ve güvenilirliğinde bir ekonomik krize yol açar.
Bütün dünyada düzenleyici kuruluşların piyasalara güvenilir enerji sağlama zorunluluğu vardır. Böyle bir kriz noktasından önce yeni termik santraller planlanmalı ve inşa edilmelidir.
Yazarınızın, "Yenilenebilir Enerji Kaynakları"nın maksimum pratik potansiyeli konusundaki tahmini, tüm üretilen enerjinin en fazla % 30'u oranındadır. Mevcut eğilimlere göre bu tahmin sadece birkaç yıl uzaklıktadır. Yenilenebilir enerji kaynakların ~% 30 pratik sınırını aşması için, radikal bir şekilde yeni depolama teknolojileri gereklidir.
Bazı uzmanlar, herhangi bir teknolojik sorunun, ona yeterince para ayırarak çözülebileceğine inanıyorlar. Ancak biz bu inançtan şüpheliyiz. Gerçek hayattaki fiziksel ve ekonomik gerçekler sadece hayalperestlerin kaprislerine veya paralarına teslim olmaz. Kömürle çalışan termik gücün önümüzdeki yirmi yıl boyunca devam edeceğini, özellikle doğalgazla çalışan enerji santrallerinin dört nedenden dolayı durdurulmasının daha fazla zaman alacağını bekliyoruz.
(a) Çevresel: DoğalGaz gücü daha temiz, daha verimli ve daha az karbon ayakizi vardır.
(b) Ekonomik: DoğalGaz arzı ve geri kazanılabilir rezervler artmaya devam etmektedir. Doğalgaz fiyatları kömür fiyatlarına göre düşüktür. İthal eden ülkeler için göreceli pahalı ama üretici ülkeler için çok ucuzdur. Doğalgaz santralleri daha ucuz ve daha hızlı inşa edilebilmektedirler.
(c) Pratik: Gaz santralleri çok yönlülük sunar. Çünkü dağıtılmış güç ölçeği de dahil olmak üzere her boyutta ekonomik olarak inşa edilebilirler. Yüksek verimli kojenerasyon ile yer değiştirebilirler.
(d) Tarihi: ABD'de ve dünyanın pek çok yerinde, kömür yakıtlı santraller yaşlanmakta ve ortadan kaldırılması gerekmektedir. Devreden çıkarılan kömür santrallerinin yukarıdaki nedenlerden dolayı yeni kömür santralleri ile değiştirilmeleri olasılığı şüphelidir. Doğru olmayacaktır.
Gelecek projeksiyonumuz, fosil yakıtlı termik santral siparişlerindeki bir sonraki artışın kömür enerjisi için değil, GasTurbin bazlı güç için olacağı yönündedir.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde bütün bunlar Termik Santral Yazılım Piyasası için ne anlama geliyor? Bu arada uygulamaya konan Yenilenebilir Enerji Yazılımları hedeflenen vadesine yaklaşıyor.
2020'de toplam yazılım gelirlerine katkıda bulunmaya başlamasını umuyoruz, ancak hala küçük bir bileşen olarak kalmasını bekliyoruz. Yenilenebilir Enerji Santral Yazılımları Piyasası zaten şimdiden kalabalık oldu. Girmek için gereken beceriler, termik santral yazılımları geliştirmek için uygulanan becerilerin çok altında. Hayati termik enerji santrali yazılımı ürünlerinin uzun vadeli işlevselliğini ve bütünlüğünü sağlamak, bu büyük çabaya odaklanmak için, mevcut endüstrinin yavaşlamasını bekliyoruz. Kendi küresel projeksiyonumuz, büyük gelişmiş ekonomilerdeki büyük yeni termik santraller için verilen siparişlerin 3-5 yıl boyunca mevcut zayıf seviyede kalacağı şeklindedir. Ardından piyasalarda yeni bir enerji piyasaları yatırım patlaması yaşayacağımız yönündedir. Gelişmekte olan ülkelerde ve gelişmiş ekonomilerde, termik enerji için hala güçlü yeni siparişler olacak. Enerji ihtiyacı hiç bitmeyecek.

Ankara, 16 Eylül 2019
---


Wednesday, September 04, 2019

Carmen


Carmen operası Aspendos opera bale 2019 festivalinde, 1-2 Eylül

Almanya Şansölyesi Angela Merkel her yıl yaz aylarında düzenlenen Almanya  Bayreuth opera festivaline katılır , bu yıl da katıldı, 20-yıl önce ABD seyahatinde aldığı elbiseyi tekrar giydi. Wagner bazı operalarının en az 100-yıl sadece Bayreuth ortamında sahnelenmesini şart koşmuş, vasiyet etmiş, bu müthiş operaların dvd cd kayıtlarını dinleyebiliyorsunuz ama Almanya’da Bayreuth şehrine gitmezseniz eseri sahnede izleyemiyordunuz. Neyse süre bitti Wagner operaları şimdi her yerde oynanıyor.

Bizde benzer ortam Aspendos festivalinde var. Aspendos Antik Tiyatrosu’nda seçkin eserlerin yapımlarının sahneleneceği 26. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali “Carmen” operası ile başladı. Antalya Devlet Orkestrasını Şef Zdravko Lazarov yönettti.

Fransız besteci Georges Bizet’in çok sevilen operası “Carmen” ilk kez bu festivale özel bir prodüksiyonla İtalyan rejisör Vincenzo Grisostomi Travaglini tarafından İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından  sahnelendi.

Rus Bolşoy Tiyatrosu solisti Yulia Mazurova ile  Rus mezzo-soprano Anastasia Boldyreva dönüşümlü olarak “Carmen” başrolünde Aspendos ta sahne aldılar.

Orkestra değişmiyor Antalya devlet senfoni orkestrası çalıyor 60-80 arası sanatçı var, aralarında Antalya’ya yerleşmiş yabancı gelin Rus kadınlar, Azeri erkekler var.

Istanbul devlet balesi üvertür gibi insan sesi olmayan orkestral müzik kısımlarda harika danslar yaptı öyleki acaba opera yerine bale eserine mi geldik? Sorusu kafamızda oluştu.  İstanbul operası korosu ve solistleri, ayrıca kostümler harikaydı.

Aspendos festivalinde Son bir ay öncesine kadar program belli değildi önceden yer ayarlaması yapmak çok zor, Bayreuth Almanya’da her yıl aynı yer ve aynı zamanda yapılıyor. Bizim doğu coğrafyasının programsızlığı hep ortada, yabancılar gelmese, bu işten para kazanmasak opera ile bir ilgimiz olmayacak. 15bin  kapasiteli muhteşem akustik olan MS 2.yüzyıl Roma mimarisi antik tiyatroda İzleyiciler çevre otellerden otobüslerle gelen batılı turistlerdi, arada tek tük yurdum insanı vardı.

Taş oturma yerlerine ingbank rahat sünger minderler koymuş üstünde banka reklamı var. Programı ben hazırlasam Carmen yanında Puccini Tosca, Verdi LaTraviata, Mozart saraydankız kaçırma, wagner tannhouser koyardım,
Benzer opera bale ortamı yurtiçinde başka yerde yok. Bodrum, TurgutReis, Efes festivalleri var ancak Aspendos benzersiz.

Büfede çalışan genç kızlar yanda heyecanla izlediler, herhalde opera delikanlı adamı bozar düşüncesiyle gençler pek ilgi göstermedi.

Carmen'in ana konusu bir kadın cinayeti, cinayeti işleyen deli aşık DonJose, 1838 yıllarında ispanya sevilla kenti hapishanesinde idam edileceği günü beklerken hikayesini yazara anlatmış, hikaye önce roman sonra tiyatro oyunu, son opera olmuş.

Günümüzün yönetmenleri sahnelenmeye enteresan yeni yorumlar katabiliyorlar.
Berlin komischeoper modern yorumunda ümitsiz aşık DonJose, Carmen’i sarı peruğu ile boğuyor sonra intihar ediyordu, yeni modern yorumlarda iş tersine dönerse ve  son perdede Carmen DonJose’i  nefsi müdafaa olarak bıçakla veya tabancayla öldürürse hiç şaşmayalım, çünkü Carmen gözü kara cesur bir kadın karakter, ve libretto bu aykırı sona imkan veriyor,

Antalya, 3-Eylül 2019

Monday, August 12, 2019

Konferans

Prinkipo'lu Horoz reis,
12-Ağustos 2019 saat 18:00 Adanın Değerleri konferansı
Çelik Gülersoy Kültür Merkezi, Büyükada, çınar meydanı.

Facebook duyurusunda okuyunca "hiç kaçmaz bu konferans" diyerek  erkenden mekana vardım. Kendime ön sıradan yer buldum. Büyükada belediye başkanımız Erdem Gül'de dinleyiciler arasındaydı. Konferansı Adalar kent konseyi düzenledi. Yaklaşık yetmiş (70) Adalı konferansı dinledi.

Konuşmacımız araştırmacı gazeteci Adalı Adil Bali Bey detaylı olarak Horoz reisin hayatını bizlere anlattı.

