Wednesday, December 19, 2012

Sicilya Usulü Makarna Sosu


Değerli Okurlarım,

"GodFather-1" filminin benim için unutulmaz bir sahnesi vardır. Baba'nın adamları bir evde saklanırlar. Aralarından en sert ve en acımasız Ağır Abi Peter Clemenza ahçı önlüğünü takar,  makarna hazırlar. Yanına baba'nın küçük oğlu Michael'i çağırır. "Michael gel yanıma, birşeyler öğren" der. Sicilya usulü sos tarifini anlatır, o arada "Aşk" konusunda ders verir, onunla şakalaşır. Clemenza'nın tarifini burda verelim, belki bir yerde bir zamanda işinize yarar.

Derin tencereye zeytinyağı konur, üstüne ince kıyılmış sarımsak, taze domates rendesi, domates salçası, önceden pişirilmiş köfte, bir bardak koyu kırmızı şarap ve bir kaşık şeker. Hepsi tencerede önce kaynamaya çıkarılır sonra ocağın altı kısılır, 15-20 dakika tahta kaşık ile çevrilir. Ayrı tencerede 8-10 dakika kaynar suda pişirilip süzgeçte süzülen ince uzun şerit makarna ile karıştırılır. Dinlenmeye bırakılır sonra servis edilir. 

Makarna sosuna sarımsak koymak cesaret ister. Herkes uygun miktarda sarımsak koyamaz. Tadını tutturamaz, beğendiremez, satamaz.

Doğru yerde doğru teknolojiyle, doğru yatırımı yapabilmek yine cesaret ister. Kumarbaz cesareti değil, ciddi yatırımcı hesabı ve hesaplı cesaret ister. Bilgi ister, zaman ister, tecrübeli işbilir kadro ister. Enerji üretimi şarttır, elektrik üretimini artırmak zorunludur. Herkes elektrik kullanmak ister, daha çok ister, ancak kimse kendi arka bahçesinde termik santral/ enerji santrali/ hatta çok gürültü yapıyor diye rüzgar santrali bile istemez. Peki bu açmaz/ dilemma nasıl düzelecek?  

Yatırımcı düzgün yerde, çevre ile barışık, yerli insanla barışık santral yapacak, yeterli toz filtreleri yapılacak, filtreler 7/24 saat 365 gün çalışacak, curuf/kül derin deniz deşarjı yapılmayacak, kül barajına göderilecek, çevre ortamı hava- su- toprak- deniz kirlenmeyecek, tarım insanının toprağı elinden alınmayacak, çevre insanı aldatılmayacak, orman arazisi yok edilmeyecek, komşu tarım arazisinin değer kaybı ödenecek. Sit alanına/ Turizm bölgesine yapılmayacak.  

Biz yatırımların doğru yapmalarını, azami yerli mühendis gücü kullanmalarını,  azami yerli yakıt kullanmalarını, herkesin para kazanmasını isteriz. Yerli insan para kazanmazsa, yatırım yerli insana refah getirmezse, sistem sadece tek taraflı yatırımcıya çalışırsa bu ilelebet devam etmez, bir yerde mutluluk düzeni kopar. bu doğru olmaz. Sonunda kullanamadıkları atıl santraller ellerinde kalabilir.  Yerel Sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının düzenleyici, denetleyici ve yönlendirici olarak mutlaka devrede olmaları şarttır.  

Halkla ilişkiler halka daha çok bilgi vererek yapılır. 

Türk finans kurumlarının hepsi çevreci olduklarını söylüyorlar, hepsi yenilenebilir enerjiye destek veriyorlar, Çünkü halkın parasını tasarruflarını topluyorlar ve bu toplanan parayı halkın kabul edebileceği konulara yönlendiriyorlar. Aynı  politikayı yabancı finansman kuruluşları da yapıyor, KfW, EBRD, IFC, WB hepsi çevreci, hepsi doğru düzgün EIA (ÇED) istiyorlar


Finansman kuruluslarının, ciddi risk değerlendirmesi yapmaları gerekir. Önlerine gelen yatırım finansman taleplerini ciddi incelemeleri gerekir. Orman arazisine, tarım arazisine, sit alanına, turizm bölgesine, yatırım, termik santral kabul etmemeleri gerekir.   

Eğer bu yatırımcı bir Avrupa ülkesinden ise kendi yatırım finansman guruplarından  eleştiri alıyor, EIA (CED raporu) ciddi eleştiriliyor, yatırım ciddi elden geciriliyor.  ÇED onayı almadan, lisans almadan işe başlamak yok.   Yatırımcı, finansman kurumunca ciddi denetlenir. Yerli finansman kuruluslarının, teknik denetleme yapabilecek ciddi teknik kadrolara ihtiyacları vardır.  

Son söz. Makarna sosuna sarımsak koymak ve beğendirebilmek ciddi cesaret ister.

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO Enerji komisyonu üyesidir.



Wednesday, December 12, 2012

Termik Santrallerde Tarım

Değerli Okurlarım
Bugünlerde sadece KalecikKarası üzümlerinden yapılmış ve 2-3 yıllık kırmızı şaraplardan içiyorum. Günde bir yarım bardak, bazan tam bir bardak.  KalecikKarası üzümlerini başka yerlerde de yetiştiriyorlar. Kapadokya'da, Trakya Mürefte'de, Denizli'de, hatta Alaçatı'da. Ama olmuyor. KalecikKarası üzümü sadece Ankara Kalecik'te tam oluyor. Diğerleri bence benim damak tadıma uygun değil. Kalecik Karası büyük çekirdekli, yoğun bir kırmızı üzüm. Yokolmaya yakın tekrar bulundu, yetiştirildi, harika ürün vermeye başladı. 
AlaÇatı'da neden hep yabancı üzüm yetiştirilir? Varsa yoksa Cabarnet Savignion, Muscat, Shiraz, Chardoney.  Ege bölgesinin kendi üzümü yokmu? Çalkarası, Sultaniye? Ben yurtiçinde sadece yerli üzümden yapılmış şarap içerim. Boğazkere, Öküzgözü, KalecikKarası favori üzümlerim. Düzgün imalatçıdan kalite kontrol yapılmış ürünleri alırım. Soğutulma sıcaklığına dikkat ederim. Yurtdışında ise bulunduğum bölgenin şarabını tercih ederim.  
Size termik santrallerdeki tarım ürünlerinden, özellikle üzüm üretiminden bahsetmek istiyorum.  "Quelle alaka?" dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ancak o kadar alakasız değil. 
Termik santrallerde, bacagazındaki uçucu külleri (Fly-Ash) büyük "ElectroStatic Precipitator (ESP)" diye adlandırdığımız toz tutucu filtrelerle tutarız. FlueGas Desulphurization (FGD)- BacaGazı Kükürtsüzleştime tesisleri ile havaya kükürt kaçmasını engelleriz. BuharKazanı altından cüruf (Bottom Ash) toplarız. Sonra bütün bunları pompalanan suya karıştırır, Kül Barajına göndeririz.  
Kül barajı çoğunlukla yakınlarda kullanılmayan, tarım yapılmayan bir derin vadi olur. Burada vadi zeminini izole ederiz. Külde çok miktarda zehirli madde, radyoaktif atık vardır. Zemin izolesi çok ciddi bir iştir. Sonra içini su ile doldururuz, sonra buraya, kül ve curufu, su ile pompalarız. 
Bacadan toplanan zararsız nötr uçucu kül çok iyi bir çimento dolgu maddesidir, siloda toplanır, çimento fabrikalarına ton başına 18-20 US Dolar fiyatla satılır.
Kalan kül- cüruf- kükürt  kül barajında birikir, 15-20 yılda baraj dolar, üstüne 1-2 metre tarım toprağı örteriz. Sonra üstünde tarım yaparız. Bazı işletmeler sadece çam ağacı dikerler. Bazı işletmeler burda tarım yapmayı daha keyifli hale getirmek için yöresel bitkiler yetiştirir. 
İyi kalite şaraplık üzüm için bol güneş gören/ yamaç eğimli/ doğal volkanik kül alanları kullanılır.  Dolu kül barajı alanları üstünde iyi kalite üzüm yetiştirmek mümkündür. Aynı alanlar zeytin yetiştirmek için de idealdir.
Soma termik santrali eski kül barajı yerinde zeytin yetiştiriliyor. Harika sızma, rafine virgin zeytinyağı üretiyorlar. Kül içinde zehirli madde olasılığı varsa, oraya Çam ağacı dikiliyor. Elbistan'da çam ağaçları var. Orhaneli termik santralinde de çam var.  Adana bölgesinde bir ithal kömür santrali ise Cabarnet Savignion üzüm bağları yetiştirmiş. Daha başlangıç aşamasında. İlk ürünleri geçtiğimiz dönem tattık, potansiyel var, ilerde daha iyi olacak.
Kangal santrali dolu kül barajı üstünde Boğazkere, Elbistan- Tufanbeyli kül barajları üstünde Öküzgözü, Çayırhan'da KalecikKarası yetiştirilebilir. Çok da güzel olur.
Yatağan- Kemerköy- Yeniköy için zeytin ağacı dikmek lazım. Çan Çanakkale hatta Soma için Ege bölgesi üzümleri PapazKarası, KaraLahna, Çavuş, Kuntra, Çalkarası, Sultaniye düşünmek lazım
Termik santralleri öcü olarak görmeyin. Bugüne kadar doğru tasarım yapılmadı, doğru çalıştırılmadı, filtreler küçüktü, bacagazı kükürtsüzleştirme tesisleri yoktu, kül barajları yoktu. Bu işler yabancılara bırakılmaz, bu işler  özelleştirilmeli, ve kontrol altına girmeli. Kamu kendi işlettiği termik santralleri iyi kontrol edemiyor, çevre ekipmanları için gerekli rehab harcaması yapamıyor, çoğu yerde görmemezlikten gelebiliyor.
Termik santralleri kontrol etmek sadece kamu kuruluşlarının işi değildir. Tüm STK'lar görevlidir. Durumdan vazife çıkarmak zorundadırlar.  Gerektiği yerde seslerini yükseltmek, her türlü legal platformda konuyu kontrol etmek zorundadırlar. Sonunda kullanılan su, alınan nefes, hava, toprak, deniz hepimizin.
Termik santraller en iyi/ en kolay mevcut kömür yatakları yanına, mevcut termik santral yanına yapılır. Termik santralin mevcut tarım/ orman arazisine, Sit alanına, turizm bölgelerine yapılması doğru değildir.
Kül barajı dolar, üstüne asma fidanları dikilir, üzüm olur, bağ olur, şarap olur, zeytin dikilir, zeytinyağı olur. Soma termik santrali satılıyor, eski ancak tasarımı çok iyi bir santraldir, İzmir'li Manisa'lı Egeli olarak, kafa yoralım, biraraya gelelim, finansman bulalım, kendi bölgemizdeki  termik santrallerin işletme hakkını satın alalım, filtreleri büyütelim, kükürtsüzleştime tesisleri ekleyelim, enstrumantasyon ve kontrol cihazlarını yenileyelim, daha iyi çalıştıralım.
Aynı şekilde Çan Çanakkale, SeyitÖmer termik santralleri de özelleştirmede satılıyor. Bunlara da talip olalım, kafa yoralım, finansman bulalım. İşletme personeli zaten aynı personel. Kim alsa, mevcut personel ile santrali çalıştıracak. Mevcut kadro gereksiz büyümüş ise yeniden yapılanma tabiki yapılacak. Biz alalım biz çalıştıralım. 

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Sunday, December 09, 2012

Termik Santrallerde Yerel Mühendislik Temel Mühendislik


Değerli Okurlarım,

Bulgur pilavı yapmasını bilirmisiniz? Ben bilirim. Geniş bir tencereye, az zeytinyağı, üstüne ince kıyılmış bir diş sarımsak, az nane- kekik, bir baş soğan, 3-4 adet taze köy biberi, bir çorba kaşığı izot kırmızı biber, buzluktan 1-2 domates koyun, sonra hepsi esmerleşene kadar beraber pişirin, suda bekletilmiş- süzülmüş bir bardak kalın bulgur ekleyin, tahta kaşıkla çevrin, bulgur miktarının  1.5 kat oranında eşdeğer bardak iyi su koyun. Kaynamaya çıkınca tencerenin altı kısın, kısık ateşte 15-20 dakika daha suyunun çekmesi bekleyin, üstüne kıyılmış taze maydanoz serpin, sonra ocağın altı kapatılır demlenmeye bırakın. 
Evin beyi, evde bazı işleri evin hanımına bırakmaz. Karpuz kesmek, salata yapmak, ekmek doğramak, bulgur pilavı yapmak, makarna yapmak, hamsi ayıklamak, bütün bunlar erkeğin görevidir. Çocuklar "babamın makarnası, babamın bulgur pilavı bir başka " desinler. 
Evde herkesin  görevi var. Evin hanımı istediği görevleri üstlensin, kalanı sizin göreviniz. Kendi gömleğinizi kendiniz ütüleyin. Çöpü dışarı çıkarmak sizin göreviniz. Arabanın periyodik bakımı, yaz- kış tekerlek değişimi, rod- balans, benzin almak yine sizin göreviniz.

***
Termik santrallerde kendi tasarımınızı kendiniz yapın. Temel tasarımı sakın yabancılara bırakmayın. Temel tasarım artık günümüzde basit bir yazılım meselesidir. Bilgisayar kullanabilen her mühendis yapabilir. 

Türkiye’de yerel mühendislik kapasitesiyle çok şeyler yapılabilir.  Çünkü dünyada  herkes, her mühendislik fakültesi/ her Termodinamik dersi öğrencisi, aynı Termodinamik/ Isı transferi  derslerini alıyor, aynı yazılım/ donanımları kullanıyor, enthalpi, entropi, ekserji kavramları her yerde  aynıdır.  

Yerel mühendislik ile temel mühendislik yapılması şarttır. Genç mühendislerin hepsi, tecrübeli mühendislerin yardımıyla/ gözetiminde/ desteği ile temel tasarımı yapabilir. 

Genç mühendislerimize daha çok destek vermek gerektiğine inanıyoruz. Onlara daha çok fon/ daha çok yazılım/ donanım/ araştırma desteği, Master/ Doktora/ Doktora Sonrası araştırmalarına daha  çok para ayırmak ve bunu bir uzun soluklu ulusal politika olarak görmenin gereğine inanıyoruz.  

Bu şekilde Türkiye yıllardır işlettiği, ama hala kendi tasarımını/ teknolojisini geliştiremediği termik  santral teknolojisine sahip olabilir. Aynı şekilde rüzgar türbünlerini, hidrolik türbünleri, azami yerli  kapsamda kendimiz üretebilmeliyiz.

Bu termik santral temel tasarımları artık bir yazılım meselesi. Piyasada çok sayıda var. Eğer bir mühendis, yazılımı bilgisayarına yükleyebiliyorsa (upload) o yazılımı rahatlıkla kullanabilir. Eğer Termodinamik dersi almış ise, bir termik santralin temel tasarımını çok seçenekli oluşturabilir,  piyasa araştırması için gerekli ön bilgileri hesaplayabilir. 

Daha sonra uluslararası piyasaya çıkarsınız, istediğiniz imalatçıdan Gaz Türbini, Buhar Türbini, buhar kazanı, pompa, soğutma sistemi, fan, toz filtresi, bacagazı kükürtsüzleştirme sistemleri, enstrümantasyon ve kontrol sistemleri satın alırsınız. İşbilir  tecrübeli bir proje yöneticisi ve bir saha mühendisi gözetiminde bir araya getirsiniz. Herkes böyle yapıyor, sonra anahtar teslimi olarak maliyetin 3-4 katına satıyor.

Kamu sektörü geçmişte finansman ihtiyacı nedeniyle yabancı  yatırımcıya öncelik vermiş, “En ucuz”, “Finansmanı var” diye, Doğu Avrupa, UzakDoğu tasarımı/ üretimi, verimsiz ve kalitesiz  termik santraller  almıştır.  Bunlara artık gerek yok. 


Eski santraller yerli yakıta ve çevre şartlarına uyum gösteremediler, çabuk yaşlandılar. O santralleri  imal eden yabancı firmalar artık yok, ya iflas etti, ya başkaları tarafından satın alındı. Batı Avrupa, Kuzey Amerika firmaları artık çok pahalı ekipman satar/ bir anlamda artık satamaz hale geldiler. Yabancı malı çevre ekipmanları pahalı maliyet oluşturdu. Toz tutucu ElektroStatik Filtreler büyüdü, BacaGazı Kükürtsüzleştirme ekipmanları şart oldu. Büyük Kül barajları proje kapsamına eklendi.   

Bazı termik santrallerde kül barajı hala yoktur, kül tutulmakta/ madende stoklanmaktadır, rüzgar  esince ortalık kül içinde kalmaktadır. Yeni uygulama çıkan külü kömür madeni içine gömmek  şeklindedir. Bu yatırımların  bitirilememesi anlamanın ötesinde bir büyük hatadır.   

Aynı şekilde bazı termik santrallerde bacagazı toz tutma filtreleri küçüktür, mevcut küçük filtreler yeterli miktarda toz tutamazlar. Avrupa Normlarına uyumlu yeterli baca gazı emisyon değerlerine ulaşamamaktadırlar. BacaGazı kükürtsüzleştirme tesisleri olmayan termik santralleri çalıştırmamak gerekir.

Çevre normlarının sert uygulanması biz mühendisler için her zaman daha iyidir. Daha büyük toz filtresi tasarımı yaparız. Daha iyi BacaGazı Kükürtsüzleştirme tesisleri yaparız. Daha iyi curuf-atma sistemleri, daha büyük kül barajları yaparız. Daha çok tasarım, daha iyi tasarım, daha çok imalat, daha çok yerinde saha montajı yaparız, biz ve bizimle çalışanlar için daha çok iş istihdam imkanı üretiriz, daha çok para kazanır, daha iyi hayat şartları sağlarız. 

Yerel Sivil toplum örgütlerinin, düzenleyici, denetleyici ve yönlendirici olarak mutlaka devrede olmaları şarttır.  Daha çok elektrik üretimi maddi gelişmişlik için şart, bunlara  kafa yormak sadece biz mühendislerin işi değildir, ayrıca toplum için sosyal, zihinsel, entellektüel,  kültürel gelişmişlik lazım ve bunlar zaten herkesin işidir. 

Bir yatırım eğer yerli istihdam yaratmıyorsa hiç bir önemi yoktur, "Almanya'da böyle Amerika'da şöyle, Uganda'da bile böyle", diye örnek göstermeyin, onların  şartları ile bizimkiler elma armut gibi farklı.  


Yenilenebilir enerji kaynaklarının, enerji açığını hemen kapatması mümkün değildir, ancak gecikmeli olarak sektöre katkı verebilecektir. Baz santral olamazlar. Güneş santralleri geceleri çalışmaz. Güneş santralleri için çok geniş boş alanlar gerekir. Rüzgar santralleri rüzgar esmezse durur. Enerji vermedikleri süre sonrasında talep halinde ani olarak devreye girecek, sıcak bekletilen termik santrallere her zaman ihtiyaç vardır. 

Sadece Rüzgar ve Güneş ile enerji ihtiyacınızı çözemezsiniz. Hızlı/ çabuk/ kolaycı çözümler göründüğü kadar kolay değildir. Uzun süreli politikalar gereklidir ve bu politikalar içinde yerli teknoloji mutlaka yerini almalıdır. 

Büyük ölçekte enerji depolama masraflıdır. Depolanan enerjinin nerdeyse yarısı kayıp olur. Henüz büyük ölçekte pompalamalı hidroelektrik enerji depolama sistemleri yurdumuzda yok. 

Yerli yakıtın/ kömürün ancak yerli mühendislik tasarımları ile en iyi kullanılabileceği gerçeği bizde yıllardır gözardı ediliyor. Yabancı firmalar santrali kurar, deneme çalışmasını tamamladıktan sonra işini tamamlar, kesin kabulünü yapar ve gider. İşletmeci, çoğu yerli termik santrallerde olduğu gibi santralin sorunları ile başbaşa kalır. 

Eğer bu santralı yerli firma kurmuş olursa, yatırımcıyı her zaman, her bakımda, her arızada memnun etmek, düzgün/ etkili/ programlı bakım onarım yapmak, yurtiçinde başarılı olmak zorundadır. Bırakıp gidemez. Başarısız bir yerli firma hiçbir yerden iş alamaz. Bu nedenle yerli kömür için “yerli teknoloji, yerli tasarım ve yerli firma” olmazsa olmazdır. 

***

Son zamanlarda bir büyük küresel iktisadi kriz etkisi altındayız. Global kapasite kullanımı düşüyor. Global işsizlik artıyor. Bütün bunlar belirli bir süreyi kapsayacak ve sonunda geçecek, bitecek. Türkiye’nin enerji ihtiyacı hiç bitmeyecek. Bu büyük yurtiçi talep karşısında mevcut arz yetmiyor/ uzun süre yetmeyecek.

Bizim işimiz "Risk assesment/ belirleme". Biz “risk belirleriz”, yatırımcıya ve hatta daha önemlisi yatırımcıya proje kredisi veren finansman kuruluşuna yol gösteriririz. Güzel yanlış haberleri herkes verir, önemli olan zor güç problemli kötü haberleri, risk analizini, zor çözümleri verebilmek, daha da önemlisi bunları erken verebilmektir.

Termik santral Tarım/ Orman/ Sit/ Turizm bölgelerine yapılmaz/ yapılmamalı/ teşvik verilmemeli, CED/ Lisans verilmemeli. Yerel insan, tarım insanı mağdur edilmemeli. 

Bir termik santral azami yerli imalatla yapılmış olmalı, teşvikler eğer verilecekse yerli kömür santralleri için verilmeli, aslında normal enerji yatırımları için geçerli standart genel vergi indirimleri dışında hiçbir teşvik verilmemeli. Gereksiz Hazine yükü alınmamalı. 
"Her türlü iyi niyet ve teşvik, itina ile istismar edilir", bütün dünyada bu böyle.

***

Bulgur pilavını pişirdikten sonra mutfağı yangın yeri gibi bırakmayın. Bulaşıkları akıtın, kirli tabakları tencereleri mutfak gereçlerini bulaşık makinasına atın. Makinayı çalıştırın. 
Öğle yemeğini haftada en az 1-2 kez KemerAltı'nda iyi bir esnaf lokantasında yiyeceksin. Önce çorba, sonra az porsiyon / yarım tabak iki kab sebze yemeği ısmarlayacaksın, yanında salata ve yoğurt. İzmir Metrosu ile artık heryer çok yakın. 


Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Kazakhstan hikayesi.


Değerli Okurlarım,

Bugün "termikçi olarak" damardan bir termik giriş yapalım. Bechtel firmasından 1998 yılında  bir sipariş aldık. Kazakhstan Tengiz TCO rafinerisine 4 adet büyük paket buhar kazanı teslim edeceğiz. Londra Bechtel merkezinde bir hafta kontrat müzakeresi yaptık. Önümüze konan taslak kontrat bizdeki uygulamalar gibi 3-5 sayfa değil, birkaç yüz sayfa.

Kontratımızda detaylı yeni bir madde var. Bechtel'in bir tecrübeli mühendisi bizim ofiste full-time bulunacak ve tüm hesapları, tasarımları, imalatı ve kalite kontrolü  denetleyecek.  Günü birlik faks ile merkeze rapor verecek.  Biz "olmayacak/ uygulanamaz bir istek" demiştik. Oldu. İngiliz vatandaşı tecrübeli bir makina mühendisi 1-yıl bizim ofiste kaldı, tüm hesapları kontrol etti.  İmalatı gözlemledi, fabrika içi testlerde bizzat bulundu kayıt tuttu. Milyar dolar değil 10 milyon USDolar’lık bir siparişten bahsediyoruz. 

Kazakhstan siparisi FOB esaslı idi. Biz fabrikada teslim ettik. Taşımacı firma aldı götürdü, yerinde montaj için orda önceden mobilize olmuş başka firmalar devreye girdi. Biz sadece montaj için süpervizör gönderdik. Kazanlar yerine kondu, çalıştı. 

Yurtdışında basit el işçiliği/ bir anlamda amelelik yaparak en basit insangücünü pazarlamak yetmez. Mühendislik yapmak gerekir. İmalat yapmak gerekir. Yerinde montaj yapmak gerekir. Yatırımın ana müteahhitliğini yapan iyi para kazanır. 

İç piyasada, yerli imalat teşviği yeterli değil, yenilenebilir enerji kanunun yerli üretimi teşvik maddelerinin iyi incelenmesi, daha uygulanabilir hale getirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. 


Bizim firmalarımız doğalgaz yakan dolayısıyla kömüre göre çevreyi daha az kirleten kombine çevrim  santral tasarımını, ekipman satınalmasını, inşaasını, saha montajını, işletmesini bilirler, tasarımını ve inşaasını yaparlar, yapabilirler.  


Son yıllarda UzakDoğu’lu (Hint, Çin, Kore) firmalar termik santral inşaat piyasasına daha uygun fiyatlarla girmeye başladılar. Bu firmaların vereceği fiyatlarla rekabet edemeyecek, ancak yüksek  verim ve kaliteye sahip teknolojiyi getirecek olan batılı firmalardan -eğer bir Çinli/ Hintli firmaya ön  yeterlik verilmiş ise- teklif almak zorlaşıyor. 

Çünkü “Doğulu” firmaların maliyetleri çok daha düşük tutma ve piyasaya hakim olma konusunda ciddi hedefleri var. Böyle durumlarda “Batılı” firma teklif vermekten  kaçınıyor, Türkiye piyasasında  UzakDoğu’lu- firmalar egemen olmaya başlıyor. Yabancı firmaların yurtiçi santral yapımına kanuni olarak her platformda karşı  çıkmak en doğal hakkımızdır- Kendi yerli mühendislik istihdam hakkımızı sonuna kadar savunmak şarttır. 

Bir termik santral veya buhar kazanı, yatırımı yapıyorsanız, işin başından sonuna kadar kendi elemanlarınızla kontrol edeceksiniz. Tasarımcıyı, tedarikçiyi, kullanılan malzemeyi, imalatçıyı başıboş bırakmayacaksınız. Özellikle UzakDoğulu firmaların verdiği garantilere güvenmeyeceksiniz. Kendi elemanlarınızla tasarımları siz de yapacaksınız. Testleri kendi personeliniz gözetiminde bağımsız kuruluşlara onaylatacaksınız.  

Temel tasarımlar/ fizibilite/ teklif hesapları, piyasada mevcut yazılımlarla artık eğitimli herkes tarafından yapılabilir oldu. Hesabınızı kendiniz yapın, tasarım parametrelerini, imalatı, testleri, herşeyi kontrol edin. Baştan böyle olacağı konusunda tedarikçi ile anlaşmaya varın. Parası masrafı neyse verin, ödeyin. 


Kazakhstan hikayesi bitmedi. Biz işi teslim ettik, geçici ve kesin kabulleri yaptık. Döndük. Bizden sonra Expatriate ABD- Ingiliz- Türk mühendisler, aynı işyerinde çalışan Rus ve Kazakh kızlarla evlenmişler. Kızlar yabancı ülkelere gelin gitmiş. Bunlar güzel haberler.

Ancak daha sonra sahada olaylar olmuş, Kazak işçiler, "Yabancı işçiler aynı iş için bizden daha çok para alıyorlar, bu böyle olmaz" demişler, olay hukuki boyutları aşmış, ardebe olmuş, yabancı işçiler hırpalanmış, can güvenlikleri tehlikeye girmiş, ülkeyi terk etmişler. 

Böyle tatsız durumlar her yerde olabilir, basit işçiliği yerel insanlara bırakmakta, işin temel ve detay mühendisliğini/ tasarımını almakta her zaman fayda var.  Bütün bunlar için baştan önlem almak lazım.

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

LaTraviata Napoli San Carlo Operasında


Değerli Okurlarım,


Rivayet muhtelif, belki tenor Enrico Caruso üstüne de olabilir. Meşhur İtalyan Tenor Lucciano Pavarotti, vergi beyannamesi dolduruyormuş. "Bakmakla mükellef olduğu kişiler"- sorusu gelmiş, "La Scala Operası" yazmış.


Bir keresinde İngiltere vizesi için Büyükelçilik vize bölümüne başvuru yapacağım. Başvuru föyünde - cevabı benzer bir soru var. "İngiltere'ye gidiş sebebiniz?" Cevap olarak "Royal Opera House'ta Donizetti'nin L'Alisir D'Amore Operasını seyretmek." yazsam çok mu gayri ciddi olurdu- diye düşünmeden edemedim.  Dönüşte bileti göstermem gerekir miydi acaba?? 

İtalya'nın Napoli kenti San Carlo Operasında Ferzan Özpetek tarafından sahneye konup yönetilen Guiseppe Verdi'nin "La Traviata" operası başladı. Aralık ayında 5-15 tarihleri arasında hemen her gece sahnelenecek. Sonra yok, bitiyor. 

Geçtiğimiz hafta gazetelerde Napoli San Carlo sahlemesi konusunda çok sayıda yazı çıktı. YouTube içinde arama yapınca kısa tanıtım videoları çıkıyor. Nasıl yapmalı? Direk bir uçuş varmıdır? Yoksa Roma'ya uçup Hızlı Trenle Napoli'ye gitmek ve o akşam Operayı seyretmek, ertesi gün aynı yoldan geri dönmek nasıl olur? Acaba Ferzan Özpetek aynı sahnelemeyi Istanbul Süreyya Operasında yapamazmı? 

Munich Bayerische StaatsOper, Ocak 2013 içinde çok sayıda opera sahnelemeye başlıyor. Bakarsınız en üst 6. balkondan seyrediyor oluruz. Şu anda parter internet biletleri bitmiş. Gişeden balkon biletleri var. Bazı eserleri high-density HD kalitesinde internet üstünden online parasız verecek.  

Paris Bastille ve Garnier Operalarını yakın takip etmekte fayda var. Paris operalarına yakın, makul fiyatlı bir kalacak yer bulmalı. Üst üste iki gece. Para dediğin keyfince harcamak içindir. Yediğimiz sebze yemeği belli, içtiğimiz bir bardak su, yarım bardak kırmızı şarap.

Aslında programa göre Yekta Kara'nın yönettiği yine modern bir sahneleme ile 23-24-25-26 Ocak 2013 günleri "LaTraviata" Istanbul Süreyya Operasında var. Üst üste dört gün, en azından iki kez arka arkaya gitmek harika olur.

İzmir'in kıymetini bilelim. İstanbul'da sadece Kadıköy Süreyya sahnesi var. Fulya sahnesi sadece konser için kullanılıyor. Taksim AKM ne durumda belli değil. 

Ankara Devlet Opera Sahnesi yenilendi ancak 800 seyirci kapasiteli, yer bulmak zor. Operet sahnesi trafik karmaşası içinde. Ostim Leyla Gencer sahnesinin yerini kaç kişi biliyor? CSO yeni konser salonu inşaa halinde. Eski bina inşaat makinalarının otoparkı oldu, girmek çıkmak çok zor. TOBB Söğütözü 3500 seyirci kapasiteli salon nadiren konserler için açık. ODTÜ KKM öncelikle konferans ve öğrenci konserleri için kullanılıyor. Bilkent Senfoni   konser sayısını azalttı ve sadece Basso konserleri için ayrılmış. MEB Şura salonu, Gazi Konser salonu küçük ve konser amaçlı. Opera için yer yok

İzmir öylemi. İzmir'de Opera için tarihi Elhamra sahnemiz var. DokuzEylül Üniversitesi Sabancı Salonu var. AKM-ASO Salonu var. GüzelYalı Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezinde üç ayrı salon var. Ayrıca Karşıyaka Opera Tiyatro Sahnesi var. İzmir farklı. İzmir harika. İzmir Kültür kenti. Burda isteyen nerdeyse her gün bir sanat olayına katılabilir.  

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Wednesday, December 05, 2012

Termik Santral Gerçekleri


Değerli Okurlarım,

Termikçi olarak bugün biraz Doğal Gaz, Kömür ve Termik Santraller konusunda akıl yürütelim- diyorum.  "Doğalgazın alış fiyatı kaç para?"- diye sorarsanız, yurtiçi doğalgaz iletim kuruluşundan, "Söyleyemeyiz gizlidir" yanıtı gelir. Biz de artık sormuyoruz. Çünkü internet sayfalarında cevabı var. Google veya Yandex ile arama yapıyoruz, 
"Avrupa doğal gaz fiyatini" soruyoruz, cevap geliyor - Rus doğalgazının Kasım 2012 tarihi itibari ile Almanya sınırında teslim birim fiyatı 1000 standart metre küp (Sm3) icin 419 ABD Dolar veya  10.55 US Dolar / MMBTU. 
Avrupa'ya sattıkları fiyatın altında bize satmadıklarına göre bizim için de şu andaki geçerli fiyat bu. Doğalgaza ihtiyaç duyduğumuz sürece doğal gaz fiyatlarının artması kesin. Hala doğal gaz fiyatı kaça?- diye soruyormusunuz? Öyleyse aramayı bir de siz yapın.
Aynı Rus gazının Kasım 2008 Almanya sınırında teslim fiyatı 1000SM3 için 576 US Dolar idi.
Doğal Gaz ABD Herry Hub fiyatını da söyleyeyim. Kasım sonu itibariyle 1000 Sm3 için fiyat 135 ABD Dolar - veya 3.50 US Dolar/ MMBTU.  Yatırımcılar kombine cevrim santral kurmak için lisans peşinde ama acaba bizde yeterli gaz varmı? Olan gaz kaç para? Elektrik birim kw-saat kaç paraya üretilecek?? ve Kaç paraya piyasaya satılacak??
İthal kömür spot fiyatlarını da söyleyelim. Kasım 2012 sonu itibari ile fiyasa fiyat metrik ton için Kolombia PortAventura FOB 78 ABD Dolar, Güney Afrika Richards Bay FOB 86 US Dolar, Avustralya New Castle FOB 89 US Dollar. Üstüne FOB/ CIF taşıma için %8-9 ekleyin. Boğazları geçmek zorunda iseniz ek maliyet ekleyin.  Bize maliyeti yaklaşık 3.00- 3.40 US Dolar/ MMBTU.  Bu fiyat spot piyasada dalgalanmaya kalmış,  artabilir veya azalabilir. 
Avustralya'da çok yağmur yağar, seller olur, kömür madenlerini sular basar, kömür çıkarmak imkanı olmaz, piyasada kömür azalır, fiyat metrik ton için 168 ABD Doları bulur (2008).  Güney Afrika'da vagonlar raydan çıkar, demiryolları bozulur, onarım zaman alır, sonuçta kömür piyasada azalır, spot piyasada fiyat artar. Endonezya'da kömür madenlerinde dikkatsizlikten yangın çıkar, fiyat tekrar artar. Kolombia fazla kömür çıkarır, spot piyasada kömür bollaşır fiyat 60 ABD Doları seviyesine iner.  Siz yatırım yaparken Risk almayın.
Yerli kömürde  ise bugün Elbistan'da 1.70-1.80 USD/ MMBTU termik santral giriş fiyatıdır.  Soma, Yatağan, Tunçbilek, Kangal, SeyitÖmer santral teslim fiyatları ise 2.00-2.50 USD/ MMBTU.  Yerli kömür fiyatları daha az dalgalanır. Taşıma masrafları en aza iner. Özelleştirme sonrası  rehabilitasyon/ yenileme ile fiyatlar daha da azalacak beklentisi var. 
Termik santral buhar kazanı yapımında öncelik yerli mühendislik, yerli müteahhitlik, yerli tasarım, yerli işçilik, yerli yakıt kullanımında olmalıdır.  Bir yeni yatırım en kolay eski bir termik santralin yanına yapılır. Çünkü eski santral çevresindeki yöre halkı termik santrallerin istihdam değerini bilir, varlığını daha kolay kabul eder. 
Kömürün enerji sektöründe "Temiz Kömür Teknolojileri/ CFB/ IGCC/ Oxy-firing / Yeraltı Gazlaştırma" ile kullanımı, her dönemde dünya genelinde  önemli bir paya sahip olacaktır. Kömür en önemli yerli-fosil enerji kaynağımızdır. Bu nedenle de yerli kömürlerimizin ileri-temiz teknolojilerle elektrik üretiminde kullanılması gereklidir. Buna BiyoKütle  ile yerel linyit ortak yakma da dahildir.  
Son on yılda dünya  enerji sektörü zor bir süreç yaşıyor. Bu  süreçte, bir yanda küresel güçlerin enerji arz kaynaklarını denetim altında tutmak için siyasi  uygulamaları, öte yanda eşit dağılmamış olan dünya fosil yakıt  rezervlerinin ağırlıklı bölümüne sahip ülke yönetimlerinin ve Hedge fonlarının enerji fiyatları üzerindeki spekülatif oyunları sorunu daha da  karmaşıklaştırıyor.  
Hemen her çeşit enerji kaynağına sahip ülkemizde enerji talebinin çoğunluğu, ne yazık ki, ithal enerji  kaynaklarıyla karşılanmaktadır. Enerjide dışa bağımlılığın diğer bir sonucu da, artan enerji fiyatları ve  her yıl artan ithalat faturalarının ekonomik baskısıdır.  
Oysa ülkemizin çok hızlı bir  şekilde  değerlendirilebilecek nitelikte, yaygın ve yeterli miktar da "Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları"  mevcuttur. Bu konudaki yasal düzenlemeler ve ikincil mevzuat ise yenilenebilir enerjiyi desteklemekte  yetersiz  kalmaktadır. Teknolojik bağımlılık ise, önümüzdeki kısa dönemde Türk mühendis ve  yatırımcısının önündeki hızla çözüm üretmesi gereken sorunlardan  birisidir.
Küresel pazarlarda arz güvenliğini sağlayacak yatırımların yeterince yapılmaması ve/veya göreceli  olarak kolay ve hızlı bir şekilde tamamlanabilen Doğalgaz santrallarine öncelik verilmesi, Türkiye gibi  doğal gaz ithalatçısı ülkelerde enerji sektörünün dışa bağımlılığını hızla artırdı.   
Dünyada hızla artan doğalgaz talebinin mevcut arz kaynakları ile karşılanamaması ise, doğalgaz arz pazarında daralmaya  ve tekrar kömüre dönüş sürecini tetikledi. Bu yeni dönüşüm sürecine bağlı olarak kömür yakma  teknolojilerinde de bir evrimleşme gerçekleşmektedir. Teknoloji ve piyasa açısından bakıldığında,  enerji sektörü son yıllarda teknolojik gelişmelere kucak açan en önemli sektördür.  
Türkiye’nin kendi iç piyasasını bu yeni anlayışa göre yönlendirmesi lazımdır.  Ülkemizde mühendislik  açısından, imalat sanayii açısından çok büyük potansiyel ve imkanlar vardır. Kendi termik  santrallerimizi, kendi kömürümüze uygun olarak kendimiz tasarlamalı, imal etmeli, yerinde monte  etmeli, çalıştırmalı ve işletmeliyiz.  
Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.