Sunday, September 10, 2006

Terry Fox in Ankara



The 26th Terry Fox Fun Run for Cancer Research took place in Ankara today. I joined the occasion in METU Campus woods. Running Track was for about 8 kilometers

Canadian Ambassador to Turkey Yves Brodeur initiated the run at 12 hours.

Who was Terry Fox? Terry Fox was a young Canadian diagnosed with bone cancer in 1977. While in hospital to have his right leg amputated, Terry was so moved by the suffering of cancer patients that he decided to run across Canada to raise funds for cancer research.

In 1980, Terry embarked on his ambitious journey, running an average of 42 kilometers every day for 143 days. Terry Fox died after a courageous battle against cancer, but his spirit lives on.

Every year "Marathons of Hope" are organized around the world to keep Terry's dream of finding a cure for cancer alive. In 2005, over $37,000 was raised in Turkey.

Before Terry died, he knew that an annual event would be held to commemorate his Marathon of Hope. It would be called, appropriately, The Terry Fox Run.

The first Terry Fox Run in 1981 attracted 300,000 participants across Canada and raised $3.5 million. To date, more than $400 million has been raised worldwide for cancer research in Terry's name.

Each year, thousands of volunteers organize Terry Fox Run events in Canada and around the world.

In Canada, the annual Terry Fox Run is held every September, usually on the second Sunday following Labour Day. In countries outside Canada, the Run is organized at a time that is convenient for organizers.

The Run is a non-competitive event where people get together as individuals, families and groups to raise money in Terry’s name. It is a day of celebrating Terry’s legacy and helping to keep his dream of a cure for cancer alive.

There is no entry fee and no prizes are awarded, although a certificate of appreciation is given when participants complete their journey. Run locations are organized in large urban areas attracting thousands of people and in small, rural communities where just about everybody knows each other. School events tend to be incorporated into the daily curriculum.

The emphasis of the event isn’t on how much you raise, but that you participate in Terry’s memory and help him finish his Marathon of Hope.

As Terry said in 1980:

“If you’ve given a dollar, you are part of the Marathon of Hope .”

I purchased a t-shirt, and met with many of my past business colleagues.

It took 90 minutes for me to complete the 8 km running track.

Next time hopefully in less than 90 minutes.

Next week, on 17th September Sunday, it is going to be held in ITU Campus in Istanbul.

1 comment:

yuvakuran said...

Terry Fox bir Kanadali. 1977 yilinda, henuz 17 yasinda iken kansere (osteosarkom) yakalaniyor. Kanser arastirmalarina destek saglamak icin, ameliyatindan 2 yil sonra, 12 Nisan 1980'de ' Umut Maratonu' adini verdigi kosuya basliyor. 143 gun boyunca her gun 42 km. kosuyor. Ancak hastaligin akcigerlere yayilmasi sonucu, kosusu (ve hayati) son buluyor. Terry'ye destek olan bircok kurulus Terry Fox Vakfini kurarak onun olumunden sonra da Umut Kosusunu devam ettiriyor. Gunumuzde 50'den fazla ulkede, 500'den fazla bolgede her yil Terry Fox kosusu yapiliyor. Yuz binlerce insan kanser arastirmalarina destek olmak amaciyla bu kosuya katiliyor.
Terry Fox Ankara kosusu her yil ODTU'de yapiliyor. ODTU ve ODTU Mezunlari Dernegimiz bu anlamli kosunun destekleyicileri arasinda.

Dernek masasina kaydimizi yaptirdik, Dernegimizce duzenlenen "50. yilda 50 puan" etkinligi kapsaminda 10 puanimizi cebimize koyduk, kosuyu bekliyoruz. "100 YTL'ye Okul " proje grubunda birlikte olduÄŸumuz Sevim Sevgi'yi (Matematik '04) kosunun kilometresi ilgilendirmiyor. TUS'da gorevli, yarim saat kosacak:) Nevres Dabil (Ä°nsaat 98), " Nafi Hocam, surekli pesinizde olacagim, son 100 m.de de bastirip gececegim sizi" diyor. Nevres'in mezuniyet yilina benimkine 16 ekledigimizde ancak ulasabiliyoruz, ote yandan hos bir bicemle anlatisindan biliyorum, surekli basketbol da oynuyor. Antrenmanli yani, hatta cok iyi zipliyor, arkadaslari arasinda en yuksege o firliyor, butun ribauntlari o kapiyor. Sozun kisasi, civa gibi, formunun zirvesinde. Yapar mi yapar; bu iddiasina hemen bir " gorecegiz" cekerek karsilik vermektense " iyi olur, benim de bir tavsana gereksinimim vardi zaten " demeyi yegliyorum.

Kosucularin bol karbonhidrat almasi gerek ama benim gibi kosu sabahi degil tabii. "Oglene midem bos olmamali" dusuncesiyle, sabah hazirladigim tostun boyutlarini yuksek tutunca, ote yandan icinin malzemesini de boyutlarina uydurunca kosunun baslama saatinde bile sofradan yeni kalkmis gibiyim.

