Wednesday, April 22, 2020

#Covid-19 sonrası

#Covid-19 sonrası dünya nasıl olacak?

Bu günlerde evlerdeyiz, Covid-19 dışında konuşacak başka konumuz yok. Tüm haberler sadece Covid-19 bahsediyor. Her ne kadar küresel yanlış politikalar uygulansa, geç ve eksik kararlar verilse de, olumsuz yorumlar yapılsa da, bütün dünyada eğrisi doğrusuna şans eseri denk düşen oluşumlar yaşıyoruz. Covid-19 salgını her yere ayar veriyor, olması gereken yöne karar vericileri zorla itiyor.
Yeni nesil F35'lerin S400’lerin, büyük uçak gemilerinin sert gücüne artık gerek kalmadı. Salgın korkusundan inşaat ihalelerine, otoyollara köprülere ödemeler ertelendi. Kısıtlı kaynaklar hızla şehir hastanelerine yönlendirildi, yarım inşaatlar hızlandırıldı. İstanbul Anadolu Başıbüyük ve Avrupa yakasında Başakşehir Şehir hastaneleri hızla açıldı. Arçelik Aselsan Odtü üretimi ICU yoğun bakım üniteleri seri imalatı hızlandı, yeni hastanelerin ihtiyacı olan sağlık personeli eski hastanelerin genç kadrolarından alındı, aile hekimleri ve taşra hekimleri görevlendirildi, Ankara Etlik şehir hastanesi inşaatına kaynak sağlandı. Haftasonu sokağa çıkma yasağı ile enfeksiyon yayılımı hızı kesildi. Genç nüfusun sürü bağışıklığı avantajı devreye girdi.
Tüm sınırlar kapatıldı, güneydeki göçmen kaplarındaki salgın, göçmenleri hızla Suriye’ye geri dönmeye zorladı. ABD'nin salgına hazırlıksızlığı tüm sistemi salladı. İngiltere'de Başbakan Boris Johnson karantinaya alınınca görev İngiltere doğumlu çok iyi eğitimli hazine bakanı Hint asıllı Rishi Sunak'a kaldı.
Rusya'da Vladimir Putin durumun ciddiyetini yeni yeni anlıyor, öğreniyor. Korona, Vatikan'in ve diğer din kurumlarının kırılmaz inadını bile yendi. Saudi’ler bu yıl haç umre programlarını hepten iptal ettiler. Kimseyi kutsal mekanlara almıyorlar. Kadın sağlık personeli ihtiyacı yüzünden kapalı çarşaf zorunluluğunu kaldırdılar.
Almanya'da Angela Merkel akademisyen hassasiyeti ile Almanya’daki salgını kontrol altına aldı. 2012 Robert Koch Enstitüsünün salgın tahmin raporunu ciddiye alan ve gerekli önlemleri uygulayan Almanya'da kayıp sayısı diğer ülkelerden az. Sağlık konularında gerekli yatırımları yapan, acil kapasitesi yüksek cihazları hazır olan Almanya kurtardı sayılır. Almanya salgın kurallarını bugünlerde biraz gevşetti, tarlalarda fabrikalarda basit ağır bedensel iş yapacak işçi girişini kolaylaştırdı, DoğuAvrupadan en son 100bin sağlıklı kontrolden geçmiş genç işçi Almanya'ya giriş yaptı. Bunlar salgından korkmayan daha iyi hayat beklentisi olan gençler, çoğu açık havada tarım arazilerinde veya korunaklı sağlık merkezlerinde vasıfsız işlerde çalışacaklar. Almanya'da ortalama yaş 49, ağır iş yapacak genç insan yok. Çoğu Alman bilgisayar ile ofis işi yapıyor. Onlar da büroya gitmeden evlerinden çalışıyorlar.