Horoz Reis (asıl ismi Berç Yekta Akdeniz) veya Dayday lakaplı bir eski Adalı balıkçı.
Kışın her saatte Adalarda acil  deniz taşımacılığı- ana kıtaya hasta  taşıma yapardı. Kışın balıkçılık yapardı. İlkokul üçüncü sınıfa kadar okumuş. Yazın  başka teknelere bakım onarım boya yapardı. Çocuk yaşlarında Babasıyle balık tutmaya çıktığında elindeki horoz oyuncağını denize düşürmüş, aramışlar denizde bulamamışlar, balıkçı çocuğun ismi Horoz reis olarak kalmış. Teknesinin adı "Yetişen" idi.

Eski sepya fotoğrafları izledik. Ağları onarırken, balık tutarken. Akşam çarşıda Nanos'un  kahvesinde (elektrik idaresinin yan tarafı)  çay içerken. Hergün ciğer alır evinin evinde kedilerini beslerdi. Akşam eşi Mari teyzenin  hazırladığı yemeği yerdi. Meyhanede arkadaşları ile zaman geçirdiği olurdu. Hanımları bundan rahatsızlık duyuyorlardı.

Doktor Yogo çiropulos (Turhan bey) hastalara bakar, gerekiyorsa Horoz reise haber verilir, hssta Horoz reis tarafından ana kıtaya motorla taşınırdı. Ana kıtaya hasta taşıyıp geri dönme süreci 24-48 saat sürüyordu.

Dr Yorgo Çiropulos'un Çocukları sonraları Atina'ya taşınmış, orda iş kurmuşlar. Çocuğu Taki, geri dönmüş şu anda Adada papaz olarak yaşıyor.

Dr. Yorgo Çiropulos kalp krizi geçirmiş, ancak maalesef ana kıtaya yetiştirilememiş.

Bisikletçi Maça (Mehmet Ataermen) bey oksijen kaynağı yapardı, hastaya gerekiyorsa oksijen tüpü ile oksijen verirlerdi. Bu üç insan Adalarda sivil toplum görevlisi olarak çalıştılar.

Horoz reisi önce bir akrep sokuyor, sonra sağlığı bozuluyor, 14 aralık 1978'de 58 yaşında kalp krizi nedeniyle vefat ediyor. Büyük bir cenaze töreni düzenleniyor. Çok sayıda tekne ile Kartal'dan Adalar'a Kumsal'a getirildi  ve sonra Kınalı adada dini tören yapıldı, omuzlarda mezarlığa taşındı ve orda toprağa verildi.

Horoz reis ile ilkokulda aynı sınıfta okuyan Zuhal hanım toplantıya geldi. Horoz reis ilkokulda son sırada ders dinlermiş. Çocukluğundan itibaren Adalardan ana kıtaya hasta taşıma işini üstlenmiş.

Horoz reisi tanıyan sınıf arkadaşı, komşu hanım, balıkçı arkadaşı, onunla ve diğer balıkçılarla olan hatıralarını anlattılar. Adalar kent konseyine tavsiyeler yapıldı, Horoz reis parkı, heykeli düşünüldü. Adada iki ayrı yerde yaşadığı evlerin kapısına plaket koyalım, dendi.

Horoz reisin Kızkardeşinin kız torunları bugün Atina'da yaşıyorlar, oğlu Allen önce Arjantin'e gitti sonra Çin'e  yerleşti.

Horoz reisi konferansta beraberce andık, iyiliklerle yadettik. Belgesel  çalışmaları yapılıyor. Yardımcı olurlarsa yapımcılar çok memnun olacaklar. Adalar kent konseyi üstünden iletişim mümkün.

Konferans sonrası kurupasta çay ikramı yapıldı, daha sonra muhteşem ses lirik soprano Nesibe Özgü Turgay tarafından piyano eşliğinde türkçe tangolar konseri verildi.

Bu konferans serisi aynı mekanda  iz bırakmış diğer Adalı isimler ile devam edecek.

Prinkipo (bugün Büyükada)  ismi Miladtan önceden beri tüm Roma, Bizans, Osmanlı ve erken cumhuriyet döneminde bizim adamız için kullanılmış, sonra ne olmuşsa olmuş, devlet erkanı değişmesini gerekli görmüşler değiştirmişler, aslında bu mantıkla Ankara, Trabzon, Tarabya isimlerinin de değişmesi gerekirdi, onlar da Roma öncesi dönemden kalma isimler.

---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Prinkipo, 12-Ağustos 2019