Kanada Buyukelcisi Yves Brodeur , Rektor Yardimcimiz Canan Cilingiroglu ve Turk Kanser Arastirma ve Savas Kurumu Baskani Tezer Kutluk'un konusmalarindan sonra, kendimden emin, artik deneyimli bir katilimci olarak basliyorum Terry Fox kosusuna. Zira, parkuru, hangi yas grubunun hangi noktalarda "dusecegini", yokuslari-inisleri, su noktalarini, inislerde kaptirip, yokuslarda "pes" diyenleri :)) biliyorum artik. Nevres'le birlikte konusarak, gulerek, gectigimiz kisilere motive edici laflar atarak:) ilk metreleri arkamizda birakiyoruz. Bu mutlu dakikalarda Nevres gercekten de pesimden ayrilmiyor; ta ki, 1500-2000 m.ye gelinceye, Yalincak parkurunun o "adamin iflahini kesen" yokusunu "cigerlerimizde" hissetmeye baslayincaya kadar. Bu dakikalardan sonra, 98 mezunlarinin temsilcisiyle degil de, - ne de olsa eski toprak – 80'lerin temsilcisi, ODTU'nun eski maratoncularindan Ismail Ceylan (Kimya Muh.'81) ile birlikte kosmaya basliyoruz. Ismail Hoca bu isin bilimini, hatta 42 km.sini yapmis, onu gecmek saygisizlik olur, bu nedenle bir sure sonra yalniz kaliyorum. Yokusu " yikilmadan" bitirip de, Yalincak koyunden saga donup arazinin egimini tersine cevirince "yeniden dogmus" gibi oluyorum. Sag yanimda, asagida alabildigine uzanan ODTU arazisi bitip de, sehirle birlikte baslayan hava kirliligini bile anlayisla:) karsiliyorum. Biraz ileride Yalincak cesmesinin onunde, cok uzaklardan getirdikleri su siselerini elimize tutusturan kizlara buyuk bir sempati ile bakiyorum. Onlari opmek geliyor icimden ama vakit kaybini goze alamiyorum:) Bir de, - nedense - durursam, bir daha baslayamam korkusu var icimde. Oysa, kim bilir, belki de hiz kazanacaktim!:))

Bilkent yonunde, yokus asagi "koyvermis" kosuyorum. Karsida 50. yil goleti. Bundan sonra bir yokus daha var ama az onceki yokusun yaninda hafif kalir. Arkamda tanidik bir ses, baktim Nevres, yetismis bana yine. Hatta oyle bir kaptirmis ki, kahkahalar atarak, gecip gidiyor yanımdan. Icimden, az sonraki yokusta da ayni hizi diliyorum ona ancak bu dilegim ne yazik ki gerceklesmiyor:) Arazinin zirvelerinden birinde, yine eski ODTU maratoncularindan Ismet Besik ( Isletme '81) yetisiyor bana. 28 Mayis'taki 50. Yil Kosusunda da pesimdeydi :) Ismet Hoca. Bahanesi yine ayniydi; bir sure kiziyla kosmus da, falan da, filan da:)) Bir sure halini hatirini sordum, " hocam, benim biraz daha hizlanmam lazim, varis yerinde bekliyorum" deyip ayrildim yanindan:))

Cikistaki kosucu kalabaligini varista goremedim ama merak edilecek bir sey yoktu. Arkadaslarimiz kah yuruyerek, kah kosarak bir bir geliyorlardi. Aksam olmadan tum cikis ekibinin tamamlanacagindan emindik:) Ornegin 65. dakikada Nermin Fenmen (Kimya Muh.'80) geldi. Nermin Hoca, kosunun saat 12'de olmamasi gerektigini, zira havanin cok sicak oldugunu soyledi. Ona hak veriyorum, hava sicak olmasa 1-2 dakika daha erken gelebileceginden eminim:) Katilimcilar icin zaman kisitlamasi yoktu, ornegin Sevim Yalcin (Kimya Muh. '76) hocamiz da 5 km.lik kucuk parkuru 1.5 saatte tamamlamisti. Saniyorum, ODTU makineyi hedefleyen oglu tempoyu oldukca yavaslatmisti:))

Etkinlik cercevesinde duzenlenen hediye cekilisine dek yiyecek-icecek masalari arasinda, bol sivi alarak hem dinlendik, hem de sporun verdigi nese icinde sohbet ettik, kosuyu yorumladik. Nevres edindigi deneyimleri anlatti, zevkle dinledim:)

Berber Hakan'in "bir adet tras" hediyesine, bir de "iki adet tras" ekledigi cekilise gectik. Nevres hem sansli, hem sanssizdi:) Kazandigi hediye Visnelik'te Pazar kahvaltisi olunca, Dernegimiz yonetim kurulu uyesi olarak guzel bir jest yapti ve bu hediyeyi iade ederek cekilise tekrar koydurdu. Biz sansliydik, hicbir hediyeyi iade etmek zorunda kalmadik. Oglumla, elimizde 1070 numarali biletimiz, gozumuzu CimBom formasina dikmistik ama o da sirtinda CimBom formasi olan bir CimBomluya cikti; neyse ki, tasarimi farkliydi.

ODTU'de 29 Ekim haftasinda Cumhuriyet kosusunda gorusmek uzere!..

H. Nafi IPEK, Petrol '82