Sunday, February 08, 2026

Berlin 8-Şubat 2026

Günaydın, 8- Şubat 2026 Bugün Berlin’de üçüncü günümüz. İlk gün akşam Berlin’e AJet’in VF509 seferiyle ulaştık. Pasaport kuyruğu uzundu. Kadın polis neden geldiğimi, ne kadar kalacağımı, ne zaman döneceğimi ve dönüş biletimi sordu. Hepsini cevaplayınca pasaportumu damgaladı. Bavullarımız kabinde yanımızdaydı, dışarı çıktık. Mövenpick Café’de oturduk, çorba içtik. Mehmet geldi ve bizi aldı. Arabayla epey yol gittikten sonra Airbnb evimize vardık. E-posta ile gelen şifreyi kullanarak kapıyı açıp içeri girdik. Bir kat yukarı merdiven çıktık. Airbnb evi konforlu, temiz, rahat ve sıcak. Yatak odası, salon, mutfak ve banyo var. Ayrıca bizim kullanmadığımız bir çocuk odası daha bulunuyor. Tasarım siyah konseptte; duvarlar, çarşaflar, mobilyalar, masa, sandalyeler, havlular kısacası her şey siyah. Arkada bahçe, önde ara yol var. Her odada televizyon mevcut; toplam üç TV var. Netflix, YouTube ve haber kanalları izlenebiliyor. Evde pek çok şey otomatik ve elektronik. Işıklar gecikmeli yanıyor; mutfak ve banyoya girince kendiliğinden açılıyor. Banyoda küvet var. Salonda geniş L koltuk ve masa bulunuyor. Evde çamaşır makinesi hariç tüm beyaz eşyalar var: kahve makinesi, kettle, elektrikli ocak, fırın ve bulaşık makinesi. Tabaklar da siyah. Mutfak malzemesi oldukça fazla. Musluk suyu içilebiliyor ama biz yine de marketten şişe su aldık. En yakın market Rewe, yaklaşık 1,2 km uzaklıkta. İlk akşam ve dün Rewe’den alışveriş yaptık; ev yiyecekle doldu. Rewe temiz, ürünler taze ve düzenli. İlk akşam yakındaki bir Hint lokantasında yemek yedik. Mercimek, ıspanaklı patates ve tavuk haşlama ile pilav aldık. 40 € ödedik. Dün arabayla şehir merkezine gittik. Otopark bulmak ve park etmek zor. Daha çok kapalı otoparklı AVM’leri dolaştık. Bana bir kışlık On marka spor ayakkabı aldık. Akşamüstü Amrit isimli geniş, rahat ve konforlu bir Hint lokantasında çorba içtik, pilav ve çeşitli yemekler tattık. Orada da 42 € ödedik. Dönüşte yine Rewe’ye uğradık ve üç güzel kırmızı italyan şarap aldık. Bugün pazar, her yer kapalı. Mehmet bizde kaldı, salondaki kanepede uyudu. Dilek evin soğuk olduğundan şikâyet etti, sıcaklık ayarını yükselttik. Bu defa da Mehmet evin çok sıcak olduğundan şikâyet etti. Akşam saat 20.00’de Berlin Filarmoni’de Rundfunk-Sinfonieorchester Berlin (RSB) konseri var. Programda tek eser Anton Bruckner’in 8. Senfonisi; yaklaşık 1,5 saat sürecek ve ara yok. Eseri youtube üstünden evde dinledim. Nereye park edeceğimizi bilmiyorum. Filarmoni’nin kapalı otoparkında saat ücreti 5 €. En az 3–4 saat kalacağız. Durumlar böyle. Evler sıra nizam, yollarda son model SUV otomobiller dizili; çoğu elektrikli ve bahçelerde düzenli şarj direkleri var. Hava kapalı. Kar yağmış, yerler buz; arabaların üzeri karla kaplı. Yürümek zor. Geldiğimiz günden önce Berlin Brandenburg Havalimanı’nda “black ice” denilen buzlanmaya yol açan yağmur pistleri tehlikeye sokmuş. Havalimanı 24 saat kapanmış, uçuşlar iptal olmuş. Umarım dönüşte böyle bir durum yaşamayız. Çok selam. ⸻

No comments: