Wednesday, August 19, 2015

Göçmen kuşlar İstanbul'dan geçiyor


Yaz aylarında Büyükada (Prinkipo) mekanına yolunuz düşerse AyaYorgi tepesine çıkın. Denizden yaklaşık 200-metre yüksektedir. Adanın ortasında yer alan Lunapark (Birlik) meydanından bir dik yokuş çıkarsınız. Yokuşun uzunluğu aşağı meydandan AyaYorgi manastırı kapısına kadar 970-metredir.

Taş döşeli Arnavut kaldırımdan yürümenin belirli bir usulü (ritüeli) vardır. Arkanıza bakmayacaksınız, konuşmayacaksınız, sizi yaratana dua edeceksiniz, çocuklarınız, aileniz, milletiniz için iyi dilekler dileyeceksiniz. Kesinti vermeden, bir yerde dinlenmeden, mola vermeden ağır bir tempoda 20-25 dakika içinde yukarı çıkacaksınız. Sonra manastır içinde mum dikersiniz, elinizi açar istediğiniz gibi dua edersiniz, dışardaki kafede çay içersiniz, hatta yemek yersiniz, manzara seyredersiniz. Dileklerinizin hepsi zaman içinde gerçekleşir.

Ağustos ayı son yarısında ve devam eden Eylül içinde, boğaz yönüne Rumeli Kavağı tarafına bakın. Gün içinde zaman zaman ufukta bir kara nokta belirir, yavaş yavaş size yaklaşır, bunlar göçmen kuşlardır. AyaYorgi tepesinden önceki Hristos tepesine konarlar. 1-2 saat nefes alırlar, avlanırlar, beslenirler, dinlenirler. Avrupa'dan gelmişlerdir, Romanya, Bulgaristan kıyı çizgisini takip ederler, kuzey Trakya kıyısından, Kilyos, Rumeli Feneri, sonra Anadolu feneri, Boğaz, Kadıköy, Moda derken Büyükada'ya varırlar. Gece gelmişlerse sabahı beklerler, Hristos tepesi eteklerinde göçnen kuşların gaga seslerini duyarsınız. Sabah binlercesi havalanır, Yalova, Orta Anadolu, İskenderun Samandağ, Süveyş kanalı, Nil vadisi boyunca uçarlar, Afrikanın güneyine dağılırlar.

Daha sonra Nisan Mayıs ayları gelir, aynı rota üstünden Avrupa'ya dönerler. Milyonlarca yıldır yaptıkları uçuştur. Leylekler, flamingolar, başka göçmen kuşlar. Toplam sayıları 5-milyon civarında tahmin ediliyorlar. Bu yıl ilk defa 26 Ağustos öğle vakti onları AyaYorgi tepesinden izledim. Hergün öğle vakti geçiyorlar. Sıcak hava onlara planör imkanı veriyor, fazla kanat çırpmadan, fazla enerji harcamadan, çok yükseklerden uzun mesafeler geçiyorlar.

Tabiat onlara genetik bir rota vermiş, onu takip ediyorlar, değişmesine imkan yok. Bu rota tam İstanbul yeni hava limanı üstünden geçiyor. Biz istedik diye, kuşlar göç rotalarını mı değiştirecekler? Gürültü yapıp göçmen kuşları rota dışına kaçıracakmıyız? Olacak iş mi?

***
İstanbul'da Avrupa yakasına, Karadeniz kıyısında Yeniköy ile Akpınar köyleri arasındaki alana, yeni havalimanı yapılacak. Yıllık 150 milyon yolcu kapasiteli ve birbirinden bağımsız altı pisti olacak.

Burda eskiden boş terk edilmiş çok sayıda taş ocağı çukuru vardı. Şimdi bu çukurlar hızla dolduruluyor, çok sayıda kazık çakılıyor. Bu genişlikte müsait başka yer yakın İstanbul çevresinde yoktu. Başta iyi bir seçim olarak görünüyordu.

İstanbul'a yapılacak üçüncü havalimanı inşaatı için Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi 2013 yılında yapıldı. Kıyasıya çekişmenin yaşandığı ihalede en yüksek teklifi 22 milyar 152 milyon Euro ile Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu verdi. Yıllık 150 milyon yolcu kapasitesi beklenen yeni 3. İstanbul havalimanı altı adet pist ile 2019 yılında tam işletmeye açılacak.

