Friday, April 07, 2017

1000 MWe Kapasiteli RES YEKA İhale Şartnamesi


Bugünlerde 1000- Mwe rüzgar RES Yeka taslak şartnameleri "çok gizli" kaydı ile paylaşılıyor, olsa-olsa metodu ile bağımsız özel kişiler böyle taslak dökümanları hazırlayabiliyorlar.
Çok bilinen Türk-Alman ortak girişim şirketi Ankara Bölge müdürü tecrübeli üstad mühendis ağabeyimiz, bir gün bana şöyle söyledi,
"Eğer ihale evrakı satışa çıktıktan sonra sen çalışmaya başlarsan, o ihaleyi kesin alamazsın."
Zaman içinde bu tavsiyenin ne kadar doğru olduğunu gördüm.
İhale şartnamesinin hazırlanmasında yer alacaksın. İdareye, alıcıya yardım edeceksin. Yardım talebi gelirse derhal cevap vereceksin. Çoğu idarenin, alıcının satınalma çalışanları yeterli tecrübeye, gerekli dökümanlara, zamana sahip değildirler. İhale evrakının hazırlığı için piyasa çalışanlarından yardım isterler. Hatta doğrudan onlara hazırlatırlar. İhale evrakının hazırlanmasında yardım etmen, olayın içinde olman gerek. Bu arada kendin pozisyon alacaksın. Yerli- yabancı ortak arayışına gireceksin. Bu işler için İngilizce taslak şartnamaye ihtiyacın olacak. Ortada taslak varsa kullan, yoksa otur kendin yaz. İhale evrakları birbirlerine benzer. Uluslararası ihale şartnamelerinin standart maddeleri vardır. Hiç değişmez. Kapasite, yer, yakıt değerlerini biliyorsan, taslak ihale şartnamesini her zaman kendin yazabilirsin. Bu şartname ile uluslararası piyasalara çıkarsın. İşbirliği anlaşmaları imzalarsın. Zaman kazanırsın. Bir ortaklığın oluşması en az 6-ay ister. İhale evrakı satışa çıkınca sana 90 gün süre verirler, kendileri en az 6-ay değerlendirme yaparlar. 90-günde hiçbir teklif hazırlanmaz.
Yıllar önce yerli imalat kömür yakıtlı termik santral şartnamesini bakanlık çalışanlarının talebiyle Türkçe İngilizce hazırlamıştım. Bize avantaj sağlasın diye kazan tasarımını Amerikan, gerekli standartları ASME, ASTM ile doldurmuştum. İhale şartnamesine, sonradan eşitlik olsun diye idare çalışanları tarafından Alman, Rus standartları eklenmişti.
Yabancılarla ön müzakere yapabilmek, erken hazırlanabilmek için yerli firmalara böyle taslak ön metinler gerekiyor, bunların resmi hiçbir değeri yok. Ama son ihale şartnamesinin açıklanmasını beklemeye imkan yok, kapasite belli, yer belli, geçerli kurallar belli, ana metin belli. Taslak RES 1000 Mwe için, güneş santrali Yeka 1000mwe şartnamesi esas olarak alınmış, Konuyu gündeme alalım, konuşalım.
---

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Bu makale "Ekonomik Çözüm" gazetesi için yazılmıştır.

Ankara, 7 Nisan 2017

Monday, April 03, 2017

Berlin Komische Oper'de Carmen (GeorgesBizet, 1875)


Berlin'de 31.Mart 2017 cuma akşamı saat 19:00 gibi "Komische Oper" kapısından girdik. İnternet biletlerimizin kağıt çıktısını kapıda gösterdik. Paltolarımızı vestiyere bıraktık. Yerimizi bulduk, oturduk. Seyirci popülasyonu genelde orta yaşlılardan oluşuyordu. Daha makul fiyatlı arka koltuklar gençlerle doluydu. Koltuk arkalarındaki küçük ekranlarda digital tercüme hizmeti sağlanmıştı. İngilizce Fransızca Rusça ve Türkçe tercüme takip edebiliyordunuz. Lobi kafede hafif beyaz şarap, bira ve başka diğer alkolsüz içkiler servis ediliyordu.
Operanın bina inşaatı 1896 yılında bitirilmiş, toplam 1700 seyirci kapasitesiyle uzun yıllar Almanca operetler müzikaller sahnelenmiş. İkinci Dünya savaşı sonlarında opera binası bombalanmış ve harabeye dönmüş. Sonra doğu Berlin tarafında kalmış. Savaş sonrasında onarılmış. Bugüne kadar çok sayıda onarımdan geçmiş. Bugün 1200 seyirci kapasitesiye hoş rahat geniş bir mekan olarak müzikseverlere şehir merkezinde hizmet veriyor. Berlin'deki diğer iki operada klasik eserler oynanıyor.
Orijinal eser Fransızca ancak burda Almanca olarak oynandı. Arada bir İngilizce İspanyolca diyaloglar devreye girdi. Sahnelenme çok farklı ve yeniydi. Ara ara sinema projeksiyonu görüntüleri kullanıldı. Sol panoda asılı "Biutiful" filmi afişi özel bir mesaj yüklenmişti.
Yönetmen (Sebastian Baumgarten) olayı 1950' yıllarının Doğu Berlin mekanına getirilmiş. İlk perdedeki askerler gitmiş, yerine süpermarketin erkek maço personeli gelmiş. Arka fonda Doğu Almanya döneminin toplu konutları görünüyor. Süpermarkette çalışan şuh kadınlar sahneye geliyor. Carmen (Karolina Gumos) hasmını bıçaklıyor. Amerikan ordusunda görevli küçük rütbeli Don Jose'yi (Timoty Richards) baştan çıkarıyor.
İkinci perdede aynı fonda gece kulübü ortaya çıkıyor. Üçüncü perdede ortalıkta Karl Marks, Lenin gösteri kuklaları var. Son perde boğa güreşlerinin yapıldığı arenanın girişinde geçiyor. En sonda tatsız bir tecavüz ve cinayet sahnesi var. Dört perde tek ara.
Perde arası iki gitar ve kadın dansçının sahnelediği flemenko gösterisi oldu. Toreador Escamilyo karakteri bir Türk operacı (Kartal Karagedik) tarafından seslendiriliyor. Geniş, yüksek tavanlı mekanda rahat koltuklarda operayı seyrettik.
Çıkışta kapıda küçük çukulata paketlerimizi aldık. Seyircilerin çoğu bisikletlerine binip evlerine yollandılar, biz T100 otobüsü ile önce Alexander Platz'a vardık, sonra U5 metro ile evimize ulaştık. Hoş güzel bir akşam geçti.
---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.
Bu makale "Odtü'lüler Bülteni" Opera sayfası için yazılmıştır.
Berlin, 2 Nisan 2017

Saturday, March 25, 2017

"Il Signor Bruschino", Gioachino Rossini, Ankara Operasında


"Il Signor Bruschino", Gioachino Rossini

"Il signor Bruschino, Ossia Il Figlio Per Azzardo" (Signor Bruschino) tek perdelik bir opera. Müzik Gioachino Rossini 'ye ait. Sözler (libretto) Giuseppe Maria Foppa, "Le fils par hasard" tiyatro eserine uyumlu yazılmış. Opera ilk defa Venedik "Teatro San Moisè" mekanında 27 Ocak 1813 günü sahne almış.
Opera evlilik öncesi komik olayları konu almakta. Opera başlar ve biter, yaklaşık 1,5 saatte aynı dekor içinde sürer gider. Rossini yeni sesler denemiş. Mesela keman yaylarının nota taşıyıcılarına vurma sesi üvertür çalnırken net duyuluyor. Hoş kulakta kalan melodiler dinliyoruz. Eser uzun süre İtalya dışına çıkamamış. ABD'de 1932'de, İngiltere'de 1960'larda oynanmış. Yaklaşık 25 yıl önce İstanbul'da sahne aldı. 2016 yılında Ankara'da Leyla Gencer sahnesinde oynanmaya başladı.
Konu 18. Yüzyılda Fransa'da Gaudenzio şatosunda geçiyor. Güzel Sofia ile genç yakışıklı Florville birbirlerine aşıktırlar, ancak araya babalar girer, daha önce verilmiş sözler konu edilir, işler karışır, neyse sonunda herşey tatlıya bağlanır.
Sahne yönetmenimiz Aydın Buğra Güven, konuyu daha yakın tarihe 1970'lere getirmiş. Sevgililer ve baba karakterini oynayan sanatçılar harika. Dekor güzel, Kostümler güncel, konu evrensel, her yerde her zamanda geçebilir. Dünya bir büyük sahne ve burda herkes aktör.
ORKESTRA ŞEFİ. ALESSANDRO CEDRONE eserin hakkını verdi.
Cast listesine bakalım, GAUDENZIO. BERAN SERTKAYA, SOFIA. ASLI KIYICI, BRUSCHINO (PADRE). KAMİL KAPLAN , ÇAĞDAŞ KOÇAK, BRUSCHINO (FIGLIO). YAĞMUR BAYRAKDARLAR, FLORVILLE. EMRE AKKUŞ , BURAK PEKTAŞ, UN DELEGATO DI POLIZIA. MAHİR KAT , ÇAĞDAŞ KOÇAK, FILIBERTO. GÜRHAN GÜRGEN , EMRE ULUOCAK, MARIANNA. ASLI İŞCAN , BEGÜM MENGÜ
Opera birbuçuk saat kesintisiz sürüyor, komik eğlendirici bir opera seyrediyoruz, gün içi tüm dertlerimizi stresimizi orda bırakıp çıkıyoruz. Eser bir süre daha sahnelenecek, kaçırmayın, mutlaka gidin görün.
Ankara operası, Guiseppe Verdi'den LaTraviata operası ile sezona başladı. Repertuarda Giacomo Puccini "La Boheme", Georges Bizet "Carmen", "Il Signor Bruschino", Johann Straus (2) eserleri "Çingene Baron (Der Zigeunerbaron)" ve Yarasa (Die Fledermaus)" var.


---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


Bu makale "Odtü'lüler Bülteni" Opera sayfası için yazılmıştır.


Ankara, 25 Mart 2017




-->

Monday, March 06, 2017

Paris Hayatı (La Vie Parisienne) Offenbach, Ankara Opera sahnesinde



Ankara operasında 18-şubat 2017 akşamı premier (ilk gösterim) yapıldı, yetişemedik. 20 Şubat gecesine parter son sıradan yer bulduk. 

La vie parisienne (Parisian life) Paris Hayatı bir opera bouffe, operatte veya komik komik opera. 1864 yılında önce tiyatro olarak sahnelenmiş,  Jacques Offenbach, tarafından bestelenmiş. 1866 yılında bu defa operetta olarak sahne almış.

Eser 1987 yılında istanbul Akm'de sahnelendi, çok beğeni aldı. Yeni sahnelenmede zaman 1970'lere taşınmış. Brezilya'nın futbol dünya kupasını aldığı günlerin hemen sonrasındayız. Ortalık hippy tipler dolu. Yer Paris doğu tren istasyonu, üvertür içinde bir pandomim oynanıyor, çanta hırsızlığı, yakışıklı iki Parisli çapkın arkadaşın hikayesi, hikaye içine giren çapkın güzel kadınlar, Paris'e gezmeye gelen isveçli çapkın Baron ve güzel eşi Barones. Offenbach renkli güzel çapkın Parislileri anlatıyor, tiyatral  anlatım müzikal yapının önüne geçiyor. Araya cancan dansları, başka müzikler de ekleniyor.

Ankara sahnelenmesi harika karakterler, çok güzel kurgulanmış bir ortam, dengeli dekor ve uyumlu kostümlerle yapılmış.  Paris Hayatın’da yer alan “Sokak dekoru” İyi niyetli bir çalışma olmuş. Tren garı çok daha iyi. Soprano Aslı Kıyıcı’nın ses ve oyun performansı çok başarılı. Korodan seçilen başrol solistler gayretli ve başarılı. Bu  eser kendileri için güzel bir fırsat, hep aynı solistleri izlemeye alışmış biz seyirciler için güzel bir değişiklik oldu. 

Eser tiyatral özelliklere daha çok imkan veriyor. Müzik güzel hoş, kalıcı, tamamlayıcı, zaten Offenbach bunlara önem vermiş, bizleri müziği ile 1866'lara götürmek istemiş, sahne yönetmenimiz 1970'ler Paris ortamını tercih etmiş, biz de büyük keyifle seyrettik, bir kez seyretmek yetmez, kaçırmayın, mutlaka gidin görün, günlük iş hayatı stresinizden uzaklaşın.

Ankara, 05 Mart 2017

Monday, February 13, 2017

Türkmenistan'da Genel Seçimler Yapıldı



Türkmenistan Türkmenbaşı rafinerisine 1990'lı yıllarda bir gurup öncü mühendis gönderdik, Uluslararası ihale öncesi, yer görme yapacaklardı, Büyük bir nakliye uçağına bindiler, tüm gece süren sarsıntılı uzun bir uçuştan sonra Aşgabat'a indiler, konforsuz bir kamyonet ile rafineri şantiyesine vardılar. Vakit öğle idi, rafinerinin şantiye lokantasına alındılar, önlerine güzel bir balık geldi, afiyetle yediler. Çok memnun oldular. Akşam oldu, menude votka vardı, balık tekrar önlerindeydi. Sonra sabah oldu. Kahvaltıya indiler, çay ve balık onları bekliyordu. Kaldıkları bir hafta sürede balıktan başka birşey yemediler. Türkmenbaşı rafinerisi Hazar denizi kıyısındaydı, balık boldu, başka birşey yoktu. Sonra rafineri genişletme ihalesi yapıldı, bizden bir işbilir tecrübeli şirket işi aldı, kendi şantiyesini kurdu, Bolulu ahçı gönderdi, Bolulu ahçı Türk şantiyesi mutfağında harikalar yarattı, muhteşem sulu ev yemekleri yediler. İlk gönderdiğimiz Mühendislerin gecelediği andakondu yatakhaneler ranzalı mekanlardı, 12-kişi aynı yerde kalıyordu, mekanlar kadın- erkek ayrılmıştı. Sabah herkes havlusuna sarınıyor, banyo tuvalet işine gidiyordu, erkek- kadın banyoları ayrıydı, ancak banyoların kapıları açıktı, havluyu askıya asıp anadan üryan işinizi görüyordunuz. Büyük tuvalet yapılacak alaturka yerlerin arasında paravan yoktu. Herkes ortada sıra halinde mahremiyet olmadan tuvaletini yapıyor, perdesi olmayan kabinlerde duşunu alıyor, temizlenip traş olup güne hazırlanıyordu. Çıplaklıktan utanan yoktu. Mühendis, ustabaşı, işçi, memur farkı ayrıcalığı yoktu. Herkesin herşeyi ortadaydı. Sonra Türk şirketi geldi, şantiyesini kurdu, mühendislere bağımsız banyolu tek kişilik odalar verdi, işçiler yine 6-12 kişilik ranzalı mekanlarda kaldılar, ancak kapalı tuvalet, kapalı banyo düzeni geldi. Sabahları standart Türk kahvaltısı, çay peynir zeytin yumurta verilmeye başlandı. Menuye kurufasulye pilav yoğurt girdi. Türkmenistan dünyanın en büyük doğalgaz yataklarına sahip. Hazar denizinde kıyısı var, offshore petrol kaynaklarına sahip, 5-milyon nüfus temel ihtiyaçlarını devletten sağlıyor, emekli olan meslek sahibi kadınlar -doktorlar, hemşireler, öğretmenler, bize gelip yaşlı -bebek bakıcılığı yapıyorlar. Türkmenistan bugün otoroter bir yönetime sahip bir ülke. Tüm ülkenin kaynakları tek kişi tarafından yönetiliyor, 5-milyon nüfusun ortak zenginlikten aldığı pay çok az. Türkmenistan 30+trilyon m3 görünür doğalgaz yataklarına sahip. Eskiden Rusya ve İran'a doğalgaz ihraç ediyordu, bu satışlar durdu. Şimdi sadece Çin'e gaz satıyor. 1000m3'ü 160 ABD dolar fiyat ile satıyordu, fiyat şimdi 100 ABD dolara düştü, doğalgaz satış gelirleri azaldı.
Türkmenistan başkanı Gurbanguly Berdymukhamedov(56), 7-Şubat 2017 günü yapılan genel seçimlerde %90'ın üstünde oy oranı ile 3 kez başkan seçildi. Çalışma süresi 5-yıldan 7-yıla çıkarıldı, başkanın 70-yaş sınırı kaldırıldı, Kendisi dişçi (dentist), güzel gitar ve elektronik org çalıyor, 4000 kişiyi bir büyük salona doldurup kendi bestelerini söyletiyor Türkmenistan eskiden Rusya ve İran'a gaz veriyordu, şimdi sadece Çin'e veriyor. Eskiden 40-50 bcm veriyordu. Şimdi ihracat rakamı düştü, doğalgaz fiyatı 1000m3 için 160 ABD dolardan 100 ABD dolara düştü, Afganistan ve Pakistan boru hatları yapmayı planlıyor. Para yok, finansman yok. Eskiden kazandıkları bütçe fazlası ile Aşgabat merkezinde görkemli binalar yapmışlar, ama ortada başka birşey yok. Kalınacak düzgün otel bile sınırlı sayıda. OrtaAsya da kilitlenmiş bir coğrafyada çoğu çöl olan topraklar üstünde yaşıyorlar. Devlet herkese bedava sağlık eğitim ve sosyal hizmet götürüyor. Görünürde herşey var. Yemekte üç öğün balık var. Ama sabahları aradığınızda hala doğru dürüst kahvaltı yok. Çünkü üretim yok, gerçekte hiçbirşey yok. Muhalefet yok. Ortak akıl yok. Tek adam iradesine kalmış ülkelerden biri. Herşey tek adamın kararına bakıyor, geç gelen karar sokaktaki ortalama insana hiçbir zaman ulaşmıyor, hiçbir işe yaramıyor.


---

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


Prinkipo, 14 Şubat 2017