Friday, November 02, 2012

Project evaluation


Dear Colleagues, Dear Energy Professional,
We recently evaluated a new investment opportunity at Amasra county of BARTIN province, on the North West Black Sea coast of Turkey close to a touristic small fishermen's village.  Below is the brief "Executive Summary" for an international project financing institution in draft format.


Investor discloses that they have received a longterm leasing contract from Turkish Bituminous Coal Enterprise, with predicted capacity of 780 million tons at -740 meters below sea level/ underground/ undersea bed basin on the North West Black Sea coast for 49 years.


They predict that they may exploit at least 500 million tons economically, to generate an income of 50 billion US Dollars equivalent. That is approximately 100 US Dollars per metric ton of 6000 kcal/kg LHV bituminous coal, which makes approximately >3.81 US Dollars per MMBTU. That figure is too expensive. It would be reasonable to reduce that figure to 70 USDollars per Mton.


We know that current imported coal spot market figure is floating around >80 USDollars per MetricTon of similar calorific value, CIF delivery at BlackSea Coast, that is approximately 3.01 US Dollars per MMBTU. Australian FOB delivery at NewCastle port, as of October 2012 is 107 US Dollars per metric ton for 12,000 BTU per pound HHV coal, that is 3.21 USDollars per MMBTU.


So available local bituminous coal is more expensive than imported coal, also more expensive than local lignite which has >2.00 USDollars per MMBTU, hence more and  more expensive than local poor quality Elbistan coal which has plant delivery of price >1.10 US Dollars per MMBTU. Do not expect Russians charge you cheaper. Russians check the world spot price, and make calculations for C&F delivery at your plant site, then charge you the same. They are excellent business people.


Hence in site presentation, Investor also advises that they have 2.5 billion USDollar budget for 2000 MWe total output plant electricity generating capacity of two plants 2x660 MWe, and 1x660 MWe respectively.


That reveals that  their ball-park budget is 1250 USDollars per installed kw thermal power plant. We know that Western reputable companies are not interested for such low budget projects with such high capacity thermal power plants. Their plants are equipped with high-tech ESP and FGDs to avoid any local reaction or any environmental difficulty.


Western companies expect a ball-park project budget more than 2000 US Dollar per kw installed capacity in order to get interested in the investment project. Their expected life-span is more than 30 year operation.


For such a low budget, you may expect to receive interest from Far East suppliers, with low budget, short life span, low quality/ no or limited spare/ limited redundancy boiler island designs.


Investor discloses that they plan to employ >11K employees in the plant. If that 11K is for the number of coal workers, that means it is labor intensive underground coal mine working, so we expect labor intensive manual work conditions at high casualty with limited mechanization. If 11K figure is only for the thermal power plant, then we may presume that one zero is erroneously added, hence we expect that the figure should be around 1100 for such size new modern thermal power plant. 


We are not sure if this project would be feasible, if the project will attract any foreign financing other than Exim Bank of the low cost Far East supplier's country, if the project will pass the environmental impact assessment procedures in the long term. They are preparing to apply to the Ministry of Environment for EIA approval prior to their investment license application from the Local Regulatory Board, EMRA.  However, since EIA permission has not been granted yet, prior to their EIA application, they will be organizing a "Public Information Meeting". 


Those companies, who are ignorant of local environmental concerns, local workforce employment expectations, neglecting local engineering contribution, neglecting environmental limitations, will surely deserve the highest level of local resistance in legal platforms. 


They will have too much of a headache during project execution; therefore, the project finance institutions should make their risk assessments carefully; otherwise, they pay the consequences heavily.


We would like to  warn them not to make any technical mistakes in their power plant design, avoid incorrect selection of the necessary equipment, and wish them to operate the plant for many years, to generate electricity which will push our economic prosperity. With best regards.


Haluk Direskeneli

Tuesday, July 03, 2012

SOYKIRIM? Hangisi??


Tarihe Bir Bakış,

Değerli Okurlarım,

1912-13 Balkan savaşlarında nerdeyse tüm Balkanlar boşaldı. Anneannem Fatma Müzeyyen Hanım 12 yaşındaydı, ailesi Saray Bosna'dan bir sabah her şeylerini bırakıp yola çıktılar, kış ortasında üç bin mil yürüdüler,

İstanbul’a vardıklarında anneannemin yanında sadece teyzesi vardı. İstanbul’a daha önce gelmiş akrabaları vardı, onların yanına sığındılar.

1890 doğumlu Abdullah dedem 1906’da Isparta Rüştiye'sini bitirince askere alındı, 18-yıl bütün savaşların içinde yaşadı, önce Hicaz, sonra Balkan savaşı, Çanakkale'de de vardı.

İşgal altında Üsküdar Jandarma Karakol İnzibat Subaylığı yaptı, Sakarya'da kasığından mermi yarası aldı, Dumlupınar'da savaştı.

Muharip gazi olarak İstiklal Savaşı madalyası ile 1924'te askerden ayrılırken Mülazım-Sani rütbesine ulaşmıştı, sivil hayata alışması zor oldu, kalan hayatını PTSD (Post-Traumatic Stress Disorder=Travma sonrası stres hastalığı) içinde yaşadı.

Babaannemin babası Rafi Efendi 1912 Balkan savaşında genç yaşında Edirne savunması siperlerinde şehit oldu. Bizden önceki kuşaklar anasız babasız büyüdü.

1915'te tatsız ve acı olaylar yaşadık, öylesine tatsız ki yeni Türkiye Cumhuriyeti bunları unutmak, tarihinde yeni bir sayfa başlatmak istedi. 1915'te Atatürk Çanakkale savaşları içinde idi.

1915 olaylarına karışanlar daha sonra Cumhuriyet'in yöneticileri oldular. Siyasi irade bu tatsız olayların üstünü örtmek istedi. Ama acıyı ailelerinde yaşayanlar hatıraları kuşaktan kuşağa aktardılar, dokümante ettiler, kendi yazılı tarihlerini yazdılar.

Bunlar bugün bizce tarih oldu, ama acılar korkunç yaşandı.


1919-1922 arası Batı Ege'de her yer işgal edildi. Halide Edib Hanım’ın savaş sonrası sıcağı sıcağına İngilizce olarak yazdığı hatıralarında anlattığına göre, Batı Anadolu/Ege'de nerdeyse öldürülmemiş erkek nüfus, tecavüz edilmemiş kadın, işkence görmemiş çocuk, genç, ihtiyar kalmamıştı.

2. Dünya savaşına basiretli yöneticilerimiz sayesinde girmedik, ortalık birbirine girmiş iken savaşın dışında kaldık. Cumhuriyet kuşakları büyüdü çoğaldı, başta 13 milyon olan nüfusumuz bugün 80 milyona yaklaştı.

1922'lerde 4 milyon, bizden giden 2 milyon mübadil ile toplam 6 milyon nüfusu olan Yunanistan kendini 2.Dünya savaşının içinde buldu. Bugün nüfusu ancak 14 milyon.

Son yıllardaki yüksek büyüme hızımız biraz da 20+ nüfusumuzun artması ve bu nüfusun iş hayatına katılması yüzündendir. 2005 yılında "15-64 yaş" aralığındaki nüfusun toplam nüfusa oranı %25 iken, bugün aynı oran %29. "0-15" yaş oranı düştü, "15-64" oranı arttı. Yani daha az çocuk, daha çok çalışanımız var. Daha çok çalışan nüfusa daha çok istihdam lâzım.

Nüfusumuzun yaş ortalaması bugün için 29, ancak seçmenimizin eğitim ortalaması ancak 5.sınıf. Yaklaşık aynı nüfuslu Almanya'da nüfusun ortalama yaşı 46, seçmenin ortalama eğitim seviyesi 12 yıl. Demokrasi için ortalama nüfus olarak liseyi bitirmemiz lazım. 2.Dünya savaşı içinde ve sonrasında asıl büyük soykırım Avrupa'da ve Uzak Doğu'da yaşandı. Tarihi inceleyin.

Almanlar 1941de esir aldıkları 2.8 milyon Rus askerini kamplarda aç bırakarak öldürdüler. Savaş 1945te bitmedi, 1950ye kadar nerdeyse tüm esir Alman ordusu yok edildi.

Ruslar savaş sonrası esir aldıkları Alman askerlerini (2milyon) Sibirya kamplarında harcadılar.

Amerikalılar Eisenhower'ın emriyle savaş sonrasında kurdukları kamplarda 1.9 milyon genç Alman askerini (DEF) korunmasız ortamda açlıkla yok ettiler (Eisenhower's holocoust).

Çekler, Polonyalılar kendi bölgelerindeki kendilerinden olmayan azınlıkları alenen ortadan kaldırdılar. Uzak Doğu'da Çinli ve Japon nüfus çok büyük kayıplar verdi.

Toplam 50 milyondan fazla insan öldü.

Bütün bunlar oldu, bitti, aradan 65 yıl geçti kimse artık konuşmuyor, ortalık sakinleşti, 1912 Balkan göçlerinde ölen ve kaybolan, 1915-1918 arası Doğu Anadolu'da yok olan insanları herkes unuttu.

Ancak yabancı topraklarda etnik kimliğini sonraki kuşaklarda devam ettirmek isteyen Diaspora'lar konuyu tarihe bırakmadılar.

Kan davası halinde basında, medyada, TV’de, internette, özellikle akademik çevrelerde ve iş hayatında her gün hala sürüyor.

ABD'de (ve Avrupa'da, özellikle Fransa'da) bir üniversitede okuyacaksanız üniversitenizi iyi seçin. Akademik listelerde hocaların isimlerine iyi bakın, eski Osmanlı azınlıklarından varsa oradan kaçın.

Dikkat etmezseniz iyi seçmezseniz diploma alamazsınız, MSc ve PhD yaparken sürünürsünüz.

Bu yazdıklarım birilerini ya da bir yerleri kötülemek için değil! Bunlar hayatın gerçeği, bizim kuşağın başına geldi, siz kendinizi koruyun.

Aynı şekilde iş ilişkilerinizde de beraber iş yaptığınız yabancıların isimlerine çok dikkat edin.

Bir ortak girişim(JV) Türk- Amerikan şirketinde elimizde çok kârlı bir enerji / termik santral projesi vardı. Projede benimle çalışan isimler Amerikalı idi, ancak biraz tarayınca, kendilerinin veya anne-babalarının Amerikan vatandaşlığına geçerken Anglo-Sakson isimler aldıklarını öğrendim.

Proje çalışmaları gereksiz nedensiz olarak devamlı yokuşa sürülüyordu. Çok iyi kâr bırakacak iş sonunda battı. Benden söylemesi. En derin saygılarımla

HalukDireskeneli at gmail dot com

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

2012-10-23


Sunday, April 22, 2012

2006 paneli


Türkiye'nin güncel enerji sorunları Paneli, 2006, OdtüMd Vişnelik.

Thursday, April 19, 2012

OdtuMIst Istanbul ODTU Mezunlari Enerji Komisyonu

Degerli arkadaslarim

İstanbul OdtuMIst  yeni Yönetim Kurulu  Genel Sekreteri Sn Mehmet Rasgelener'in onerisi ile istanbul OdtuMIst bunyesinde enerji komisyonu kurma calismalari baslamistir

Oncelikle uygun cumartesi gunleri  enerji panelleri duzenlenecektir, Ankara OdtuMd olarak istanbul toplantilarina firsat oldukca katilmayi arzu ediyoruz

Istanbul OdtuMIst enerji komisyonunun teknik/ hukuk/ burokratik konular otesinde finans/ yatirim/ konularinda etkin olmasini bekliyor ve umuyoruz

Bu panellere devam sonrasi yeterli uye sayisi oluştuğunda, OdtuMIst enerji komisyonu haftalik olagan toplanti calismalari başlayacaktır

Katki koymak isteyen Odtu mezunu uyelerimizin "M.Rasgelener@gmail.com" email adresi ustunden iletisim kurmalarini tavsiye/ rica ederiz

Slm & saygilar

Haluk Direskeneli- via iPodTouch

Saturday, April 14, 2012

Hangi kömür ucuz?






Değerli Okurlarım,

Öncelikle bir önceki makalem sonunda yazdığım notu bu defa en başta tekrar edeyim. Biz köşe yazarları siz değerli okurlardan yorum almazsak yazamayız. Yorumlarda bir olumlu yoruma, yaklaşık 10 olumsuz yorum gelir, normaldir, benim için bu olumsuz yorum miktarı belki daha yüksek olacak, biliyorum, ancak bizi yorumlarınız ile yönlendirmezseniz biz yazamayız. Donar kalırız.

E-posta, tweet, e-groups, web, linkedin, facebook üzerinden yorumlarınızı bekliyoruz. Çekinmeden gönderin, yazın, eleştirin, tam aksine makalemizi okuduğunuz için/ yorum yazdığınız için çok memnun oluruz.


Gazete haberlerinde ithâl kömürün ucuz olduğuna dair yorumlar okudum. Yurdumuzda yerli ve yabancı yatırımcılar çok ucuza ithal kömür yakan termik santral yatırımları yapıyorlar, yatırımlarının gerekçesini de ithal kömürün çok ucuz olmasına bağlıyorlar. Doğru mu?



Bu soruya hemen "Doğru" veya hemen "Yanlış" diye cevap vermek çok zor. Neden zor? Çünkü bu durum bir kumar.

İthâl kömür fiyatları piyasa arz-talep durumuna göre zaman içinde artabilir. Üst ısıl değeri 6600 kcal/kg HHV veya 12,000 BTU/lb HHV olan spot piyasa ithâl kömürün fiyatı önceki yıllarda olduğu gibi MetrikTon başına termik santral liman teslimi 200 US Dolar olabilir veya tersine fiyat çok düşebilir.



Bugün güney sahilimizde çalışan bir ithâl kömür santrali var, kömürü deniz aşırı ülkelerden geliyor, ancak Avrupa finansman bağlantılı, kömürü satan ihracatçı ülkelerin büyük dış borçları var, bir anlamda barter (=takas) yapıyorlar.

Fiyatlar ikili anlaşmalarla uzun dönemli sabit tutulmuş, kömür fiyatlarının spot piyasada serbest kalacağı zaman zaten yabancı firmalar herhalde santrali yerli ortağa satıp gidecek,

Yabancı sermayenin yatırım yaptıktan sonra yatırım projesinde kalma süresi en fazla 5 yıldır. Parasını geri alır, hisse payını satar başka yerde başka proje geliştirmeye gider.


Bu santralin çevre normlarına uygun örnek santral olmasının sebebi, Alman Yeşiller partisinin bir dönem koalisyon ortağı olması ve Avrupa Çevre normlarını, Avrupa Birliği Çevre kanunlarını piyasaya sert oturtabilmesi yüzündendir.

Santral Avrupa sermayesi ile kurulduğundan Avrupa Çevre normlarına uygun, bu yüzden biz Türk mühendislerinin bugüne kadar hayatlarında görmedikleri büyüklükte toz tutma (elektro static precipitator- ESP) filtrelerine ve baca gazı kükürtsüzleştirme (flue gas desulphurisation- FGD) ünitelerine sahip,

Günde 24 saat, yılda 365 gün (bakım hariç) hep çalışıyor.



Büyük elektrostatik toz filtreleri, çok büyük baca gazı kükürtsüzleştirme tesisleri bize şaka gibi geliyor. Aslında olması gereken de bu.

Keşke bizde de Yeşiller partisi koalisyon ortağı olabilse ve çevre mevzuatı düzgün çalışabilse. Çevre kirlenmese, çevre tarım insanı mağdur olmasa.


Satın alma birimleri dünyanın her yerinde, her zaman her şeyin en ucuzunu almak isterler. Bu yönlenme ile en ucuza çoğunlukla her şeyin en kötüsünü alırlar. Bu yüzden yatırımcının çok iyi teknik - ticari ve hukuki danışmanlarla çalışması gerekir.

Bizdeki çoğu uygulamalar gibi, 3-5 sayfalık yatırım kontratı olmaz.

Yabancı yatırımcının ciddi danışmanları yüzlerce sayfa fizibilite- yapılabilirlik, durum tespiti (due-diligence) raporları hazırlarlar, kontratlar binlerce sayfaya ulaşır.


Gelelim ithâl kömürün gerçek fiyatına. Biz "termikçiler" yakıtın fiyatını "1 milyon British Thermal Unit BTU (MMBTU)" cinsinden ve üst ısıl değerden hesaplarız.



Kasım 2012 tarihi itibari ile 6000-6600 kcal/kg üst ısıl değeri (HHV) veya 12,000 BTU/lb HHV olan  ithal kömürün bugün dünya piyasaları spot fiyatı RichardsBay-Guney Afrika, NewCastle-Avustralya veya Rotterdam teslim MetrikTon başına FOB 70-80 US Dolardır

Üstüne %6-8 FOB-CIF liman teslimi taşıma masrafı ekleyin ve 1 milyon BTU karşılığını hesaplayın. Düz orantı aritmetik size sonuç 3.00-3.20 US Dolar/MMBTU çıkar.



Öte yandan Afşin-Elbistan kömür sahalarında 1000- 1150 kcal/kg (LHV) alt ısıl değerli yerli kömürün maden ağzı fiyatı ton başına 7.50- 8.00 US dolardır. Bu da size "1 milyon BTU" için 1.10 -1.20 US Dolar/ MMBTU birim fiyat verir.


Manisa Soma'da, merkez ocak 2100 kcal/kg alt ısıl değerli yerli kömürün maden ağzı fiyatı ton başına 24.00 US dolardır. Bu da size "1 milyon BTU" için 2.00 US Dolar/MMBTU birim fiyat verir.



Çayırhan, Seyit Ömer, Kangal, Soma, Yatağan kömür fiyatlarını da kontrol edin, fiyat "1 milyon BTU" için 2.00-2.50 US Dolar civarındadır.

Kamu santrallerinde yakıt fiyatı çok düşüktür. ABD'de kömür esaslı termik santrallerde,  kömür fiyatının 2.00 USD/MMBTU altında olması beklenir/istenir.



Öte yandan bizim yerli kömürde çok kül, çok su vardır. Bu yüzden toplam randıman ithal kömürlü pülverize kömür santrallerine göre %10 düşük olabilir,

Ama bu hiçbir zaman yerli kömür lehine fiyat avantajını değiştirmez.



"Rusya ithal kömür fiyatları ucuz" deniyor, Rusya'nın ithal kömür satış fiyatları hiçbir zaman dünya ithal kömür fiyatlarından daha ucuz olmadı, Karadeniz sahiline ithal kömür yakacak termik santrali yaparsanız, Boğazları geçmediğiniz için taşıma olarak belki avantajlı gelebilir ama uzun dönemde Rus kömür fiyatları hiçbir zaman ucuz değildir. Neden?

Çünkü Rusya artık eski "Sovyetler Birliği" değil. Ruslar artık çok iyi iş-insanı, işadamı, iş-kadını oldular. Sizin santral limanınızda teslim esası ile başkalarından alacağınız ithal kömürün size maliyetini hesaplıyorlar. Kendi ürettikleri kömür için, dünya piyasaları fiyatın biraz azına, çoğu zaman aynı rakama fiyat veriyorlar. Maliyet düşükmüş önemli değil.

Karadeniz kıyısında ithal kömür termik santraliniz varsa, Rus kömürüne mahkûm oluyorsunuz, çünkü Boğazlardan geçiş maliyeti ve bekleme zaman kaybı yok.



2-3 yıl önce dünya spot piyasalarında ithal kömür fiyatlarının ve ona bağlı yüzen gezen Rus kömür fiyatlarının MetrikTon başına 160+ US Dolar olduğunu da gözlemledik,

Yani ithal kömür kontrolsüz yükselebilir, elinizden bir şey gelmez, santralinizi kapatmak zorunda kalabilirsiniz. Yani bu bir kumar. Siz kumar oynamayın.

Siz yerli kömürden şaşmayın, biraz pahalıya çıkar ama yine de yerli kömür santralini kendiniz inşa edin, tasarımını kendiniz yapın.

Termik santralleri bugün eğer ufacık ülkeler bile yapabiliyorsa Türkler de yapar, yıllar boyu finansman yabancı diye yabancı tasarımlarına mahkûm olduk. Termik santral tasarımını gözünüzde büyütmeyin, bugün termik santral temel ve detay tasarımını yapacak Türk mühendislik şirketleri artık var.



Enerji bağımlılığını  azaltmak için makul oranda ithal kömür santrali de yapmalı. Ama bu miktar hiçbir zaman cari açığı artıracak seviyelere çıkmamalı. Yapılan/ inşa edilen ithal kömür santralleri orman, tarım, sit, turizm alanlarından uzakta olmalı.


Filtreler 7/ 24 ve 365 gün (bakım hariç) hep çalışmalı.
İthal kömür ucuz değildir, hiçbir zaman ucuz olmadı, bu bir kumardır, pahalı olabilir, MetrikTon başına fiyat 60 US Doların altına inerse ucuz olabilir. Bugün için ithal kömür yerli kömürden birim (MMBTU) olarak pahalıdır.

Medyada yazılanlara bakmayın, oturun hesabınızı kendiniz yapın, görün.



Not: Kasım ayında 26-27-29 günleri saat 20.00'de
İzmir Operasında
Vincenzo Bellini'nin "La Sonnambula (UyuyanKız)" operası var,
harika bir eser kaçırmayın. Biletler internette "www.dobgm.gov.tr".


En derin saygılarımla


HalukDireskeneli at gmail dot com

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.


2012-11-12