Dünyada petrol fiyatları düştü, üretim var talep yok, üretimi depolayacak yer yok, üreticiler "aman alıp depolasınlar" diye, alıcıya üste para vermeye başladılar. Petrol fiyatlarına indeksli doğalgaz fiyatlarında yakında büyük indirimler bekleniyor.
Artık yeraltı madenlerinden kömür çıkartılamayacak. Bundan sonra zor. Termik santraller atıl kalacak. İnsan gücü istemeyen rüzgar güneş, hidro kaynaklar önem kazanacak. Covid-19 sonrası tümüyle yenilenebilir enerji odaklı kaynaklara döneceğiz. Yatırımlar hızla yenilenebilirlere akacak.
Avrupalılar tatil rezervasyonlarını iptal ettiler, erken rezervasyon geri ödemeleri otel uçak firmalarını iflasa götürdü. Lokantalar kafeler barlar kapalı mekanlar kapandı açılması uzun zaman alacak. Açıldıktan sonra bile uzun zaman kimseler gitmeyecek. Uçaklar sadece acil tahliye ve sağlık malzemesi taşımalar için kullanılmaya başlandı. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı bitti, karayollarında sadece yiyecek kamyonları çalışıyor. Bu salgın mükerrer mütasyonlarla en az 2-3 yıl sürecek, sonunda dünya bambaşka olacak, içe dönük kapalı yaşamaya alışkın yeni alışkanlıklar edineceğiz.
Covid-19 salgın süreci devam ediyor. Evde kapalı kalma durumunun dördüncü haftasını bitirdik. İyimser siyasi açıklamalar var ama gerçekçi akademik yorumlar bu sürecin Haziran sonuna kadar devam edeceğini, hafiflese bile gelecek yıl mütasyon görmüş yeni dalgalarla beraber 1-2 yıl süreceğini söylüyor. 1918 İspanyol gribi aynı şekilde mütasyonlarla 1919-1920 yıllarında daha sert sürmüştü.
Sınırlarımızı kapatmak çok önemli bir karardı. Özellikle İran, Irak, Suriye sınırları salgının durdurulması açısından çok önemliydi. İran ve Ortdoğu üstünden enfekte olan insanların yurdumuza girişi çok tehlikeli idi.
Öte yandan salgının Rusya, Bulgaristan, Yunanistan, Gürcistan içinde de arttığını duyuyoruz.
Salgının varlığı hiçbir savaş silahının gücüne benzemiyor. Covid-19 salgın sürecinde Amerika'nın ağır üstün yeni modern silah gücünün hiç bir anlamı kalmadı. İtalya, İspanya, İngiltere hiç iyi değil. Kurtulmaları zaman alacak.
Pasifik Guam adası yakınlarında bulunan Amerikan USS Roosevelt uçak gemisinde 4000 uzman asker var, ama kaptan dahil önce 150 sonra 500 asker salgın enfeksiyonu pozitif test gösterince koca savaş gemisi nerdeyse çalışmaz savaş yapamaz hale geldi. Aynı şekilde Akdeniz'de bulunan Fransız deGaulle savaşgemisinde 1700 askerin 1000'i hasta. Pilotlar hasta olursa, askerler hasta olursa, savaşacak kim kalıyor?
Yeni nesil F35 savaş uçağının, S400 füzelerinin, uçak gemilerinin hiçbirinin önemi kalmadı. Lüks otomobiller, özel uçaklar, villalar bütün bunların hiçbir anlamı yok. Hiçbir silah kullanmadan tüm ülkeler virüs'e yenildi, sokaklar caddeler bomboş kimseler yok.
Covid-19 sürecinde küresel ortamda felç olan dış politikaları yeniden gözden geçirmekte fayda var. Covid-19 sonrası yeni dünya ilişkilerini yeniden çizmek lazım. Covid-19 sonrası dünya şimdiden öngöremeyeceğimiz yepyeni bir başka düzen olacak.

Ankara, 21 Nisan 2020

Saturday, April 04, 2020

Korona Günleri

Merhabalar

Bugün 4 Nisan 2020 cumartesi, saat 15:00 Ankara Bilkent evdeyim.

Home office kurdum, odama kapandım, internette sosyal medya dolaşıyorum, facebook, linkedin, tweeter, academia, gmail, canım makale yazmak istemiyor. Ne yazabilirim, ki?

sabah internet gazetelerini okudum. youtube standup show'lar izledim

Metropolitan operada Georges Bizet'in "inci avciları "operası var, muhteşem bir eser akşam tümünü izlemeye niyetliyim

netflix filmleri iyi oluyor, iki saat kaptırıp gidiyorsun,
migros sanal marketten dün sipariş yaptık, yarın sabah eve getirecekler,

çocuklar ile whatsApp yazışma yaptık, büyük burda yakınımda, küçük Berlin'de ama sanki her ikisi de aynı mesafede imiş gibiler, aynı whatsapp gurubunda mesaj alıp veriyoruz

yakınlarımızda covid19 belirmeye başladı, Bilkent-2 de f1 apartman görevlisin ailesinde tesbit edilmiş , çocuklar hastanede, anne baba evde, ev dezenfekte edilmiş, karantinaya alınmış

bilkent-3 bakkalının çırağında covid19 tesbit edilmiş, kimse ordan alışveriş yapmıyor

kapı önüne bile çıkmıyoruz

çorba kaynatıp içiyoruz, biraz da sebze ve bakliyat, ben zaten et yemiyorum

migros sanal marketten gelen yiyecekler arka mutfak balkonunda 24-saat bekliyor, sonra hepsi yıkanıyor, dolaba alınıyor

dışarı çıktıysak, ayakkabı ve elbiseler yıkanıyor,

korona günleri sürüyor, slm



Sunday, January 26, 2020

Sevil Berberi, Ankara Operasında



Sevil Berberi, Gioachino Rossini

İtalyan besteci Gioachino Rossini'nin (1792-1868) "Sevil Berberi" operasını 22- Ocak 2020 gecesi Ankara operasında seyrettik.
Rossinini'nin bu çok sevilen eseri ilk defa 1816 yılında Roma Teatro Argentina'da sahnelenmiş. Çok sevilmiş günümüzde her yıl çok sayıda operada sahneleniyor. Müzik hoş güzel melodik. Konu eğlenceli bir aşk hikayesi. Figaro karakterinde bariton Cem Beran Sertkaya, Rosina soprano Esra Çetiner, Kont Almaviva tenor Barış Yanç çok güzel seslendirme yaptılar. Emre Ulucak, Yiğitcan Tatlıoğlu, Evren Gökoğlu, Mert Özdemir, Noyan Coşgun diğer karakterlere ses verdiler.
Dekor ve Kostümler tasarım (Gülden Sayıl) çok güzeldi.
Rejisör Ayşe Dağıstanlı Parlar eseri sahneledi. Orkestra şefimiz Murat Cem Orhan, orkestrayı yönetti. Güzel bir sahneleme olmuş kaçırmayın.

Ankara 24 Ocak 2020

Saturday, January 25, 2020

Aida Operası Ankara Operasında




Aida, Giuseppe Verdi, Ankara Operasında, 18-Ocak 2020

Ankara operasında 18-Ocak 2020 cumartesi akşamı Giuseppe Verdi'nin (1813-1901)'nin Aida operasını seyretme imkanı bulduk.
Aida ilk defa 1871 yılında Kahire Hidiv Opera binası ilk açılışında sahnelenmiş. Hidiv, Verdi'ye bu eseri sipariş ederken, standart 50 bin Frank yerine 150 bin Frank vererek onu razı etmiş. Eser Milano LaScala, ve Paris operalarından sonra birden çok popüler olmuş, her yıl dünyanın her tarafında tekrar tekrar sahnelendirilen bir eser olmuş.
Aida operasının konusu Mısır papürüslerine binlerce yıl önce yazılmış bir hikayeye dayanıyor. Eski Mısır tarihi ile uğraşan arkeolog ve bilimciler 1900lerin başında tarihi papirüs yazılarını modern dillere çevirmişler, bunlar daha sonra roman, tiyatro yapılmış. Giuseppe Verdi, Aida hikayesini çok beğenmiş, onun için önce küçük bir müzik parçası, daha sonra üvertür yapmış, sipariş gelince bu melodileri çoğaltmış, büyütmiş, dört perdelik muhteşem bir operaya dönüştürmüş.
Yazarınız operayı izlemeden önce evde işyerinde arabada CD ile saatlerce müziği dinledi, kulağını zihnini alıştırdı, melodileri ezberledi.
Aida karakterinde soprano Feryal Türkoğlu, Amneris MezzoSoprano Ezgi Karakaya birbirleri ile yarışırcasına harika seslendirme yaptılar. Ramades Tenor Koray Damcığlu, Amonasro Eralp Kıyıcı muhteşemdiler. Ramfis Şafak Güç, ayrıca Erdem Baydar, Emre Pekşen, Evren Gökoğlu diğer baş karakterlere ses verdiler.
Zengin Dekor tasarım (Özgür Usta), etkileyici tarihi Kostümler (Savaş Camgöz- Gürcan Kubilay) çok güzeldi.
İtalyan Sahne Yönetmeni Vincenzo Grisostomi Travaglini, yılların tecrübesini sahnede gösterdi. Orkestra şefimiz Can Okan, orkestrayı muhteşem yönetti. Salon dolu, balkon dolu, her iki yan ayakta izleyicilerle dolu. Eser bitti, hepimiz beraber ayakta uzun uzun sanatçıları alkışladık. Muhteşem harika inanılmaz güzel bir gece yaşadık.
Aida operası bu sezon Berlin, Sydney, Brisbane, Beijing, Toronto, Viyana, Minsk, Bolşoy sahnelerinde yer alıyor. Verona opera festivalinde, Kahire, Astana operasında ayrıca sahnelenme yapılıyor.
Bu sezon Ankara operasından sonra, 3000 kişilik Ankara Congresium sahnesinde olacak. Daha sonra İstanbul Zorlu PSM ve Antalya Aspendos sahnelerinde yer alacak.
Muhteşem bir sahneleme olmuş kaçırmayın.

Ankara 24 Ocak 2020
---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Bu makale "Odtü'lüler Bülteni" dergisi Opera sayfası için yazılmıştır.

Monday, January 13, 2020

#ElizabethWarren



#ElizabethWarren ABD Başkanı olabilir mi?
Demokrat Parti Başkan adayı Elizabeth Warren (70), Borçlar ve özellikle İflas hukuku konusunda uzman Harward Üniversitesi Hukuk Profesörü, Oklahoma City doğumlu. Beş kitabın yazarı, altı adet kitabın içeriğine katkı vermiş, 2013 yılından beri ABD Senatosunda Massachusetts Senatörü. Donald Trump ile kamuoyu araştırmalarında başabaş gidiyor. Şimdilik iki Demokrat aday Joe Biden ve Bernie Sanders'in az arkasında görünüyor. Başkan Obama'nın iki dönem yardımcısı Joe Biden'in fazla ciddi vaadi yok. Bernie Sanders 2016 seçimlerinde Hillary Clinton'u geçebilseydi başkan olabilirdi, şimdi çok yaşlı, başkan olabilmesi çok zor.
Elizabeth Warren Harward üniversitesinin çok sevilen hukuk profesörü. Youtube konuşmaları seçmenlere çok etkileyici geliyor. İki evlilik yapmış, ilk evliliğinden bir kız bir erkek iki çocuğu var. Önce sağlam bir akademisyen kariyer yapmiş, sonra Temsilciler meclisine sonra Senato'ya girmiş.
Orta sınıfın zorluklarını kendi çocukluğundan biliyor. İyi bir işi olan babası kalp krizi geçirince çalışamaz olmuş, annesi Sears katalogtan satış yapan şirkette asgari ücretle işe başlayınca aile zorunlu masraflarını ödeyebilir olmuş.
Üç erkek kardeşten sonra doğan tek kız çocuğu. Aile içinde çok eskiden bir Amerikan yerlisi kanı olduğu konuşulurmuş. Üniversiteye girerken kendi etnik kökenini "Amerikan Yerlisi" olarak deklare etmiş. Bunun bir yararı olmamış, bir pozitif ayrımcılık sağlamamış. Ama Donald Trump 2016 seçim öncesi tartışmalarda Elizabeth Warren'ın geçmişine gönderme yaparak , kendisinden alaycı bir şekilde "Pokohantas" diye sözetmiş. Pokohontas 16. yüzyılda yaşamış bir Kızılderili kabile reisinin güzel kızı. Zamanında Avrupa'ya seyahat yapmış, İngilizce öğrenmiş, orda evlenmiş. Disney şirketi kendisi hakkında eğlenceli bir karton çizgi film yapmış.
"Pokohantas" alayına maruz kalınca, Elizabeth Warren kendisi ile ilgili olarak DNA gen testi yaptırmış. Test sonuçlarında büyük oranda Avrupa geçmişi olan ancak 6-10 kuşak öncesinden biraz Amerika yerlisi gen izleri bulunan sonuç çıkmış.
Donald Trump 1-milyon ABD Dolar iddiayi Elizabeth Warren'ın önereceği sosyal yardım kuruluşuna yatırma taahhüdünden yan çizmiş. Bu arada Amerikan Yerlileri Elizabeth Warren'ı sert eleştirmişler. "Genlerinde az miktarda Amerikan Yerlisi izleri bulunan bir kişi öyle kolay Amerikan Yerlisi kültürüne sahip olamaz, ayrıca kabilede yaşaması yerli kültürüne sahip olması gerekir" demişler. Elizabeth Warren bu konuda onlara hak vermiş ve onlardan özür dilemiş.
Elizabeth Warren çevreci, fosil yakıtlı santral sahibi şirketlerden ve büyük ticari bankalardan seçim bağışı kabul etmiyor. ABD orta gelir kuşağına daha adil vergi vaad ediyor.
ABD ekranlarında Demokrat Başkan adayları arasında TV tartışma programları (Debate) devam ediyor. Destekleri azalan adaylar yarışı bırakıyorlar. Öne çıkan adaylar arasında tartışmalar sertleşiyor.
Donald Trump, Cumhuriyetçi partinin tek adayı. Hakkında Demokratların çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinden Ukrayna skandalı konusunda adaleti engellemek konusunda soruşturma kararı çıktı ama Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'dan geçmeyecek. Her ne kadar uçuk kaçık medyatik tavırları ile eleştri alsa da ABD seçmeni için daha radikal kararları ortaya koyuyor. Bizlere ters gelse bile ABD seçmeni için çok cazip kararlar bunlar. Kayıtsız yabancı göçmenlerin kendi yurtlarına iadesi, ABD orta bölgesindeki kömür madenlerinin daha çok işletilmesi, ABD seçmenine daha çok iş imkanı sağladı. Son dört yıl içinde işsizlik azaldı, enflasyon düştü, ABD dış ticaret dengesi düzeldi.
Donald Trump, ABD için dış dünyadan daha uzak izole, daha kendi içine dönmüş, yabancı topraklarda macera aramayan bir siyaset vaad ediyordu. Ancak her ne kadar asker çekme planlasa da, Suriye, Irak, Afganistan savaşları hala devam ediyor. Iranlı komutan Qassem Souleimani suikastının tetiklediği diğer olayların faturası kendisine kesilecek. Cumhuriyetçi parti destekçisi Amerikan silah üreticileri bizim coğrafyaya bol konvensiyonel silah satıyorlar.
Güney sınırımızdaki savaş ile başbaşa kaldık. Arkasından Libya geliyor. Doğu Akdeniz münhasır ekonomik alan restleşmesi devam ediyor.
ABD'ye girişler zorlaştı. ABD Vizesi almak zorlaştı, ABD ile iş yapmak zorlaştı. Enerji santral ekipman satışlarında bir problem yok. Paranız varsa, finans bulabiliyorsanız, ABD üreticileri size her zaman gaz türbini, buhar türbini, buhar kazanı, yazılım, tasarım satarlar. Ancak kontrat görüşmelerini ABD içinde yapmanız zorlaştı.
Bu kadar karikatür, resim, heykel Donald Trump için işe yaradı, çok popüler oldu. TV ve sosyal media'yı iyi kullanan Donald Trump yaklaşan 3-Kasım 2020 ABD Başkanlık seçimlerini tekrar kazanabilir.
Bizce onun en güçlü rakibi Demokrat Senatör Elizabeth Warren olacak.
---
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.
Prinkipo, 14 Ocak 2020