Şimdi inşaat hafriyatı devam ediyor. Yeni Boğaz köprüsü ve bağlantı yollar yapılıyor, İstanbul'un yeni ve daha büyük bir havalimanına ihtiyacı var-dı. Bütün bunlar, büyük ağaç ve orman kıyımı karşılığında gerçekleşiyor. Büyük ağaç kıyımı, yeniden ağaç dikilmesi ve yeşil çevre düzenlemesi ile belki bir miktar giderilecek.

Herşey iyi hoş ancak buzul çağından beri aynı rotayı kullanan göçmen kuşları ne yapacaksınız? Göçmen kuşlar dünyanın heryerinde havalimanlarının, uçakların korkulu rüyası olmuşlar. Pilot kabini camına çarpanlar, türbin içine girenler, kanatlara zarar verenler, bütün bunlar yaşanmış. Uçaklar zarar görmüş, tehlikeli kazalar atlatılmış, hatta yaşanmış. HavaLimanı işletmeye açıldıktan sonra kontrol kulesinin göçmen kuşlara karşı devamlı teyakkuzda olması gerekecek. Yılın bazı aylarında havalimanını uzun süreli kapatmak gerekebilir.

Proje ile ilgili açıklanan ÇED Raporu’nda, projenin çoğunluğunun mevcut ormanın üzerinde inşa edilecek olması nedeniyle bu bölgedeki ekolojik sisteme zarar verileceği endişesi gündeme getirildi. İnşaat bögesindeki kurutulacak göl alanlarının sulak alan olma özelliklerini yitirecek olmaları da eleştirilen konuların başında geldi.

Atatürk Havalimanının alternatifi aslında Silivri'de idi. (DLH) yıllar öncesinden burası için çalışmalarını yapıp tamamlamış, arazisini ayırmış, günü gelince devreye almak üzere beklemeye başlamıştı. Atatürk Havalimanında kapasite artırmak için yapılması gereken bazı işlemler vardı, öncelikle onlar yapılmalıydı.

Uluslararası bir sivil havacılık terminalinde olmaması gereken Kargo terminali Atatürk’ten Çorlu Havaalanına alınmalıydı. Hava Kuvvetlerine ait iglolar, Lojmanlar, Hava Harp Okulu da dahil tamamı boşaltılıp onlar için başka bir terminal planlanmalıydı. Florya yolu Aç – Kapa yöntemiyle toprak altına alınıp Atatürk Havalimanı Florya tarafına doğru genişletilmeliydi. Sivil hava trafiğini sağlayan özel jetlerin hangarları Çorlu'ya taşınmalıydı. Özel jet trafiğinin Atatürk HavaLimanını meşgul etmemesi sağlanmalıydı. Ayamama deresinin sağa sola dağıtılması gerekirdi.

Uzmanların tavsiyesi, kuş göçleri zaman aralığında mümkün olduğunca burayı fazla kullanmayın. Sabiha Gökçen hava limanını tercih edin. Daha şimdiden bu konuda çeşitli önlemler alınmaya başlandı. Qatar ve Jordan Airlines, Sabiha Gökçen havalimanına geldiler. Atatürk havalimanını kullanmıyorlar. Kuş kazalarından canı çok yanan Lufthansa, Sabiha Gökçen'i devamlı kullanmayı planlıyor. Ucuz sefer yapan uçak firmaları AnadoluJet, EasyJet, Pegasus, SunExpress, Bora Airlines, German Wings, Germania, Corendon Airlines zaten baştan beri burdalar.

Yatırımcılar göçmen kuş göçü risklerini gördüler. Kuş göçleri konularında ciddi yayınları olan bilimadamları ile - kuşbilimcilerle çalışmaya başladılar. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin (IATA) kontrol ve güvenlik kapsamında ciddi denetimine tabi olacağız. Göçmen kuşlar, her yıl nisan-mayıs ve ağustos-eylül aylarında yeni havalimanı uçuş pisti yakınlarından geçiyorlar. Seçilen mekan, kuş göçleri yüzünden çok riskli. Yeni havalimanı bir şekilde yetersiz kalırsa, Sabiha Gökçen ve Çorlu havalimanlarının genişletilmesi- büyütülmesi gündeme gelebilir.

Tabiat inat kabul etmiyor. Tabiat kanunlarına, insan kanunları ile karşı çıkamazsınız. Tabiat bildiğini okur. Şimdi hepsini bizler bir kez daha yaşayarak öğreneceğiz.

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


Prinkipo, 09/22/15

No comments: