Tuesday, July 16, 2013

Haldun Gülalp ile "Türkiye'de Demokrasi tahayyülleri" üstüne sohbet

Haldun Gülalp (Odtu Econ' 1972) ile "Türkiye'de Demokrasi Tahayyülleri" üstüne sohbet
Büyükada AdaEvi - 14Temmuz 2013 Pazar günü saat 18:00 
adaevi.info@gmail.com  0216.382 5280

Değerli okurlarım,

Büyükada Adaevi bahçesinde bir pazar akşamının serinliğinde 20 kadar Prinkipo'lu seçkin dinleyici, Haldun beyin Gezi parkı direnişi üstüne yaptığı sosyolojik değerlendirmeyi- sunumu dinledik. Haldun bey, Birgün gazetesi, Project Syndicate vb. web düşünce kuruluşları için sosyal konularda yorumlar, makaleler yazıyor. 

Neden bu olay önceden bilinemezdi? Haldun bey bize şöyle anlattı;

Devrimler milletlerin hayatında istisnai- özel olaylardır. Öngörmek mümkün değildir. Sosyolojik çalışmalarda "şu olaylar önceden olursa arkasından şöyle sonuç olaylar olur" şeklinde tabii bilimlerin akıl yürütmesini yapabilmek zordur. Sosyal patlamalar özel olaylardır. Gözlem yapma imkanı yoktur. 

Sosyal patlama başlayınca, katılımcılarda önceden kendilerinin bile tahmin edemedikleri dinamikler oluşur. Aralık 2012 tarihlerinde iktidar gayet sağlam görünüyordu. Ekonomik göstergeler iyi, piyasa mutlu, işler yolunda. Ancak şimdi öyle değil.

Siyasi irade o sıralar, "güç ayrılığı bize engel oluyor, iş yapmamızı önlüyor", demişti. "10 yıldan fazla iktidar olan bir siyasi parti, hala mağduriyet edebiyatı yapıyor, arkasından kendisi benzer baskıcı politikalar uyguluyorsa, bu tehlikeli bir durumdur."

Aclik grevleri 2012 sonbahar aylarinda gerceklesmisti -- yani Ocak 2013'te aciklanan ve "baris" veya "cozum" sureci diye adlandirilan gorusmeler baslamadan once...  Daha önce siyasi irade, aşırı milliyetçi oylara hitap ediyordu. Cevap alamayınca Kürtlere döndü.

Şunları gözlemledik. Gezi olaylarına 1980 sonrası doğumlu gençler böylesine bir büyük sosyolojik olaya  ilk defa katılıyorlardı. Çoğu öğrenci idiler. Düne kadar Apolitik, içine kapalı, benzer politik olaylar karşısında  ilgisiz davranışlar sergilemişlerdi.

Olay klasik SOL particilik anlayışının çok dışına çıktı. Buradan bir yeni siyasi parti herhalde çıkmaz. Gezi olaylarına katılan gençlerin yetişme tarzı biz eskilerden çok farklı. 

Burda kadın-erkek eşitliği var, çevre duyarlılığı var, dayanışma var, yardımlaşma var, sosyal medya  tweeter youtube facebook email ile hızlı iletişim var, bireysel özgürlük anlayışı var. Başörtüsü giyim kuşam konularını aşmışlar.

Kürt açılımı ile yapılmak istenenler şu anda bir çıkmaz sokakta. Feminist hareket 1980'lerde sol siyasetin basılması- baskı altına alınması sonrası açığa çıktı. 

Eski kemikleşmiş muhalefet partilerinin yanında, Kürt partisi, her oluşumda uyguladığı kadın- erkek eş-başkan uygulaması, daha etkin muhalefet ile daha iyi örnek oluşturuyor.

Şu anda hükümet üstünde eski denge ve denetleme mekanizması kalmamıştır. Bütün güçler hükümetin denetimine geçmiştir. Eskiden  atanmışların oluşturduğu, yargı, ve asker denetlemesi  vardı. Siyasi irade, Avrupa Birliği reform- mutabakat çalışmaları sırasında tüm bürokratik atanmış bağımsız denetleme güçlerini tasfiye etti. 

Mevcut ortak  zenginliklerin paylaşım kavgası ister istemez iktidar çatlamasına yol açtı. Eskiden hiçbir şekilde bir araya gelemiyecek muhalefet odaklarının bir araya gelmesini sağladı. İktidar içindeki ayrışma ayyuka çıktı. Yoğunlaşmış iktidarın içerden ayrışması muhalefete yeni hareket sahası açtı. 

Sohbetin bundan sonrasında Prinkipolu seçkin dinleyiciler kendi katkılarını dile getirdiler;

Bugüne kadar sesleri çıkmayan ancak bugün toplaklarını ve su kaynaklarını kaybetme tehlikesini yaşayan köylüler HES karşıtı eylemlere başladılar.

Artan AVM yapımları tepki çekti. İyice değerlendirilmeden- Çed sürecinden geçmeyen  Kanal İstanbul, 3.Köprü, yeni 3. İstanbul havaalanı inşaat çalışmaları,  çağdışı kadın hakları karşıtı kürtaj yasası, dini motifler içeren içki yasaklamaları, özel hayata yapılan müdahaleler toplandı toplandı, sonunda "açıklaması zor - tartışmalı Topçu Kışlası temalı AVM yapılması planlanan yokolacak Gezi parkı",  sosyal patlamaya sebep oldu.

Bu olaydan bir yeni siyaset oluşum herhalde çıkmaz, ama siyasete mutlak katkısı olacaktır.  Siyasi sonuçlar piyasaları şimdiden etkilemiştir. Yabancı kilit paraların MB müdahalelerine rağmen değerlerinin yükselmesi,  borsanın sarsılması- değer kaybı,  finansal kredibilitenin düşmesi, kredi taleplerinin karşılanmayışı, birçok büyük projenin parasız kalmasına - atıl kalmasına sebep olabilir.

Başkanlık rejimi de bu yeni oluşumlar karşısında herhalde sorgulanmaya başlanmıştır. Meydan hareketleri demokratik iktidar değişiklikleri için çok maliyetlidir, uzun dönemde  piyasalar ve yatırım finansmanı için hiç uygun değildir. 

Günümüzde Network-Ağ- sosyal medya çok etkinleşti. Kendi içinde denetleme mekanizmaları oluştu. Gezi olayları sonrasında henüz yeni bir sosyal yapılaşma ortaya çıkmadı. Ortada baskı koşulları hala var. Yazılı basının baskı altında tutulması devam ediyor. Güçler ayrımı yerine güçler birliği var. Bu yüzden demokratik  denetleme yok.

Mizah, en büyük muhalefet olarak ortaya çıktı. Onu baskı altına almak için tazminat davaları açılmaya başlandı. Gezi parkı olayları sırasında ve sonrasında üniversite mezuniyet törenlerinde kullanılan pankartların renkliliği, mizahi dili çok etkili oldu.

Gezi olaylarını değerlendirmek için dünyaya bakmamız gerekmiyor. Gezi, kendi başına özel- örnek- yeni bir sosyal hareket oldu. Şimdi küresel kapitalizm sorgulanıyor. Bu sosyal sorgulamanın, dünyada bu yeni direnişin öncüsü "Gezi" olabilir.

Eski demokratik alışkanlıklarımızın yeniden gözden geçirilmesi ve belkide değiştirilmesi zamanı gelmiştir. Gezi'ye, yeni Kürt hareketinin katkısı- başarısı ne olacaktır? 

Siyasi irade, her zaman- her ortamda- her şartta kendini yenileyebilen, piyasayı ve beklentileri  muhalefetten çok daha iyi ve erken okuyabilen uyumluluğa sahip. Şu anda sert polisiye güçleri kullansa da, elindeki politik gücü kaybetmemek için uzun dönemde yeniden yapılanmaya gitmesi kaçınılmaz görünüyor.

Daha ılımlı, daha uyumlu, daha sevecen, daha medeni görünümlü, daha iletişim içinde, Avrupa topluluğu ve ABD güç odakları ile daha paralel politikalara sahip, kişi haklarına ve  ifade özgürlüklerine saygılı bir yeni yapılanmaya gitmesi ister istemez olacak.

Çünkü yatırım finansman imkanları nerdeyse  kesildi,  US$  değeri bütün MB müdahalelerine rağmen yükseliyor, yabancılar bizim borsadan hızla kaçıyor, piyasalara uzun dönem istikrar getirecek yeni bir yapılanma gereği ufukta görünüyor, dedik.

Bizim yaptığımız yorumlara Haldun bey katıldı mı? Katılmadı mı? Bilemem. Prinkipolular olarak Haldun Gülalp beyin Gezi olayları ertesinde yaptığı sosyolojik değerlendirmeleri AdaEvi Büyükada bahçesinde dinlemekten büyük mutluluk duyduk- duydum. 

En derin saygılarımla. Prinkipo, 15 Temmuz 2013

Sisypus of Prinkipo 
@energyanalyst_


No comments: